
Önceki gün geldi haber, ABD koalisyon ülkelerinin dışişleri bakanlarını toplantıya çağırdı, ilk önce tarih belli değildi, sanırım onlar da aceleci, daha haberi yazarken tarih de geldi, 6 Şubat toplantı tarihi. IŞİD karşıtı koalisyon ülkeleri 79 ülke ama sanırım aktif rol alanlar çağrılıyor. En başta İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya katılacak gibi gözüküyor. Sanırım bu yazıyı okumaya başladığınız sırada katılacak ülkeler belli olmuş olur.
Önce koalisyon ülkelerinin en büyük özelliğini anlamak gerekiyor, koalisyon ülkeleri NATO ülkeleri olmak zorunda, bir de İsveç ve İsviçre gibi beyaz bayraklı ülkeler var, NATO üyesi değil ama müttefik. Türkiye’nin sorunu da burada başlıyor, NATO üyesi olmasına karşın koalisyon içinde yer almaması hem çeşitli söylentilere yol açıyor hem de diplomasiyi zor durumda bırakıyor.
Suriye’de IŞİD’e karşı koalisyon ülkelerinin toplantı yapması sadece IŞİD’i içermeyecek büyük bir olasılıkla, Suriye’nin geleceği de tartışılacaktır. Ve bu en çok Recep Tamam Erdoğan’ı, yani Türkiye’yi ilgilendirir. Çünkü aynı zamanda Kürtler de hem ABD Pentagon ile ve Esad’la çok ciddi görüşmeler yapıyor. Türkiye Kürtlerin Esad’la görüşmesinden rahatsız mı derseniz bu görüşmelerin nasıl bağlanacağına bağlı gibi. Her şey hem çok karışık hem de bir anlamda çözüme yakın gibi.
Bu toplantıda 2 önemli konu var, Suriye’de güçlenen İranlıların gücünün yeteri kadar azaltılması ve Rojava’nın geleceği. ABD bilhassa 2 konuda da çok kararlı ve önünde sonunda Rojava sorununun çözümünü istiyor. Türkiye’nin istediği şu, Kürtler Esad’la görüşsünler ve her şey eskisi gibi olsun, yönetim anlamında tam teslim olsunlar. Böyle bir olasılık gözükmese de diyelim ki oldu, Türkiye bilhassa Rojava’da sadece Kürtlerin olduğunu farz ederek siyaset yapıyor, oysa başka etnik kökenliler de var ve onlar kendi aralarındaki koalisyonu bozmak istemiyor.
Önce şunu çok iyi görmek gerekiyor, Erdoğan’ın Suriye’ye karşı ama tamamen ama bölgesel savaş planı suya düştü. İkincisi Rusya ne kadar koalisyon ülkesi olmasa da artık Erdoğan gibi düşünmüyor ve Türkiye’nin Suriye’den çıkmasını istiyor ve bunu son ikili görüşmede çok açık bir şekilde beyan etti. Bu da Erdoğan’ı iyice yalnızlığa doğru itti esasında.
Burada bir nokta çok önemli, sorun Türkiye’de barış masasından bir anda kalkan Erdoğan’da mı, yoksa 7 Haziran seçimlerinden sonra HDP’nin koalisyona girip Milli Güvenlik Kurulu’na 1 ya da 2 kişi vereceğinden ürken derin devlette mi? O dönemi anımsarsak tarihinin en uzun MGK’sı yapıldı ve barış masası anında yıkıldı. Daha sonra ‘çökertme planı’ devreye sokuldu ve günümüze geldik.
İşte sorun derin devlette kilitleniyor ama iş sadece Türkiye’de yapılacak seçimleri ve Kürtlerin ya da sosyalistlerin MGK’ya girmesini aştı ve uluslararası bir sorun noktasına geldi. O yüzden 6 Şubat tarihinde yapılacak koalisyon toplantısı ve Kürtlerin Esad’la görüşmesi ayrı bir öneme sahip artık. İlham Ehmed’in Pentagon’daki görüşmelerini bu açıdan okumak gerek.