Avusturya Parlamentosu milletvekilleri "global DAİŞ terörizmine karşı verilen mücadelenin bütün dünyayı ilgilendirdiğine" dikkat çekerek başta hükümetleri olmak üzere, uluslararası ve bölgesel güçlerin de Kobanê'ye karşı sorumluluğunu yerine getirmesini istiyor.
Kobanê'de direnen Kürtlerin silah ve diğer ihtiyaçlarının karşılanması, yardım koridorunun açılması, Kuzey Kürdistan'a göç etmek zorunda kalan Kobanêliler için yardım çalışmalarının aralıksız ve etkili bir şekilde yürütülmesi ve DAİŞ ile bir bütün olarak mücadele edilmesi konusunda Avusturya milletvekilleri; Andreas Ottenschlaeger (Avusturya Halk Partisi Milletvekili-ÖVP), Peter Pilz (Yeşiller Partisi Milletvekili), Kai Jan Krainer (Avusturya Sosyaldemokrat Partisi-SPÖ Milletvekili), Georg Vetter (TEAM Stronach Partisi Milletvekili) ve Tanja Windbüchler (Yeşiller Partisi Milletvekili) ile görüştük. İşte sorularımız ve milletvekillerinin yanıtları.

Kobanê deyince aklınıza ne geliyor?
Tanja Windbüchler:
Kobanê'de insani ve sosyal bir facia var. İnsanın özgürce yaşamak istediği bir yerde kalma hakkına karşı bir saldırıdır bu. DAİŞ'in hemen durdurulması lazım. Karşı taraf kadın olduğu için, çocuk olduğu için, başka inançlara sahip olduğu için, Kürt olduğu için, Êzîdî Kürt olduğu için kafa kesme hakkının olmadığının birilerinin DAİŞ'e hatırlatması gerekir. Bu büyük bir faciadır. Uluslararası güçlerin müdahalesi gerekir. Avusturya'nın da pozisyonunu belirlemesi lazım. Ben Yeşiller Partisi'nin Dışişleri ve Barış Komisyonu sözcüsüyüm. Avusturya Parlamentosu'nun açık ve net olarak DAİŞ'in saldırılarını kabul etmediğini açıklaması gerekir. Avusturya, Kürtler ile birlikte Türkiye'den Kobanê'ye bir yardım koridorunun açılmasını sağlamalıdır.

DAİŞ'in tecavüz, pazarda satma ve vahşice katletme gibi insanlık dışı yöntemleri konusunda Avrupa'nın tutumu ne olmalı?
Tanja Windbüchler:
DAİŞ kadınları kaçırıp tecavüz ediyor, onları satıyor ve onlara işkence yapıyor. Bunları düşündükçe derinden sarsılıyorum. Bu bir katliamdır. Bana göre burada herkes kadınları korumak için gereken sorumluluğu yerine getirmelidir. Göç edenlerin çoğu kadın ve çocuk. Düzenlenen kampanyalarla onların yaşam koşulları düzeltilmelidir.

Kobanê'de durum oldukça kritikken 14 kişilik Yeşiller Partisi Grubu heyeti olarak kendinizi Türkiye'nin Viyana Büyükelçiliği'nin giriş kapısını kapattınız. Bu eylemin amacı neydi?
Tanja Windbüchler:
Mesajımız "Özgür Kobanê ve Kobanê'yi koruydu." Türkiye Kobanê ve Suriye'deki Kürtler konusunda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmelidir. Türkiye, göçmenleri kabul etti. Bu olumlu bir gelişmeydi. Ama şunu da belirtmek gerekiyor ki, Türkiye'nin güvenlik konusunda sorumluluğu var. Türkiye'nin sorumluluğunu yerine getirmesi konusunda Avusturya daha ısrarlı davranabilirdi. Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz bu konuda daha da ısrarlı olabilirdi.

Kobanê'deki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Andreas Ottenschlaeger:
Kobanê'de insani bir felaket var. Özellikle aileler ve o bölgede yaşayanlar için bir facia durumu söz konusu biz bunu endişe ile takip ediyoruz.

