Kobanê Kantonu Yönetimi, 70 gündür kesintisiz devam eden Kobanê direnişinin ulusal ve uluslararası alanda çok önemli kazanımlara yol açtığını, çeteleri önemli oranda kırdığını, ancak kentin ve sivil halkın halen DAIŞ çetelerinin saldırı tehdidi altında bulunduğunu belirtti.
Yönetim tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, sivil halkın DAİŞ teröründen tamamen kurtarılması, göç eden halkın güven içinde kente geri dönmesinin sağlanabilmesi ve yaşamsal ihtiyaçlarının karşılanması için başta Uluslararası Koalisyon güçleri olmak üzere tüm uluslararası topluma çağrıda bulundu. İnsani gereksinimler için güvenli koridor açılmasını ve Kobanê direnişçilerine ağır silah yardımında bulunmasını talep eden Yönetim, aralıksız top saldırılarından dolayı kent merkezine ve sınır boylarındaki köylere sığınan sivil yurttaşların ölüm tehdidi altında olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, şunlara yer verildi: “DAIŞ çetelerinin elinde halen kentin mahallelerini hedef alıp tahrip edecek, yıkacak ağır silahlar bulunmaktadır. Çetelere çevre kasaba ve kentlerden sürekli yardım ve takviye güç gelebilmektedir. Bu yüzden başta Uluslararası Koalisyon güçleri olmak üzere tüm uluslararası topluma, Birleşmiş Milletler gözetiminde Kobanê’ye gıda, çocuklar için mama, süt, ilaç, kışlık ihtiyaçlar vd.nin alana geçirilmesini sağlayacak bir insani koridor açılmasını; DAIŞ çetelerinin ağır silahlarını etkisiz kılmak, çeteleri kent merkezi ve bölgeden tümden çıkarıp bu topraklara güven ve istikrarı yeniden kazandırmak, bu temelde sivil halkın yurtlarına geri dönüşlerini sağlamak için Kobanê direnişçilerine etkili ağır silah ve cephane yardımında bulunmaya çağırıyoruz.”

Dr. Ehmed: Şartlar daha da zorlaştı

Kentte kısıtlı imkanlarla sivillere sağlık hizmeti vermeye çalışan Dr. Hikmet Ehmed de havaların soğumasıyla şartların daha da zorlaştığını ve ellerindeki ilaçların tükenmeye başladığını söyledi.
Kentte sınırlı sayıdaki doktor, çatışmalarda yaralananların yanısıra binlerce sivilin tedavisi ile ilgileniyor. Yaralılara acil müdahale için evden dönüştürülmüş bir hastane bulunurken, yine siviller için de bir evde başka bir hastane kurulmuş. Siviller için kurulan hastanede, binlerce sivilin sağlık sorunuyla iki doktor ve onlara yardımcı olan bir sağlıkçı ilgileniyor.
Sivillerin sağlık durumuyla ilgilenen Dr. Hikmet Ehmed, içinde bulundukları durumu, yaşanan sağlık sorunları, ihtiyaçları ve yapılması gerekenlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Saldırılar başladığından beri Kobanê’de olduğunu belirten Dr. Ehmed, “Halkımızın acılarını biraz da olsa hafifletmeye çalışıyoruz” dedi. Ehmed, içinde bulundukları durumu ilişkin şunları dile getirdi: “Bu süreçte Kuzey Kürdistan halkımızın bize vermiş olduğu destek ve elimizdeki imkanlarla halkımıza yardımcı olmaya çalıştık. Fakat şimdi, şartlar daha da zorlaştı. Kışın gelmesiyle zorluklar daha da arttı. Soğuklar da bir yerde insan için düşmandır. Hem sınırdaki halkımızın dönüşü hem de Kuzey’den halkımızın buraya gelmeleri şartlarımızı daha da zorladı. Gelenlerin çoğu çocuk ve yaşlılar. Soğuk havalarda da elbise, yeme-içme ve süt gibi ihtiyaçları daha da arttı. Elimizdeki imkanlar azaldı artık.”

Soğuk hava ve kısıtlı temizlik

Havaların soğumasıyla birlikte sivil yurttaşlarda göğüs hastalıkları, bronşit, soğuk algınlığı, mide ve bağırsak hastalıkları şikâyetlerinin arttığına dikkat çeken Ehmed, “Yine yetersiz beslenmeden dolayı özellikle çocuk ve yaşlılarda bazı rahatsızlıklar kendini göstermekte. Savaş devam ettiği için Kobanê’de temiz su yok. Bundan dolayı da bazı hastalıklar yaygınlaşmakta. Yine temizlik imkanları kısıtlı olduğundan dolayı cilt hastalıkları var” dedi.
Kobanê’de savaşın hala kentin içinde sürdüğüne dikkat çeken Ehmed, sivil halkın içine havan toplarının düştüğünü söyledi. Ehmed, “Ayrıca kentte temizlik imkanları yok. Kentte birçok hayvan telef olmuş ve öylece oldukları yerde duruyorlar. Yine ulaşamadığımız birçok yerde DAIŞ’in cesetleri var. Bunlara ulaşıp bunları kaldırma imkanımız yok. Bunlar ciddi sağlık tehditleri oluşturuyor. Birçok ev mayınlanıp bırakılmış. Bunlar da büyük tehlike yaratıyor” diye konuştu.

Bize destek verin!

İlaçlara ve sağlık malzemelerine ihtiyaçlarını olduğunu dile getiren Ehmed, şu çağrıda bulundu: “Kuzey’deki halkımıza, Güney’deki halkımıza, sağlık odalarına ve uluslararası sağlık kuruluşlarına bize destekte bulunmaları çağrısında buluyoruz. Bize ilaç ve malzeme desteğinde bulunsunlar. Bütün uluslararası yardım kuruluşlarına, sağlık kuruluşlarına ve Kürdistan Sağlıkçılar Birliği’ne destek sunmaları çağrısında bulunuyoruz. Bu zor şartlarda insani bir koridorun açılması için de çaba sarf etmeliler. Bu koridordan bize ilaç ve malzeme desteği gelmeli. Gördüğünüz gibi bu iki odada halkımıza hizmet vermeye çalışıyoruz. Hastane değil burası. Hastanede laboratuvarın, malzemelerin olması gerekir. Burada biz bu iki odayı böyle hastane gibi kullanıyoruz. Dar imkanlarla sivil halkımıza hizmet vermeye çalışıyoruz ama artık yetmiyor.”

Bir halka savaş açıldı

Sadece savaşçıların hedeflenmediğini, savaşın bütün halka açıldığının altını çizen Ehmed, şu değerlendirmede bulundu: “Burada sadece ordular savaşmadı. Burada bir jenosid yaşanıyor. Halkımız bir bütün yerinden, yurdundan edildi. İnsanlığa karşı bir savaş açıldı burada. Bu barbar terörist grup saldırılarında halkın hiçbir şeyini bırakmadı. Halkın her şeyi talan edildi, evleri yakılıp yıkıldı. Eğer bu halk yarın öbür gün dönse bile yaşamını idame ettirebilecek hiçbir şeye sahip değil. Kürt doktorlara, aydınlara özellikle sesleniyorum; buyurun gelin halkınıza yardım edin. Halkımızın acılarını hafifletmek için gelin birlikte çalışalım. Belki halkımızın acılarını bitiremeyiz ama hafifletebiliriz. Direnişi sadece YPG/YPJ’ye bırakmayalım. Bizler de burada halkımıza bağlılığımızla, hizmetimizle direnişimizi sürdürelim.”


İBRAHİM ASLAN / ERSİN ÇAKSU / DİHA/KOBANÊ