Kobanê’nin zaferinin üzerinden bir hafta geçti. Buna ilişkin değerlendirmeler hala devam ediyor. 

Hatırlanacağı gibi, YPG ve YPJ güçleri efsanevi bir direnişle İslam maskeli faşizmi ve arkasındaki güçleri yenilgiye uğratarak  Kobanê'yi özgürleştirdi. Büyük bir kararlılık ve güçlü bir irade ile tarihi bir zafer kazandı. Direnişine gönül veren herkesin beklentisine de cevap oldu.

Şüphesiz, insanlığın, başına musalat edilen DAİŞ‘e karşı kazanılan bu zafer, Kürtlerin bir zaferi olsa da aynı zamanda dünya halklarının ve insanlığın bir zaferidir. YPG ve YPJ Kobanê de insanlık onuru için DAİŞ çetelerine karşı direndi. Bu yüzden de insanlık, Kobanê kahramanlarına çok şey borçlu. 

Kobanê zaferi Kürtler açısından olumlu gelişmelere yol açacak  bir kilometre taşıdır. Sonuçları tam olarak ortaya çıkmamış olsa da, siyasi kazanımları şöyle sıralabilir.


Kobanê zaferinin getirdikleri 

Bir; Kürt Özgürlük Hareketi'ni geriletmek, Rojava’da Kürt halkının bir statüye kavuşmasını engellemek isteyen güçlerin girişimleri boşa çıkarttı. 

İki; Kürtler, Kobanê zaferiyle zor bir virajı dönerek, düzlüğe çıktı. Rojava’da demokratik özerkliğin önündeki büyük bir engel ortadan kalktı. Özerkliğin önü tamamen açıldı.

Üç; Suriye’nin yeniden yapılanmasında PYD hesaba katılan, olmazsa olmaz bazında önemli bir aktör haline geldi. 

Dört; PYD, Kobanê zaferiyle Türk devletinin karalama ve tecrit etme kampanyasını boşa çıkardı. Uluslararası bazda da güvenilir bir partner olduğunu ortaya koydu. Diplomatik kapıları da ardına kadar açtı. 

Beş; kanton sisteminde ifadesini bulan, yönetim ve yaşam tarzı, özellikle de YPJ millitanlarının Kobanê devriminde oynadığı rol dünya halklarının sempatisini kazandı.  

Altı; Kobanê direnişi, daha önce bir araya gelmeyen dört parçadaki Kürtleri birbirine yaklaştırdı. Halk içinde bölge, aşiret ve aile anlayışını yerle bir etti. Ulusal birlik ve ulusal kongre taleplerini yeniden Kürt halkının gündemine soktu. 

Yedi; Kobanê zaferi, her parçadaki Kürt özgürlük mücadelesine ivme kazandıracak, yeni bir umut ve yeni bir ruh oldu. 

Bu kadar önemli siyasi sonuçlara yol açan ve olumlu etkileri önümüzdeki süreçte de daha fazla görülecek olan Kobanê zaferi, yüreğini Kobanê direnişçilerin yüreğine katan gündüz/gece, yağmur/çamur demeden sınır boyundan ayrılmayan, tüm olanaklarını Kobanê halkıyla paylaşan, şehitlerini zıgıtlarla karşılayan Kürtleri sevince boğdu. Kürt halkı, bayram havasında ve sevinç gözyaşları içinde Kobanê'nin özgürlüğünü kutladı. 

 Kobanê zaferi yalnız Kürtleri sevindirmedi. DAİŞ çeteleri ve arkasındaki güçlere karşı kazanılan bu anlamlı zafer, dünyanın birçok yerindeki hakların sevincine vesile oldu. Dünya gericiliğine karşı kazanılan bu zafer ayakta alkışlandı. 


AKP Kürt karşıtlığını ortaya koydu

Kobanê zaferi ezilen dünya halklarını sevindirmekle birlikte, Kürtlerin bir statüye kavuşmasını istemeyenleri de üzdü. Şüphesiz buna en çok üzülenler de, geçmişten günümüze Kürtlere karşı ortak konseptler oluşturan sömürgerci Türkiye, Suriye ve İran oldu. 

Bu konuda derin bir üzüntü için de olan Türkiye'dir. Sağır sultan bile biliyor. DAİŞ, Kobanê’de AKP hükümetine vekaleten bir savaş yürüttü. Neticede de yenildi. Dolayısıyla bu yenilgi AKP’nin bir yenilgisidir. Bundan dolayı da adeta kahroluyor. Bu yenilgi AKP iktidarının psikolojisini bozmuş olacak ki her kafadan bir ses çıkıyor. Kasımpaşalı Tayıp Erdoğan’ın aklına, aşina olduğu Kasımpaşa havası "çiftetelli" geliyor. Kobanê zaferini ''çiftetelli'' ile izah ederken, başbakan Davutoğlu Kobanê zaferini kutluyor. O "mübarek" ağzını açtıkça Kürtlere kin kusan, hükümet sözcüsü Bülent Arınç da ayrı bir havadan çalıyor. Ne kurtarsak kardır misali, "Son gelişmelere göre İŞİD’in direnci kırıldı. Kobanêyi terk ettiği yönünde haberler geliyor. Türkiye’nin bu konuda olumlu bir rolü olduğunu umarım unutmazlar" diyor. Çok pişkin bir şekilde bu sözleri dile getirirken, Kürt halkının ''Kobanê düştü düşüyor'' diyerek kına yakacak kadar kendisinden geçen Erdoğan’ı unutacağını, her Kürdü de TBMM ve TV’lerde şaklabanlık yapan, bir milletvekilliği için kendisini pazarlayan balık hafızalı ''Kürtler'' sanıyor. 


Türk basını Kobanê zaferini sindiremedi 

Bu konuda en büyük sefaleti Türk basını yaşıyor. Kürtlerin, faşist gericiliğe karşı zaferini bir türlü içine sindiremiyor. Sahibinin sesi olan (siz buna AKP’nin sesi de diyebilirsiniz) bu sefil basın adeta yasta, ağzını bıçak açmıyor. Kobanê zaferini günlerce haber, yorum dizi yazılar şeklinde kamuoyuna duyuran dünya basının aksine, Türk basını olayı adeta görmezden geliyor. 

Bu konuda kalem oynatanlardan bir kesim, "Kobanê köyleri hala DAİŞ’ın elinde, neyin zaferi" şeklinde yazılarla Kobanê zaferini küçümsüyor. Bir kesim de KDP’nin sembolik gücünü, bir kesim de koalisyon gücünü abartarak PYD’nin belirleyici rolünü adeta inkar ediyor. Kimileri de "Bu iş daha bitmedi" bazında aklı sıra Kürtleri tehdit ediyor. Kürtler söz konusu olduğunda evrensel basın yayın ilkelerine uymak, doğru habercilik yapmak işine gelmiyor. İstisna bazı gazete ve bazı namuslu kalemler dışında Türk basını bu ahlaksızlığı yapıyor. Hasılı kelam, Türk basını Kürtler konusunda yine üç maymunları oynuyor. Büyük bir kesimi hala ''En iyi Kürt ölü Kürttür'' şeklindeki düşmanlığını sürdürüyor. 

Bir şey daha, PYD’nin Kobanê’deki zaferi PKK’nin yeminli düşmanlarını da pek sevindirmemişe benziyor. Her vesileyle PKK'ye hakaret etmeyi bir gelenek haline getiren bu kesimlerin "Kobanê zaferi PYD’nin bir zaferidir. Aynı zamanda da Kürt halkının büyük bir kazınımıdır" demeye dilleri varmıyor.


masalahoca@yahoo.de