• “Kobanê davası, bir kumpas davasıdır” diyen HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar, partisinin Meclis grup toplantısında açıkladığı savcılığın dosyada unuttuğu belge üzerinden, “Bu belge, emniyetin savcıya talimat verdiğini açıkça gösteriyor” dedi ve ekledi: “TEM, dokunulmazlıkları tanımayın diyor ve kapatma davasının hazırlığını başlatmak istiyor.

HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar, partisinin Meclis grup toplantısında gündeme dair konuştu. HDP’ye ve demokratik siyasete yönelik kuşatmanın devam ettiğini dile getiren Sancar, 26 Nisan’da görülecek Kobanê Davası iddianamesinin tıpkı HDP’ye kapatma davası için açılan iddianame gibi temelsiz olduğunu söyledi. Sancar, “Her gün yeni bir hamle ile karşılaşıyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar başaramayacaklar. 26 Nisan’da kumpas ve kuşatma davası başlıyor. 6 yıl önce gerçekleşen olaylar ile ilgili hazırlanmış bir iddianame üzerinden bir dava başlayacak” dedi.

Darbe planının en önemli kavşağı

Mithat Sancar’ın mesajları özetle şöyle: 

Herkesin şunu net olarak bilmesini istiyoruz. Bu siyasi bir intikam davasıdır. Bu yıllardır süren darbe planının belki de en önemli kavşağıdır. Bir kumpas davasıyla karşı karşıyayız. Kapsamlı bir tasfiye operasyonudur. Kürt halkının siyasette özne olmasını ortadan kaldırma çabasıdır. Hukuk, hakikat, belge, bilgi yok bu davada. Kapatma davası gibi temelsizdir ve çökmeye mahkumdur. Bu kumpas davası hukuk zemininden tamamen çıkmış, ülkeyi tekçi iktidarın hedef ve amaçlarına göre dizayn etme çabasının aracı haline gelmiştir. 

Bir bir çürüteceğiz

Başaramayacaklar. HDP’nin karşısına siyasetle çıkamıyorlar. Yargıyla, baskıyla, polisle sindirmeye çalışıyorlar. Ama yürüyüşümüz devam edecektir kararlı bir şekilde.  Yargılanan değerli dostlarımız elbette mahkeme salonunda tarihi savunmalar yapacaklar. Bu iddiaları bir bir çürütecekler, yalanları ortaya serecekler. Duruşmalar hukuksuzluğun, kumpasların yargılandığı adalet hesaplaşmasına dönüşecek. Bu dava yalan üzerine kurulmuştur.

 

İşte yalanlar!

Arkadaşlarımız bunları mahkeme salonunda ortaya koyacaklar ama ben birkaç yalanı paylaşmak istiyorum. 

*  Ne demişlerdi? ‘HDP 7 Haziran’dan sonra halkı sokağa döktü.’ Cumhurbaşkanı söyledi bunu. Yalan! 6-8 Ekim protestolar, 7 Haziran’dan 8 ay önce gerçekleşti. 

*  ‘6-8 Ekim protestoları HDP’nin attığı tweetle başladı’. Külliyen yalan. Gerçek ne? Protestolar, IŞİD’in Kobane’ye yönelik saldırılarıyla birlikte Eylül başlarında ortaya çıktı. Ölümler, Erdoğan’ın 7 Ekim’de söylediği ‘Kobane düştü düşecek’ sözünden sonra polisin protestocuları otomatik tüfeklerle taramasıyla başladı. O güne kadar barışçıl süren protestolara kan bulaştı, karanlık bir ortam ortaya çıktı. 

*  Bir yalan daha: Demirtaş, şiddeti artırmaya yönelik tweet attı. Kuyruklu yalan! Demirtaş’ın protestolar sırasında attığı tweet, sokakta karşı karşıya getirme senaryolarına karşı herkes bilinçle hareket etmeli, sokaktan çekilmeli şeklindeydi.

*  ‘HDP’nin tweeti halkı şiddete teşvik etti.’ bir başka yalan. HDP’nin tweeti barışçıl bir protestoya çağrıydı. Dünyada milyonlar, HDP’nin tweetinden önce IŞİD barbarlığına karşı protestoya başlamıştı. BM başta olmak üzere uluslararası kurumlar acil çağrılarda bulunuyorlardı.

*  ‘HDP yöneticileri olayları kışkırttı’ bir başka yalan. Çözüm süreci devam ediyordu o dönem. Olayların durdurulması için heyetimizden Sırrı Süreyya Önder ve İdris Baluken arkadaşlar İçişleri Bakanıyla sürekli diyalog içindeydi. Hatta Demirtaş ile dönemin Başbakanı Davutoğlu da telefon görüşmeleriyle durumu birlikte izliyorlardı. 