Almanya Hıristiyan Birlik Partileri Federal Parlamento Başkanı Volker Kauder, PKK'ye de silah gönderilebileceğini söyledi. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
Andreas Ottenschlaeger:
Bana göre Türkiye ile bu konularda görüşme yapılabilir. Burada en iyi çözümü nasıl sağlayabiliriz? şeklinde düşünmek gerekiyor. Türkiye'nin PKK ile birlikte DAİŞ konusunda yeni yöntemler bularak hareket etmesi gerekir.

Avusturya ve diğer Avrupa ülkeleri bu konuda sizce neler yapabilir?
Andreas Ottenschlaeger:
Avusturya Şengal ve Kobanê'ye insani yardımlar yapabilir. Biz ayrıca tarafsız (neutral) bir ülke olarak arabuluculuk yapabiliriz. Türk hükümetine, aslında bütün muhataplara, hep birlikte çözüm bulmaları için seslenebiliriz.

Türkiye'nin DAİŞ politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Andeas Ottenschlaeger:
Bu soruya fazla cevap veremeyeceğim. Çünkü bu konu üzerine fazla bilgim yok. Biz parlamenterler olarak bu tür konular üzerine detaylı analiz yapamayız. Kendi bildiklerime dayanarak son 7, 8 yılda Türkiye'nin PKK temsilcileri ile görüşme yapmasını doğru buluyorum. Önceden de dediğim gibi siyasi olarak ilişkilerin zarar görmemesi için dikkat etmemiz gerekiyor. Hep birlikte hareket edip çözüm bulmamız gerekiyor. Şu anki durum iki taraf açısından zorlayıcı. Bizim yapmamız gereken iki tarafa da çözüm için her iki tarafın birlikte hareket etmesidir.

Kobanê'deki direniş konusunda görüşleriniz nedir?
Peter Pilz:
İlk olarak Amerika ve Avrupa, Kobanê'de ve Irak Kürdistanı'nda DAİŞ terörüne karşı savaşan Kürt güçlerini koalisyon ortağı olarak kabul etmeli. Kürtleri ortağımız ve karadaki ordumuz olarak kabul edip, onlara her türlü yardımı yapmamız gerekiyor. Yardım sadece DAİŞ'e karşı hava saldırıları olarak değil, Kürtlerin kendilerini savunabilmesi için her türlü askeri desteği vermeleridir.

PKK'ye silah verilmesi tartışmaları da var...
Peter Pilz:
Biz silahların Suriye Kürtlerine verilmesini istiyoruz. PKK ile karıştırmamak lazım.

Koalisyon ve Türkiye'nin bu koalisyona yaklaşımı konusunda ne düşünüyorsunuz?
Peter Pilz:
Türkiye, Avrupa, ABD ve Kürtler ile koalisyon yapmak yerine DAİŞ ile koalisyon yapmayı tercih ediyor. Bu Türkiye'nin son 30 yılının en büyük hatası. Erdoğan büyük bir hata yapıyor. Çünkü DAİŞ, Erdoğan için Kürtleri öldürüyor. Sonra da Erdoğan kalkıp DAİŞ'e karşı savaşacağını söylüyor. Böylelikle teröristi daha çok güçlendirip, büyütmekte.

Geçtiğimiz günlerde açıklama yaparak PKK'nin 'terör listesi'nden çıkartılmasını istediniz…
Peter Pilz:
Biz Avusturya'da PKK'yi hiçbir zaman 'terör örgütü' olarak  görmedik ve PKK temsilcilerine ve çalışanlarına şunu söyledik: Eğer siz Avusturya yasalarına uyarsanız, bu yasalara göre hareket ederseniz, her türlü şiddetten uzak durursanız, o zaman burada siyasi alanda faaliyet yürütebilirsiniz. Türkiye'deki Kürtlerin sorunları için mücadele edebilirsiniz. Ama eğer siz Avusturya yasalarına uymazsanız o zaman çok büyük sorunlar yaşarsınız. Şimdiye kadar da PKK temsilcileri veya çalışanları bizim yasalarımıza göre hareket etmiştir.

