Artık boğazım düğümlenmeden hiçbir haberini okuyamıyorum. Birkaç ay önce üzüntüden dolayı bu hali yaşardım, şimdi ise sevinçten yaşıyorum. Her gün yeni bir görüntü veriyorlar televizyonlardan. Yıkılmış binalar, terk edilmiş eşyalar, hurdaya dönmüş arabalar giriyor kamera kadrajlarına. Fakat aralarda gezinen gözleri çakmak çakmak savaşçılar da görünüyor. Bana, bizlere hayat ışığı, umut kaynağı olan çocuklar geziniyor har tarafta. Direnişin, onurlu mücadelenin savaşçı kadınları şen yüzleriyle ısıtıyor içimi.
Dün öğrendim, kirli ellerin bedeninden sökülüp atıldığını. Vahşetin kanlı elleriydi bunlar; ölümün ve zulmün elleriydi. Canını yaktığını birçok kez bağırmıştın tüm dünyaya. Ama dünya sağırlaşmış, gözleri görmez olmuş bir haldeydi. Seni yalnızca rahminde yeşeren halkının çocukları duydu. Yaşatılan vahşeti yalnızca onlar gördü. Akın ettiler anaya olan hasret ve vefakarlıkla; sana uzanan elleri kırmak için…
Bana kızgın olduğunu biliyorum. Uzun zaman oldu sana yazmayalı. Lakin nasıl yazılabilirdi ki? Elleri-kolları bağlanmış, dört duvar arasında çaresizlikle kıvranırken, sana nasıl yazabilirdim ki? Yüreğine inen bombalara siper edemezken bedenimi, yazmanın anlamsız olacağını düşündüm. Fakat her zamanki gibi yine yanıldım!
Sen haklıydın. Dostun yanında olmak için çoğu zaman birkaç söz yeterlidir. Ruhu bedenden ayırmak, dosta göndermek mümkündü. Yüzlerce gerilla ile aynı saflarda çarpışmak gerekirdi. Dosta böylesine el vermek, omuz vermek de vardı. Tüm Kürdistan’ın yaptığı gibi…
Fakat kuşkun olmasın; bir an bile zihnimden çıkmadığına; hiçbir sohbetin sensiz kurulmadığına; kulaklarımızın sesine kilitlendiğine; başımızın yastığa her düştüğünde sensiz hayallere dalmadığına hiç kuşkun olmasın.
Karanlık tünelin sonundaki ışık kendini gösterdi. Artık mücadelenin varacağı noktanın aydınlık bir gelecek olduğu görüldü. Yürüdüğümüz yolun, izlediğimiz rotanın doğruluğu herkes tarafından teslim edilir oldu. Bize kızanlar, olmazlar peşinde koştuğumuzu söyleyenler yanıldıklarını gördüler. Karanlıktan kurtuluşun seninle yürümek olduğunu kanıtladın herkese!
Her karış toprağını dökülen kanlarıyla sulayan şehitlerin bahşettiği bir yaşamdır bu bizlere kalan. Bedenlerini toprağa bir tohum misali gömmüş yüce insanların zafer ruhudur seni ve bizleri ayakta tutan. İyi bak onlara, sarıp-sarmala. Tekrar filizlenmeleri için kutsa tüm kahramanları. Senin bunu yapabilecek yücelikte olduğunu biliyorum, inanıyorum bunları yapacağına.
Kendine çok iyi bak direnişin soylu şehri! Özgür topraklarında, aydınlık günlerde kucaklaşma dileğiyle…