Kolberlik iş değil, çaresizliktir

Toplum/Yaşam Haberleri —

7 Ağustos 2020 Cuma - 23:00

KOLBER

KOLBER

  • Toprakları dört devlete paylaşılan sınırda silah, çığ ve uçurumların gölgesinde kaçakçılık yapan kolberler, her yoluculuklarında ölüm peşlerini bırakmıyor. Kayıtlara göre, son 3 yılda 245 kolber yaşamını yitirdi.

GÖKHAN ALTAY

Ölümleri çoğu zaman gündeme bile gelmeyen kolberler yıllardır Doğu Kürdistan ve Federe Kürdistan Bölgesi arasında sınır ticareti yaparken, ya teker teker ya toplu bir şekilde katlediliyor. Bazen de Türkiye tarafından açılan ateş sonucu öldürülüyor. Kürdistan İnsan Hakları Derneği verilerine göre, son 3 yılda en az 245 kolber yaşamını yitirdi, 300’ü aşkın kolber ise yaralandı. Ancak sınırdaki bilançonun bu verilerin çok çok üstünde olduğu tahmin ediliyor. 

Kürdistan İnsan Hakları Derneği Eş Başkanı Jahangir Abdollahi ve 2 yıl kolberlik yaparken yaralanan Keywan Mostafapour  Mezoptamya Ajansı'ndan Gökhan Altay'a konuştu.

Sınırın diğer tarafında öldürüldüler

Yaşanan ölümlere ve sınırdaki ihlallere ilişkin her ay rapor hazırladıklarını paylaşan Abdollahi, sadece bu yıl içerisinde 35 kolberin yaşamını yitirdiğini ve 90’ı aşkının da yaralandığını aktardı. Her yıl kolberlerin yaşadığı hak ihlallerin daha da arttığına dikkati çeken Abdollahi, ellerindeki verilerin güncel olmadığını ve sadece kendilerine aileler tarafından iletilen bilgileri kapsadığını dile getirdi. Abdollahi, derneklerinin İran’da faaliyet yürütmesine izin verilmediğini söyledi.

Sadece İran değil, Türkiye askerlerinin de açtığı ateş sonucu kolber ölümlerinin yaşandığını kaydeden Abdollahi, bu yıl kolber ölümlerinin daha fazla olduğunu belirtti. Abdollahi, “Bu yıl içerisinde 5 kolber. Türk askerleri tarafından öldürüldü. Bunlar sınırı ihlal etmedi. Sınırın diğer tarafında öldürüldü” dedi.  

Kolberlik çaresizliğin yüzü

Kolberlerin yaşadıkları zorlukları Abdollahi, şöyle anlattı: “Kolberlik iş değil. Çaresizlikten kaynaklı yapılıyor. Kolberlik çaresizliğin yüzüdür. İran’da insanların yaşam koşullarını iyileştirmek için bir program yok. İş yok. Birikimleri yok. Çaresizlikten kaynaklı, yaşamlarını sürdürmek için bu işi yapıyorlar. İnsan 50 kiloluk yükü taşıyamaz o uçurumlarda. Gece gündüz çok zor koşullarda çalışıyorlar. Öldürülmeseler bile 10-15 yıl bedenleri iyileşmiyor.”  

Abdollahi, kolberler arasından çok sayıda çocuk ve kadının bulunduğuna işaret ederek, bu sayının da her geçen yıl arttığını kaydetti. Abdullahi, iş bulmakta zorlanan üniversite öğrencilerinin de kolberlik yaptığına dikkati çekerek, bu durumu da “Birçok Kürdün çaresizliği” şeklinde nitelendirdi.  

Sınır hattını boşaltmak istiyorlar

Hem İran’ın hem de Türkiye’nin kolberlere dönük yaklaşımında bir farklılık olmadığını belirten Abdollahi, “Siyasetleri bir, farklılık yok. Eğer Kürt ise onların gözünde bir tehdittir. Ancak sınır ticareti yapanlar ne İran’a ne de Türkiye’ye tehdit değil. Yine kolber ölümlerini de saklamak istiyorlar. Sınır hattını bombalayarak bölgeyi insansızlaştırmak istiyorlar. Köyleri insansız bırakmak istiyorlar. Bunu 20-30 kilometrelik bir alanda planlıyorlar” diye konuştu.  

Cenazelere saygısızlık yapılıyor

Yaşamını yitiren kolberlerin cenazelerinin yakınlarına teslim edilme sürecine ilişkin de bazı bilgiler paylaşan Abdollahi, birçoğunun cenazesinin, yanındaki kolberler tarafından ailelerine teslim edildiğini kaydetti. Yaralıların da benzer şekilde hastanelere götürüldüğünü söyleyen Abdollahi, “Bazen de İran rejim güçleri cenazeleri alıyor. Saygısızlık da ediyorlar. Geçtiğimiz günlerde bir cenazeyi zırhlı araçla sürüklediler. Bir iki gün geçtikten sonra yakınlarına teslim ediliyor. Yaralılar bazen gözaltına alınıp, tutuklanıyor” dedi.  

Dört mevsim kolber

Yaklaşık 2 yıldır Avrupa’da yaşayan Keywan Mostafapour ise, daha önce 2 yıl kolberlik yapmasını “işsizlik ve geçim derdi” olarak açıkladı. “Kolberlik yapmak zorundaydık” diyen Mostafapour, onun gibi binlerce Kürt gencinin ailesini geçindirmek için bu işi yaptığına dikkati çekti. Mostafapour, “Eğer kentlerimizde çalışabileceğimiz şirketler, fabrikalar, iş imkanları olmuş olsaydı hiçbirimiz bu tehlikeli yolculuğu göze almazdık. İran askerleri tarafından öldürülmek var, kışın zorlu süreçlerinde donmak var, kayalıklardan yuvarlanarak ölmek var” diye konuştu.  

Mostafapour, şunları söyledi: “Kolberlik işinin mevsimi, zamanı ya da ayı yoktur. Her ayda ve her şartta kolberlik yapılıyor. İran askerleri tarafından öldürülmenin yanı sıra sel, yağmur, kar, çamur, çığ gibi ihtimaller ve tehlikeler var. Yine öldürülmezsen gözaltına alınıp tutuklanma, kaybedilme tehlikesi var. 2017’de Bewran'da 12 kişiden oluşan bir kolber kolunun üzerine çığ düştü. Onlardan 4'ü karın altında kalarak can verdi. Yine 2017 çok soğuk bir kış gününde 17 yaşındaki bir genç Bewlan'da soğuktan donarak yaşamını yitirdi. Sabaha karşı saat 04.00’da Irak-İran sınırında saldırıya uğradık. 2 arkadaşım yakalandı. Ben de açılan ateşle yaralandım. Kurşunun kemiğe denk gelmemesi benim için bir şanstı. O yüzden şimdi iyiyim.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.