Kobanê merkezli Türkiye ve Kürdistan’da başlayan olayların acı bilançosu orta yerde otururken olayları kalkıp ta yeni olgucular gibi "olaylardan başka hiçbir şeyi bilemeyiz" demek, gerçeği örtbas etmek, çözümden uzak durmaktır. Her şeyden önce olayların nedenini kalkıp da "Ordu Kobanê’ye girsin" gibi çarpıcı uyduruk gerekçelere bağlamak hokkalı bir yalan olduğu hemen anlaşıldı.
Zira Kobanê direnişi Kobanê’yi fazlasıyla kurtaracak iradeye sahiptir. Bunu da şu an çatışmaların devam etmesine rağmen, dünyaya ispatlamışlardır. Rakka, Musul gibi kentler birkaç saatte düşmüş onca, tank-top gibi ağır silahlara rağmen, 2-3 günde Bağdat, Hewler’e dayanan kanlı çete, bir ayı aşkın tüm takviye ve ağır silahlarına rağmen direniş duvarına toslamıştır.
Olayların asıl sebebi, AKP’nin DAİŞ’e desteğini kesmesi ve bir koridorun açılmasıdır. Bunu çıkan olaylarla gölgelemek, kapaklamak saçmalıktır, densizliktir. Her şeyi HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın açıklamalarına bağlamak, saldırı pozisyonuna geçerek, asıl vandallığı uygulamak, siyasi linç ve etkisiz kılmak için uygulanan baskılama yöntemidir. Herkes, HDP’yi de, Demirtaş’ın açıklama ve tavrını da biliyor. Bunu çarpıtma en amiyane tabirle iktidara yalakacılık yaparak, kendini satmaktır.
Mesele Kobanê’deki direnişin kırılması için uygulanan psikolojik metotların Kürt halkının duygusunu bilinçli tarzda tahrik ederek, stratejisinde saptırma Kürt halkının duygusunu bilinçli tarzda tahrik ederek, stratejisinde saptırma ya çalışmak, kıblesini şaşırtmak istemidir. Ayrıca, kitlesel hareketliliklerin önceden planlandığı gibi yürüyeceğini kim söylüyor, söyleyebilir de HDP lideri Demirtaş da söylesin? Bunlar öne çıkarılırken, neden kimse eli kanlı katillerin eline glock marka tabanca, pompalı tüfek, satır, bıçak, sopa vererek polislerle birlikte kitlelere ateş açmasından söz etmiyor? 
Askerlerin gözetiminde DAIŞ çetelerini sınırdan geçirerek Kobanê ye yollamadılar mı? Çeteciler, boşaltılan köylerden Kobanê’nin doğusuna yollanmadı mı? Tüm bunlara rağmen ölen onca canı, kalkıp Kürtlerin sokağa çıkmasına bağlamak vicdansızlık değil midir? Yetmezmiş gibi "Kobanê’nin çözümle ne alakası var" denilerek, eski tarzı uygulayıp, Kürtleri parça parça düşürülmek isteminin gayretindeler. Yani, "Kobanê ye sahip çıkmayın" demektir bu. Zaten çözüm adına tüm Kürtler mezar bekçiliğine gönderiliyor. Kürtler artık bunları yemiyor halen anlamadınız mı? Hani blöf yapılıyordu?
Şunu da artık anlamak lazım. Sorun bir dil sorunu değildir. Sorun öz olarak Kürtlere saldırı sorunudur. Sorunu dile indirgemek yeni olgucu semantikler gibi "Akrebe akrep demesek akrep sokmazmış" yani "akrebe kelebek dersek o, kelebek gibi olacakmış. Bütün mesele "zehirli-sokar" dememizden kaynaklıymış. Elbette durum bu değil; yani "yumuşa" demekle yumuşama olmaz.
Tüm bu linç operasyonlarının amacı Kürt siyasetinin dilini ezik, sönük, sinik, silikleştirmek için yapılıyor. Dolayısıyla yandaş, candaş, yalakacı takımlarının dedikleri psikolojik havayı yaratıp, HDP’yi linç etme zeminine çekmedir. Yüksek perdeden suçlamaların yapılması, olayların asıl gerekçelerini, nedenlerini gizleyerek HDP ve popülaritesi Batı’da artmış olan Demirtaş’ı zor durumda bırakmaktır.
Kürt halkı "Kobanê Qurbanê" deyip sokaklara barışçıl tarzda çıktı, serseri, lümpen yandaşların eline silah, sopa, satır verip halkı saldırtan siz oldunuz. Yağmacılar, Şeyh Sait isyanında nasıl ki Amed’e sizin elinizle gönderildiyse, şimdi de sizin elinizle tepkinin amacında saptırılması için aynı tarzda ortalığa salındı. Şimdi faturasını kimse Kürt cephesine de yıkmasın. Yok, öyle yağma.

Bu ülkeyi ayakkabı kutularına sığdıranlar ancak bakkal dükkânı olarak görür ve yağmalar. Yağmaladınız da. Bu psikolojik hava, AKP’nin DAİŞ’e desteğini, çözüm adına oyalamayı gizleyemeyeceğini en kısa zamanda sis dağıtılınca göreceğiz. Tezkerenin Kürtlerin boynunu kesen bir testere olacağını herkes artık biliyor. NATO’ya üye olmak için Kore’ye asker göndermiştiniz. Şimdi de, DAİŞ’e karşı sözde kara operasyonu karşılığında, Özgürlük Hareketi'ni ve Rojava kazanımlarını tasfiye etmek istiyorsunuz. O devir kapandı ama siz halen o devirdesiniz.


Tekirdağ 1 nolu F Tipi Cezaevi