Dünya gündemine bir anda giren DAİŞ saldırısı ve bunun karşısında Kobanê direnişi var. Bu konuda yorumunuzu alalım…
Kai Jan Krainer:
Çatışmaların son bulması en çok istediğim şey. Yoksa durumun bir gün iyi, bir gün kötü olması değil. Durumun iyi olması birisinin o gece iyi uyumasını sağlayabilir ancak en iyisi çatışmaların son bulması ve durumun tamamen iyi olmasıdır. Kadınlar ve çocuklar evlerine geri dönmelidir. Orada bulunan ve kendi vatanını savunan Kürtleri çok iyi anlıyorum. Diğer parçalardaki Kürtlerin Kobanê için seferber olması ve savunmak için oraya gitmesini de anlıyorum. En iyi şeyin ne olacağını söyleyemem ama savaşın halen Kobanê'de olan halk ve Kobanê'den göç etmek zorunda kalanlar için en büyük acı olduğunu söyleyebilirim. Göçedenlerin tekrar Kobanê'ye geri dönmesi herkes için çok büyük bir pozitif enerji olacak. Ve ümit ediyorum ki, bütün evleri darmadağın olmadan Kobanê'ye dönebilirler. Şimdilik hedef bu olmalı ve bana göre bu en önemlisi.

Kürtlerin acılarının dinmesi için ülkeniz ne yapabilir?
Kai Jan Krainer:
Bakın Avusturya tarafsız yani neutral bir ülke. Biz askeri olarak her zaman tarafsızız. Biz her hangi bir şeye askeri olarak müdahale edemeyiz. Tarafsız olduğumuz için ise bu konuda konuşamam. Ama bu bizim görüşümüzün olmadığını göstermez. İnsanlar için kalbimizin atmadığını kimse söyleyemez. Herkes kalbimizin kimin için attığını da tahmin edebilir. Biz SPÖ olarak göç eden insanlar için örneğin elbise, çocuklar için oyuncak ve para toplamasına yardımcı oluyoruz. En çok istediğimiz ise bu insanların tekrar vatanına dönmeleridir. Bunun için neyin gerekli olduğunu çok iyi biliyoruz.

Avusturya'nın ürettiği ve resmi askeri silahı olan ST 77 silahının DAİŞ üyesinin elinde olduğunu gösteren fotoğraf basında yayınlanmıştı. Siz bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?
Kai Jan Krainer:
Bu konu üzerinde detaylı bir bilgi sahibi değilim. Yıllar önce Suudi Arabistan'a satılan silahlar söz konusu. Verilen bilgilere göre, bu silahların DAİŞ'e eline nasıl geçtiği konusunda Suudi Arabistan ordusunun da haber olmadığı. DAİŞ çaldı mı yoksa başka bir şey mi oldu? Onu bilemiyoruz.

Kobanê'de bir insanlık trajedisi var.  Ne dersiniz bu konuda?
Georg Vetter:
Öncelikle böyle bir şeyin dünyanın gözü önünde olması utanç verici. Avusturya 1938'de tek başınayken ve süper güç tarafından saldırıya uğrarken kimse bize yardım etmedi. Bu yüzden tüm kalbimle Kobanê'nin yanındayım. Olup bitenler karşısında üzüntümü ifade etmek istiyorum.

Avrupa ülkeleri ne yapabilir?
Georg Vetter:
Avrupa'nın oraya nasıl baktığını tahmin edebiliriz. Elbetteki oraya baskı yapmamız lazım. Bizlerin müdahale etmesi gerekir. Ancak şunu da belirtmek istiyorum. Herkes ABD'ye tepki gösteriyor ama Kobanê'ye uçaklarla müdahale eden de sadece ABD.


OSMAN YILDIRIM/VİYANA