
New York Times manşetten görünce uluslararası basın da yüzünü Suruç’a çevirdi.

Fotoğraf, Suruç’taki sınırda biriken halkın günlerce uğradığı saldırı dalgalarından sadece bir saniyelik kısma ait idi. Bir TOMA tüm suyunu önünde koşmakta olan kadına doğru püskürtüyordu. Kadının peşine vermiş vaziyette yol alıyordu. Kırmızılar içinde yaşlı bir kadın gaz dumanı ve sudan kendini korumaya çalışarak kaçarken AFP’den (Agence France Presse) Bülent Kılıç deklanşöre basmış…
Fotoğraf dolaşıma şiddet teması üzerinden girdi. Türkiye’de devletin Kürde reva gördüğü üzerinde de sosyal medya kullanıcıları çokça haklı yorumda bulundu. Şüphesiz ne ilk ne de son şiddet fotosudur. Buna benzer binlerce fotoda mevcut. Kürt coğrafyası açısından sıradan bir görüntü. Haliyle fotonun kendisi yer yer estetize edilerek, romantik bir direnişten kalma geçici bir yoruma da tabi tutuldu. Gel gör ki kimse fotoğraftaki özne ile ilgilenmedi. Fotoğrafın öznesi her zaman için denilebilir mi bilmiyorum ama fotoğrafın ölçüsüdür benim için.
Bu fotoya bakarken şiddeti tartışacaksak o şiddetin mağduru, öznesinin hikayesi ve kendisi de anlam kazanıyor. Dünya basınına mal olan bu foto Suruç’a dair ne olup bittiğini duyururken, aynı zamanda direnişe dair önemli bir sembole de dönüştü. Fotodaki kadın örgütlü biri idi. DBP Mardin İl Eşbaşkanı Hasibe Mengilkaan…
Suruç’ta ilk günden beri kendisi de var. İlk saldırı günü onu görmüştüm sonra Suruç ilçe binasında da karşılaştık. Elinde Sayın Öcalan’a özgürlük imza kampanyası metni ile çalışma yürütüyordu. Dün kendisi ile sınırda yine karşılaşınca yanına gidip hal hatırını sordum. Hala imza topluyordu. Ayrıca fotosunu görüp görmediğini çok merak ediyordum. Onu da sormak istedim…
“Hasibe ana haberin var mı, dünya medyasında manşet oldun” deyince gülümsedi. Fotoyu göstermişler. “Facebook’ta gördüm bir kere” dedi. Yani kendisinin fotoya dair olan bitenden çok haberi yok. Sonra “var mı sende, görebilir miyim” deyince ona gösterdim. Arkadaşlarına da gösterdi fotosunu. Takıldılar bir süre ona…
Hasibe ana 50 yaşında… 5 çocuk sahibi bir kadın! Mardinli, Darzerkê köyünden…
Köylerinden İstanbul’a göçertilmiş binlerce Kürt ailesinden biri. Siyasete girme başlangıcını sorduğunda Sayın Öcalan’ı işaret ediyor. “O’nun kadın konusundaki değerlendirmeleri beni çok etkiledi. Öyle başladı siyasi hayatım. 27 yıldan fazladır da içindeyim bu davanın” dedi.
Hasibe ana ve ailesi iki yıl kadar olmuş evlerine geri döneli. Ailesi ile Mardin’e dönmüş. “İstanbul olmuyor! Boğuyordu, bitiriyordu bizi” diyerek ekliyor. “Çok fazla zorluk çektik”…
Fotonun Kobanê sınır direnişinin sembollerinden biri olmasına dair duygusunu sorduğumda ise şunu dedi: “Mücadelem katkıya sebep olmuşsa bundan gurur duyarım”… O fotonun perde arkasını da aktarmam iyi olacak. TOMA’nın peşine verme sebebi o sırada gözaltına alınan birini kurtarmaya gittiği içindir.
Hasibe ana yaşıtları, çocukları, yoldaşları ve binlerce kişi ile sınırda bekleyişini ve direnişini sürdürüyor…
ÖZGÜR AMED/URFA