* Dönemin İçişleri Bakanının kullandığı bir söz var. Diyor ki ‘Bizim kontrol edemediğimiz güvenlik güçleri var’. Bu da bir başka yalan... Yalanlar devam ediyor. Çok sayıda yalan var. Hepsi hem bizim çalışmalarımızla hem bu davada sanık sandalyesine adaletsizce oturtulan arkadaşlarımızın savunmalarında ortaya serilecek.

Yargıya talimat veren belge

Yalanlar ve kumpaslar bitmiyor. Bugün elimize bir belge geçti. Bu belge, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nün bilgi notu. Basına da vereceğiz. Bizim gizli saklı faaliyetle elde ettiğimiz bir belge değil. Savcı’nın dosyada unuttuğu bir belge. Savcı, bu dosyada bu belgeyi unutmuş, avukat arkadaşlar klasörden bulup çıkarmış. Bu belge emniyetin savcıya nasıl talimat verdiğini gösteriyor. 26 Ekim 2018 günü. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanıp savcıya verilmiş bir belge. Belgeden bir bölümü okursam daha iyi anlaşılacak:

‘27. Dönem Milletvekili seçilen Ayhan Bilgen, Garo Paylan, Hüda Kaya, Meral Danış Beştaş, Saruhan Uluç, Serpil Kemalbay, Sezai Temelli hakkında dosya kapsamında seçimden önce soruşturmalarına başlanacak olması, şüphelilerin şüpheli sıfatını tespit edecek şekilde soruşturma işleminin yapılmış olması nedeniyle, Anayasa’nın 14. maddesi gereğince, adı geçen 7 şüpheli hakkında Anayasa’nın 83. maddesinde düzenlenen yasama dokunulmazlığına ilişkin güvencenin geçerli olmayacağı soruşturma kapsamında değerlendirilmiştir.’ 

Diyor ki, bunların dokunulmazlığını tanımayın, bu 7 şüpheli hakkında soruşturma aşamasında gözaltı, tuutklama ve sorguya çekme işlemlerini yapın, hukuki bir engel yoktur diyor. Dönemin MYK üyelerine yapılan gözaltı operasyonu kapsamında, sayılan milletvekililerimizin dokunulmazlıkları kaldırılmadan, gözaltı ve tutuklama işlemlerinin kendi haklarında da yapılmasını istiyor Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü... 

Kumpas oyunları

TEM Terörle mücadelenin savcıya talimatları bitmiyor. Bu davayı kullanarak HDP’yi kapatmak mümkündür diyor. Kapatma davasının hazırlığını, terörle mücadele şubesi, savcıya talimatla başlatmak istiyor. 2018 26 Ekim... 

‘...Bu nedenle HDP’nin 6-8 Ekim olaylarında şiddetin odak merkezinde bulunduğunu kabul edileceği, Anayasa’nın 69. maddesinde ise bu hususun kapatma nedeni olarak gösterildiği hukuki olarak değerlendirilmiş... Yukarıda isimleri geçen şüpheliler hakkında TCK 302 uyarınca, terör nedeniyle cinayet, cinayete teşebbüs, mala zarar verme, yağma suçlarından iddianame düzenlenmesi halinde, anayasal mevzuatımıza göre parti kapatma sonucunun ortaya çıkacağı hukuken değerlendiriliyor...’

Bunun terörle mücadele şube müdürlüğü yapıyor. Kobanê iddianamesi de kapatma davası iddianamesi de adil ve yetkin savcılar tarafından hazırlanmamıştır. Bunlar karanlık dehlizlerde, kumpas oyunlarıyla hazırlanmış savcılara tevdi edilmiştir. 

Başaramayacaklar

Ama bu ülkede vicdanlı insanlar da var. Her şeyden önce bu ülkede hakikat ve adalet mücadelesini yürüten milyonlar var. Bu milyonlar bu kumpası çökertecekler. HDP özelinde yürütülen bu süreci iyi bilmek ve iyi tanımak gerekiyor gerçekten. Bunun tüm toplumsal muhalefete yönelik olduğu açıktır. Bu planın amacının bir rejim değiştirme planını nihayete erdirmek olduğu da açıktır. Kendi tekçi sistemlerine ideolojilerine, otoriter yönetim sistemlerine uygun şartlar yaratmak için en büyük engel mücadele eden milyonlar ve onların iradesi olan HDP’dir. Bu amaçlarına ulaşmak için HDP’yi yollarından çıkarmak yollarını açmak istiyorlar. Başaramayacaklar.  ANKARA