Destansı direnişiyle dünyayı şaşırtan Kobanê, isimsiz onlarca kahramanın emeğiyle büyüyor. Kobanê, saldırılarına karşı topraklarını savunanların verdiği direniş kadar, bu direnişe kayıtsız kalamayıp içerisinde yer alan; bedenini bir halka siper eden yiğit savaşçıları ve şehitleriyle de gündemde. Direniş büyüdükçe bedeller de artıyor. Kürt halkının Kobanê‘de verdiği bedellerinden biri de Kuzey Kürdistan’dan katılan Selahattin Adın.
Ailesiyle birlikte, 14 yıl önce Mardin’den Mersin’e göç etmek zorunda kalan Adın, burada da halkının mücalesine kayıtsız kalmadı, özgürlük arayışı her zaman sürdü. Çete saldırılarının başlamasından kısa bir süre sonra Kabanê’ye giderek YPG saflarına katılan Süleyman Adın, burada “Bager Grafolekt” adını aldı. Süleyman Demirel Üniversitesi’nde Hukuk Fakültesi öğrencisi olan Adın, kariyer ve mevki yerine halkının özgürlüğü için savaşmayı, mücadeleyi seçti. Bu tercihle birlikte Kobanê‘nin sesine kulak vererek, yüzünü Kobanê‘ye döndü.



Yüreğinin sesini dinledi

YPG savaşçısı Adın’ın Kobanê direnişindeki duygularını günlüğüne de aktarmış. Kobanê direnişine katılmadan önce Kürtçe olarak yazdığı günlüğünde şunları belirtmiş: ‘’Kobanê beni çağırıyor, yoldaşlarım beni çağırıyor. Gideceğim, mazlumların zulümkarlara karşı savaşında, mazlumların saflarında yer alacağım…’’



Şehadetin acısı ve onuru

Annesi Şükran Adın (41), ‘’Heval Selahattin’’ olarak andığı oğlunun şehadetinden duyduğu acı kadar, onurunu da taşıyor.
Oğlunun tüm yaşamını halkına adadığını belirten anne Adın,  Kürdistan’ın özgürlüğü için canını feda ettiğini ifade etti. 
Hukuk Fakültesi’ni kazandıktan sonra maddi durumları iyi olmadığı için okuluna bir yıl ara vererek kendisine ekonomik olarak destek vermek için çalıştığını belirttiği oğluyla arkadaş gibi olduklarını dile getiren baba Nejmeddin Adın da oğlunun mücadelesinden onur duyduğunu söyledi. Ömrünün sonuna dek oğlunun kendilerine miras bıraktığı bu şerefe sahip çıkacağını kaydeden baba Adın, Kobanê’ye gitmeden önce oğluyla aralarında geçen  bir diyalogu şöyle aktardı: ‘’Bana ‘Eğer burası Kobanê olsaydı ve birileri gelip kız kardeşimi kaçırsaydı, çocuklarının kafasını kesseydi ne yapardın?’ diye sorunca ben de ona; ‘Dünyayı yıkardım’ karşılığını verdim. Bu yanıt üzerine, ‘O zaman neden şimdi dünyayı yıkmıyorsun?’” diye sormuştu.




ENGİN EREN/DİHA/MARDİN




Özgürlüğü seçti

Kobanê direnişinde şehit düşen YPG savaşçısı Azad Şakar (Erdal Wan), katıldığı PKK saflarından, Rojava’nın özgürlüğü için gittiği Kobenê’de bir YPG’li olarak yaşamını yitirdi. Ailesi Azad’ı gülümseyen yüzüyle anımsıyor.
DAİŞ çetelerinin Kobanê’ye yönelik saldırıları ardından çok sayıda Kuzey Kürdistanlı da direniş saflarında yer aldı. Kürt halkı arasına çizilen yapay sınırlara meydan okuyarak, ulusal birlik ve yurtseverlik ruhuyla Kobanê‘ye koşan gençlerden biri de kısa bir süre önce şehit düşen YPG’li Azad Şakar (Erdal Wan).
Baba Bohdin Şakar, oğlu Azad’ın adını taşıdığı özgürlük sevdası ve arayışıyla küçük yaşına rağmen dağları seçtiğini ifade ediyor. Çocuk denilecek yaşta PKK saflarına katılan oğlunun on yılını PKK saflarında geçirdiğini söyleyen baba Şakar, daha sonra YPG saflarına katılarak, mücadelesini Rojava’da sürdürdüğünü belirtiyor. Kobanê’deki direnişte şehit düşen oğlundan geriye kalan tespihini gösteren baba Şakar, uygularını şöyle aktarıyor: ‘’Yaşamının son yıllarını Rojava’ya adadı. Gülümseyen yüzüyle hafızamızda. Oğlum savaşırken de sevinç dolu gözleriyle etrafında neşe saçtı, umudunu korudu. Oğlum Kürt halkının özgür geleceği için yaşamını yitirdi. Özgürlük için Kürt halkı olarak bedel ödemekten pişman değiliz. Azad bunun bedeli oldu, gerekirse biz de bu bedeli ödeyeceğiz.’’