20 maddelik deklarasyon


KNK kongresinde kabul edilen deklarasyonun maddeleri şöyle:
* Dünyada statükocu güçler ile demokratik güçler arasında çok güçlü bir rekabet yaşanıyor. Demokratik ve Kürdistani cephede yer alan bütün hareketler değişimde önemli rol sahibi olmalı. Onun için de Kürt ve Kürdistanlılar bu stratejik pozisyonlarını korumalıdırlar.
* Kürdistani güçler, Şam, Bağdat, Tahran ve Ankara karşısındaki duruş ve pozisyonlarını netleştirmeli. Özellikle de Türkiye ve İran’ın sömürgeci politikalarına karşı kendi içlerinde koordineli ve ortak hareket etmeyi esas almalı.
* Doğal ulusal haklar çerçevesinde Kürt ve Kürdistanlılar kaderini tayin etme hakkına sahiptir.
* Kürtler ve Kürdistanlılar statü sahibi oldukları alanlarda en yüksek derecede kendi içlerinde bir çaba ve mücadele içinde olmalı. 
* Türk devleti bugün 20’inci yüzyılda yürütüğü anti Kürt ve anti Kürdistan politikasını yürütmektedir. 'Şark Islahat Planı' tarzında tutuklama, öldürme, zulmetme ve zoru dayatma şeklinde yürütmektedir. Onu için de bütün Kürt ve Kürdistani güçler de her yerde bu yapılan zulme sesini yükseltmelidir.
* İran da Kürtleri haklarından mahrum bırakan politikasını sürdürmektedi. İdam ve tutuklamaları pervasızca sürdürüyor. Rojhilat’ta yaşayan halkımız için Kürt ve Kürdistani bütün güçler daha fazla duyarlı olmayı esas almalıdırlar.
* Ortadoğu büyük bir hengamenin içinde. Kürt birliğinin gelişmesi için büyük ve somut adımların atılması, bu beklentinin en kısa zamanda hayat bulması önem arz ediyor.
* Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu projesi ile birlikte bütün farklılıkları içine alan ve birlikte yaşamalarını sağlayabilen bir amaç ile yeni demokratik Suriye için bir örnek teşkil etmektedir. Böylelikle DAİŞ güçsüz düşürülmekte ve DAİŞ’in elinde olan şehirler bir bir kurtarılmaktadır. Rojava daha fazla desteklenmelidir.
* Türk devletinin Suriye’yi işgal etmesi ve Kürtlerin yerlerine saldırmasını hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Türk devleti en kısa sürede güçlerini geri çekmeli ve Suriye halkı içinde de Türk devlet güçlerinin çekilmesi için büyük bir çalışma ve duyarlılık yaratılmalıdır.
* KNK her yıl Kürdistan’ın sorunlarını çözebilmek ve cevap olabilmek için 'Ulusal Toplantı' adı altında toplanmaktadır. Bu yıl da Kerkük'te Ulusal Toplantı yapılmıştır. Bizden beklenen talepleri destekliyoruz.
* Kürdistan’ı sömüren devletlerin elinde  çok sayıda politik Kürt tutuklu bulunmakta; çok yönlü ve güçlü bir şekilde çalışmalar yürütülüp bu tutukluların serbest bırakılması sağlanmalıdır.
*  Êzîdî Kürtler daha güçlü bir şekilde desteklenmeli.
* Aynı şekilde ulusal kimlik ve inançlarından dolayı zulme ve asimilasyona maruz kalmış olan Feyli Kürtler de desteklenmeli.
Feyli Kürtler için de güçlü bir destek ortaya konulmalı ve Kürt medyasında bu kültür ve şivenin yaşatılması için imkanlar tanınmalıdır.
* Kürdistan’daki bütün ulus, inanç ve kültürler kendi özgünlüklerinde kendilerini örgütleyebilmeli ve yönetebilmelidir. Asuri, Süryani-Keldani toplumları bu çerçevede hak sahibiler ve bu noktalarda gereken destek verilmelidir.
* Türk ve İran devletleri Kürdistan basınını kendilerine hedef olarak belirleyip, Kürdistan medyasının hareket etmesini engellemektedirler. Bütün Kürdistani güçler Türk devletinin saldırganlığına karşı durup, Kürt basınıyla güçlü bir dayanışma içinde olmalı.

Birlikte diplomasi
* Kuzey’deki Kürt ve Kürdistan demokratik çözümünün yolunun açılması, Ortadoğu’da barış zemininin yakalanması ve iç ulusal ittifakın güçlü ve kalıcı bir biçimde gerçekleşmesi için Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü istenmeli ve güçlü bir çalışma organize edilmelidir.
* Uluslararası arenada Kürdistan politik akımları öncülüğünde, ortak bir biçimde, koordineli olarak ortak Kürdistan diplomasi hamlesi başlatılıp ve Kürt ve Kürdistan dostları cephesi genişletilmelidir.
* Kürt ve Kürdistan politik dünyası, Kürdistan halkını her tür politik gelişme, ilerlemeden geniş bir biçimde haberdar etmeli.
* Kürt ve Kürdistanlıların işgalci devlet ve tüm dünya devletlerine açık mesajı şudur: Kürtler ve Kürdistanlılar meşru istem ve arzularına ulaşmadığı sürece, kendi toprakları üzerinde statü sahibi olmadıkları sürece, ne işgalci devletlerde, ne Ortadoğu’da ne de dünyada huzur gerçekleşmeyecek.

* Dünyadaki demokratik kurum ve kuruluşlar ve uluslararası insan hakları savunucuları, Kürt ve Kürdistan için dayanışmalarını büyütüp güçlendirmeli.

ANF/BRÜKSEL