Kürdün umudu, inancı, inadı, direngenliğinin sembolu Kobanê, IŞİD çetelerinden temizlendi.
Yüz otuz üç günlük direniş Kobanê’nin doğusundaki Kaniya Kurda Mahallesi ve Tişrin Okulu'nun IŞİD çetelerinden alınması ile zaferle taçlandırıldı.
Kobanê Kantonu Dışişleri Sözcüsü İdris Nehsan yaptığı açıklamada önceki gün (26 Ocak) saat 17 itibarı ile Kobanê’nin çetelerin işgalinden temizlendiğini açıkladı.
İdris Nehsan’ın açıklamasından sonra Kobanê Kantonu eşbaşkanı Enver Müslüm ve Peşmerge güçleri komutanı Diham Gergeri'nin açıklamalarının İdris Nehan’ın açıklamasını doğrulaması sonrasında Kürdistan'ın dört parçasında Kürt halkı zaferi kutlamak için sokaklara döküldü.
Kürdistanlıların sokaklara dökülmesi ile Kobanê’nin Kürt, Arap, Türk ve diğer uluslardan olan şehitleri mezarlarından kalkarak yaşanan sevince ortak oldular. "Bizler ölmedik, Kobanêlilerin ve Kürdistanlıların yüreğinde ebediyen yaşıyacağız" dediler.
Kobanê şehir merkezi kurtarıldı. Şimdi sıra köylerinde. İnşallah köylerinin de kurtuluşunu göreceğiz. Benim kuşkum yok. Sizlerin de en ufak kuşkusu olmasın.
Bu vesile ile bize bu zaferi tattıran başta şehitlerimiz ve gazilerimiz olmak üzere, emeği geçen YPG/YPJ gerillalarını, peşmergeleri, gözünü kırpmadan enternasyonalist görevlerini yerine getirmek için Kobanê’ye koşan, orada şehit düşen enternasyonalist devrimcileri, yaptıkları hava saldırıları ile zaferin gelmesinde katkıda bulunan koalisyon güçlerini kutluyorum.
Duhok anlaşması ile Kobanê düştü diyen sol kemalistlere, "Kobanê düştü, düşecek" diye rüya gören Recep Tayip Erdoğan’a da geçmiş olsun diyorum!
***
TC Başbakanı Ahmet Davutoğlu Diyarbekir’de yapılan AKP kongresinde empati yapmaya çalışıyor. Kiziroğlu türküsünün kendisine uyarlanmış haliyle çalınması ile salona giriyor.
Partililerini, dinleyicileri, misafirleri "Hebûna we, Hebûna me ye" diye Kürtçe selamlıyor. Hızını alamayıp Kobanê’ye selam gönderiyor. Korumalarının birisinin Konyalı değil Diyarbekirli olmasını Diyarbekir’e canını emanet ettiğinin göstergesi olarak gösteriyor. Hızını alamıyor "Kürt yiğitlerlerini, Zaza yiğitlerlerini Türk yiğitlerinden ayırmak isteyenlere Batı ve Güney Toroslar Dicle ile Sakarya kardeştir diyoruz. Diyarbakırlı kardeşimin bir tel saçına zarar gelse, ayağına diken batsa, o diken bizim de yüreğimize batar", kendisine "Serok Ahmet" diyen tırşıkçılarına "Bakın eskiden Serok demek yasaktı, bu yasağıda biz kaldırdık" diyor. Konuşmasını "Zamanım olursa Kürtçe öğreneceğim" diye bitiriyor.
İnsan bu sözleri TC'nin Başbakanı değil, çoğulcu demokratik bir ülkenin başbakanı söylüyor sanır. Belleğimiz (zihnimizi) zorlayalım. "Tek vatan, tek millet, tek dil" AKP yönetiminin, şimdiki cumhurbaşkanının devamlı ağzında çiğnediği sakız değil miydi? Kendi anadilleri ile eğitim görmek isteyenleri üniversiteden attıran, ebeveyinlerini hapishanelere dolduran, daha dün Diyarbekir'de Ferzad Kemanger Kürtçe İlkokulu'nun kapısına kilit vurduran AKP iktidarı değil miydi? 315 Kürt çocuğu bunların iktidarında yaşamlarını kaybetmediler mi? En son Cizre’de 6 Kürt çocuğu devlet güçleri ve onların destekçileri tarafından öldürülürken Davutoğlu bu ülkenin başbakanı değil miydi? Selam gönderdiğin Kobanêlilere IŞİD çetesini "Kürtler statü sahibi olmasın diye saldırtan, onlara lojistik destek veren, sınırlarını açtırıp, yaralılarını tedavi ettirip tekrar Kürtlerin üzerine saldırtan AKP iktidarı mıydı yoksa uzaydan gelmiş bir iktidar mıydı? İnsanlar nasıl da insanların gözlerinin içine baka, baka gerçekleri ters yüz edebiliyorlar. Bravo doğrusu!
Ama hiç kimse demogojilerle, doğru olmayan sözlerle bu halka empati yapmaya kalkmasın. Bu halkın gözleri açıldı. Bu halk yaldızlı sözlere itibat etmiyor. Pratiğine bakıyor insanın.
Hemşehrim Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan herkesi Pirsus(Suruç)'un Mehser köyünde yapılacak kutlamalara çağırdı. Davetine sağlık sorunları nedeni ile katılamıyorum. Yüreğim Mehser’de, Kobanê’de Kürdistan'ın diğer şehirlerinde sizlerle birlikte atacak.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 29 Ocak 1930'da Ağrı Kürt Milli hareketini bastırmak amacıyla sömürgeci TC ile sömürgeci İran devleti arasında hudutların yeniden belirlenmesi için anlaşma yapıldı.
* 29 Ocak 1989'da Siirt’in Nevala Kasaban deresinde başta Mahsum Korkmaz olmak üzere birçok gerillanın defin edildiği belirlendi. Nevala Kasaban’ın üstü geçen yıl kapatılarak asfaltlandı.
* 30 Ocak 1950'de Apê Musa tarafından "Şark Postası" gazetesi aylık olarak yayınlanmaya başlandı.