
Açıklamayı yapan Nûbihar Derneği Genel Başkanı Rauf Çiçek, DAİŞ’in Şengal’de gerçekleştirdiği katliam ve insanlık suçlarını Kobanê’de derinleştirek sürdürmek istediğini belirtti. DAİŞ çetelerinin Kobanê’yi kuşatarak Kürt halkının kazanımlarına saldırdığını söyleyen Çiçek, BM ve AB başta olmak üzere tüm uluslararası güçleri, Kobanê halkıyla dayanışmaya çağırdı.
Kürdistan’ın kuşatılmasında ve yaşanan bu trajedide Türkiye’nin sorumluğunun büyük olduğuna vurgu yapan Çiçek, “Türkiye’yi Kürdofobi politikalarından vazgeçerek çözüm sürecinin ruhuna uygun hareket etmeye davet ediyoruz. Türk devletinin oluşturmak istediği ve bunun için uluslararası destek aradığı tampon bölge uygulamasını Rojava’nın işgaline dönük bir politika olarak değerlendiriyor ve tüm Kürdistanlıların tampon bölge uygulamasına karşı direnmesini ulusal bir görev olarak görüyoruz” dedi.
Tüm Kürdistani kurumlar ve partilerin de tarihi bir sorumlulukla karşı karşıya olduğunun altını çizen Çiçek, şunları söyledi: “Kuzey Kürdistanlı tüm parti ve örgütleri kendi birliklerini güçlendirerek zamanın ruhuna denk düşen ulusal birliği gerçekleştirme görevi ve sorumluluğu ile karşı karşıyayız. Bu olağanüstü zor süreçte tüm batı Kürdistanlı siyasal parti ve örgütlerin birliklerini gerçekleştirerek ulusal birlik ruhuyla Kürdistanlıların onur meselesi olan Kobanê‘yi savunmaya çağıyoruz.”
DİHA/AMED
Kobanêliler dönmek istiyor
Kobanê’den Suruç’a gelen Rojavalılar, halk tarafından sahiplenilirken, Kobanêliler geri dönmek için sınır kapısına gidiyor. Ancak askerlerin kendilerine izin vermediğini belirten yurttaşlar, “Gelirken kapıları açtılar çıkarken engel oluyorlar. Amaçları Kobanê’yi boşaltmak” diyor.
Köylerinden ayrılan ve çoğu kadın, yaşlı ve çocukların olduğu yaklaşık 5 bin Rojavalı Suruç’a geldi. Ancak gelenler de topraklarına dönmek istiyor. “Toprağımızda şehitlerimizin kanı var. Ne olursa olsun dönmeliyiz” diyen Rojavalılar, askerlerin çıkışlarına izin vermediğini dile getirdi.
Kobanê’den gelen ve dönmeye çalışan Muhammed Yehya, “Toprağımıza gitmek istiyoruz. Bu toprak bizim ve hiçbir düşmanı toprağımıza almamalıyız. Biz kanımızı da verelim ama toprağımızı vermeyelim. Bu toprakta şehitlerin kanı var bu yüzden çok değerli ve biz sahip çıkmalıyız” dedi. Kobanê’ye gitmek istediğini ancak izin verilmediğini ifade eden Yehya, “Toprağımız bizim ruhumuzdur. Herkes dönsün Kobanê’ye ve hep birlikte toprağımızı savunalım” çağrısı yaptı.
Çocuklarımıza dönmek istiyoruz
Kobanê’ye dönmek isteyen 65 yaşındaki Zelixa Şexi de, asker izin vermediği için gidemediğini söyledi. Askerlerin kendilerine hiçbir açıklama da yapmadığını, sadece “Gidemezsiniz” dediğini aktaran Şexi, “Ülkemize dönmek istiyoruz. Evimize toprağımıza, savaştaki çocuklarımıza” diye konuştu.
‘Kobanê’yi boşaltmak istiyorlar’
Biraişe Köyü’nden Meshud İbrahim ise savaştan önce İstanbul’a çalışmak için geldiğini, savaş çıkınca geri dönmek istediğini dile getirdi. “Ben gidip toprağımda ölmek istiyorum” diyen İbrahim, “Ailem orada, Kobanê’ye 30 kilometre yakınlarında köyde yaşıyorlar” dedi. Askerlerin dönmesine izin vermediğini ifade eden İbrahim, “Oradan gelenlerin çıkışına izin veriyorlar ama buradan gitmek isteyenlerin Kobanê’ye dönüşlere izin vermiyor askerler. Kobanê’nin boşalmasını istiyorlar. Buna izin vermeyelim. Herkesin geri dönmesini istiyoruz” diye konuştu
DİHA/URFA