
Kobanê direnişi IŞİD’in ne olup olmadığını netleştirmiştir. IŞİD Kobanê önlerinde yenilgiye uğramıştır. Kuşkusuz Kobanê için tehlike bitmemiştir. Kobanê’yi düşüremeyince bu çete yönünü Azaz’a çevirmiştir. Anlaşılıyor ki, Azaz’ı düşürerek Halep ile Türkiye arasındaki tüm bölgeleri kontrol ederek, Türkiye ile ilişki ve ittifakını derinleştirmek istiyor. Bu açıdan Kobanê’ye karşı duyarlı olmak gerekir. Kobanê’ye destek vermek, Kobanê’yi her bakımdan daha güçlü tutmak önemlidir. Başta gençler katılım göstererek öz savunmasını güçlendirmelidir. Suruç, Birecik ve Ceylanpınar başta olmak üzere Kobanê’ye verilen destek arttırılmalıdır. Yine Efrîn ile de ilgilenilmelidir. Antep ve İslahiye Kürtleri başta olmak üzere Efrîn ile ilişkiler geliştirilmelidir.
Kobanê ve Efrîn’in kendi kendini yönetmesi ve savunmasını yapması, Rojava devriminin karakterini göstermek açısından önemlidir. Toplumun devlet dışı kendi kendini yönetme deneyimi çok önemlidir. Devletçiliğin çok köklü olduğu Ortadoğu’da, hem de ulus devlet zihniyetinin halen köklü olduğu bir dünyada toplumun kendi işlerini kendi yaptığı öz yönetim deneyi devrimsel bir gelişmedir. Savaş bazı toplumsal, ekonomik inşa sorunlarına yoğunlaşmayı eksik bıraksa da, toplumun siyasal ve askeri olarak kendi kendine yeterli olması zihniyet açısından çok önemli bir gelişme olarak görülmelidir. Bu nedenle Kobanê ve Efrîn’in korunması gerekir. Buralar ayakta kalırsa sadece Suriye’de değil, tüm Ortadoğu’da yeni bir siyasal ve öz savunma anlayışı gelişecektir. Kanton ve demokratik özerklik bir siyasal ve toplumsal sistem olarak her yerde yaygınlaşacaktır.
Eğer Şengal de Efrîn ve Kobanê gibi kendi kendini yönetseydi ve öz savunma gücüne sahip olsaydı, bugünkü trajedi yaşanmazdı. Bu açıdan Şengal ve Êzîdî bölgeleri eski yönetim ve savunma anlayışı ile varlığını sürdüremezler. Şengal kendi kendini yönetme gücüne kavuşmalıdır. Kanton olarak demokratik özerkliğe kavuşmalıdır. Kuşkusuz öz savunması olmalıdır. Şengal Kürdistan federasyonu içerisinde özerk bir bölge olur. Aslında Güney Kürdistan’da dört beş bölge kantonu ya da demokratik özerk yönetim olabilir. Hewler, Şengal, Duhok, Diyana, Süleymaniye, Kerkük Merkezli birkaç kanton ya da demokratik özerk yönetim oluşturulabilir. Bunlar Güney Kürdistan’ın toplumsal, kültürel ve coğrafi yapısına bağlı olarak tespit edilebilir. Eskisi gibi ulus-devlet zihniyetli merkezi bir yönetim yerine yerel demokrasiyi geliştiren, daha az merkezi bir Kürdistan federasyonun oluşumu, siyasi ve askeri olarak daha güçlü bir Güney Kürdistan gerçekliği ortaya çıkaracaktır. Kuşkusuz tüm bu bölgeler, bir Güney Kürdistan çatı yönetimi altında birleşirler. Her bölgenin öz savunması yanında, genel bir savunma gücü de oluşturulabilir.
Yaşananlar Şengal’in kendi kendini yönetmesi ve savunma gücünü oluşturmasını zorunlu kılıyor. IŞİD saldırısı öncesi eski statüyü yeniden oluşturmak istemek IŞİD işgalinin başka bir biçimini yaratmak olur. Bundan Irak merkezi yönetimi de, Güney federe yönetimi de kaçınmalıdır. Êzîdîler’in siyasi iradesi ve öz savunma gücü tanınmalıdır. Irak ve Güney Kürdistan’ın demokratik karakterinin geliştirilmesine ilk önce buradan başlanmalıdır. Ya da Êzîdîler, Şia Türkmenler, Asuri-Süryaniler kendi güçleriyle katıldıkları, kendileriyle ilgili konuları kendilerinin karar verdikleri ortak bir kanton da oluşturabilirler. Bu farklı topluluklar eğer kendi öz yönetimlerini oluşturmazlarsa, şimdiye kadar yaşadıkları trajedileri tekrar tekrar yaşamaktan kurtulamazlar.