
Dr. Hüseyin Koçer toplumsal barış ve öz savunma amaçlı Arap aşiretleri ve farklı çevrelerle görüşmelerini ANHA’ya değerlendirdi. Sürecin başından itibaren birçok Arap aşireti ile YPG’nin ortak savunma üzerinden anlaşmalar yaptığını ifade eden Dr. Koçer, “Onlarca Şarabi aşiret üyesi şimdi YPG güçleri içinde yer alıyor. Cesa aşireti Serêkanîyê’deki iki köyden oluşuyor. Hemen hemen hepsi YPG saflarında. YPG’ye katılımlar var ama onlar ‘istenilen şekilde yapamadığımız için özeleştirimizi veriyoruz’ dediler. Oyunlar vardı, tanımama vardı. Görüşmeler azdı. Şimdi görüşme ve tartışma olunca hem kurumlar içinde daha fazla yer almak, hem de öz savunmaya daha aktif bir biçimde katılmak için hazırlıklarını gösterdiler. Şimdiye kadar görüştüğümüz birkaç aşiretin ortak taleplerinden birisi, diyalog ve görüşmelerin devam etmesi yönünde oldu. Şarabi Aşireti ‘Hesekê çatışmalarının içinde İran parmağı var’ dedi. Günlük olarak aramızda diyalog olmazsa sorunlar çıkabilir.”
YPG gerçekliğini Rojava halklarına anlatma, tanıtma sorumlulukları olduğunu kaydeden Dr. Koçer, “Ne kadar bölgedeki aşiretleri, inanç gruplarını ziyaret etsek, tartışıp konuşsak o kadar YPG’yi iyi tanımış olurlar. Daha fazla öz savunma içinde yer almak için çaba içine giriyorlar. Görüştüklerimiz ‘bizi de kendinizden sayınız’ yaklaşımı içindeler” diye konuştu.
Hedefleri Kürdistan’dır
Kobanê, Kerkük, Xanekin, Celawla ve Şengal’de ortaya çıkan sonuçlara bakıldığında DAIŞ ve arkasındaki güçlerin tüm planlarının Kürdistan üzerine olduğunun görüldüğünü ifade eden Dr. Koçer, şunun altını çizdi: “Saldırı, Kürdistan’daki tüm toplumlaradır. Bunun tümüyle diyalog, işbirliği ve ortaklaşma olması lazım.”
Geçek İslamı anlatmalılar
Aşiretlerden önce bölgenin dini liderleri; köylerde ve şehirde cemaatin önünde namaz kılan ve hutbe okuyanların hepsiyle biraraya geldiklerini aktaran Dr. Koçer, “Din alimleri de gerçek İslam ile çetelerin bu kirli oyunlarını açığa çıkarmak için hazırlıklarını anlattı. Şimdi önümüzdeki günlerde farklı kesimlerden Araplar ve Çeçenler ile buluşmayı planımıza koymuşuz. Zaten Çeçenlerin çoğu hem YPG saflarında hem de kurumlarda yer alıyor. Büyük tehlikelere karşı hazırlıklı olmak içinde şimdiden daha sıkı tutma gereksinimi vardı” dedi.
Kobanê büyük derstir
“DAIŞ, elindeki bir esire benzin döküp yakıyor, eli kolu bağlı bir esirin boğazını kesiyor; kadın, çocuk demeden toplu katliam ve tecavüzler yapıyor; toplumun tüm dini, kültürel değerlerine saldırarak kendi kara dünyasında yok etmek istiyor” diyen Dr. Koçer, buna karşı direnişin insanlığın tüm değerlerini temsil ettiğini söyledi. Dr. Koçer, Kobanê‘nin bu özelliğine de dikkat çekerek, şunları söyledi: “Kobanê‘de tüm dünyaya şunu duyurduk; şehrimizde taş taş üstünde kalmazsa bile, biz teslimiyeti, iradesizliği, egemenliği asla kabul etmeyeceğiz. Ya istediğimiz şerefli bir yaşamı yaşayacağız, ya da öleceğiz. Kobanê zaferi tüm halklar için umut kaynağı oldu. Arap halkı için Rakka, Musul ve Derezor şehirleri için de bir özgürleşme zemini ve imkanı verdi. Şunu net söylüyoruz: Kobanêler çoğalacak.”