CEMAL TURAN
Araştırmacı yazar Ergün Sönmez’in kaleme aldığı “Kolektif Emperyalizm ve Türkiye’nin Konumu”, kitabı Belge Yayınları’nda çıktı. Sönmez’in “Kolektif Emperyalizm” kitabı ise 2015 yılında yayınlanmıştı.
Çok uluslu tekellerin yerli tekelleri desteklemesi ve birlikte çalışmalarını ’Kolektif Emperyalizm’ olarak niteleyen Ergün Sönmez, yeni kitabında Türkiye penceresinden ‘Kolektif Emperyalizm’ olgusuna bakıyor.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra sermayenin yoğunlaşmasıyla ortaya çıkan yeni durumu ele alan Yazar Sönmez, “Özellikle belirgin olarak reel sosyalizmin yıkılışıyla klasik emperyalist devletler ve ikinci halkadaki gelişmiş kapitalist devletler birlikte ekonomik alt yapı kaynaşmasını sağladı. Altyapıdaki üretim araçlarına olan müşterek (kolektif) mülkiyet sahipliği ortaklığıyla oluşan bu kaynaşma ve bu altyapı etkinliğinde gerçekleşen üstyapı kaynaşmasıyla klasik emperyalizm kolektif emperyalizme dönüşmüş durumdadır.” tesbitini yapıyor.
‘Emperyalizm’den 104 yıl sonra
’Kolektif Emperyalizm ve Türkiye’ kitabı, Lenin’in “Emperyalizm, Kapitalizmin En Yüksek Aşaması” kitabından 104 yıl sonra tartışmak önemli olsa gerek.
‘Kolektif emperyalizm’i Lenin devresi emperyalizmin yeni bir üst aşaması olarak tarif eden yazar, “Bu aşamada klasik emperyalist devletlerin mega tekellerinin, ikinci halkadaki ve başlangıç aşamasında olan üçüncü halkadaki ülkelerin tekelleriyle karşılıklı üretim araçlarına olan müşterek mülkiyet sahipliği, kapitalistçe kaynaşmakta, kapitalistçe rekabetleriyle kolektifleşmektedir. Bu aşamaya gelen kapitalizmin konumu artık kolektif emperyalizmdir” vurgusu yapıyor.
Bugünkü yapıyı tarif ederken halen yanlış kullanımlarda bulunulduğunu iddia eden Sönmez, “tekelci devlet kapitalizmi kavramı eski klasik emperyalizm anlamındadır. Kolektif emperyalizm ise yalnız yerli tekeller ile kendi devletinin değil, dünya tekelleriyle, dünya kapitalist devletlerinin arasındaki güç kaynaşmasını gösteriyor” diyor.
Kapitalizmin kolektif emperyalizm sürecinde artık ülkeler arası tüm ilişkiler küreselleştiği (global) için toplumların yapısı ve karakteri sadece o toplumun bulunduğu ülkenin yalnız kendi ekonomik alt yapısı ile açıklanmayacağını yazan yazar, “Gündelik hayatta bile bu değişimi insanlar ‘her şey artık globalleşti’ diye yorumlamaktadır” vurgusunu yapıyor.
Türkiye ikinci halkada
Yazar Sönmez, ABD, Almanya, Japonya, Fransa, İngiltere gibi kolektif emperyalizmin A takımından yer alan ülkelerin yanında Türkiye’nin Rusya, Çin, Hindistan ve Brezilya gibi ülkelerin yanında B takımında ve halen zayıf bir pozisyonda yer aldığına birçok örnekle kitapta yer veriyor.
“İkinci Dünya Savaşı sonrası başta Kore savaşı olmak üzere (Vietnam, Irak, Afganistan, Suriye vb…) çıkarılan tüm savaşlar sadece altyapıların değil, üst yapıların da yeniden yapılanmalarına götürdü” diyen Sönmez, IMF, Dünya Bankası, UNO, OECD, AB, APEC, NAFTA, EFTA, WTO, NATO, vb. kuruluşların kolektif emperyalizmin dinamik örgütlenmeleri olduğu vurgusunu yapıyor. Askeri endüstri kompleksinin bugün dünyada kolektif emperyalizmin bir numaralı sürükleyicisi olduğunu yazan yazar, “Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet yapısı bunun tipik örneğidir” diyor.
Türkiye’deki partileri ve savundukları görüşlerinin yanı sıra yapılan darbeleri de analiz eden yazar Sönmez, “Kürtlerin problemleri, sırf askeri ve devlet otokrasisinin devamı ve de bu otoriteye dayanan hakim sınıf sivil iktidarı çıkarları için halen çözülmemektedir” tesbitini yapıyor. Yazar Kürt sorununun demokratik çözümü için önerilerini içeren ve Erdoğan’a yazdığı mektuba da kitapta yer vermiş.
‘Sol ulusalcılığı yenememiştir’
Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de işçi sınıfı ve emekçilerin hakim sınıf karşısında örgütsüz olduğuna vurgusu yapan Sönmez, “Türkiye’de sınıf siyaseti yaptığını söyleyen birçok sol parti ve hareket halen kendilerinde olan Kemalizm ve ulusalcılığı yenememiştir” eleştirisi de yapıyor.
Kolektif emperyalizm sürecinde, gerek Türkiye’de gerekse dünyadaki kapitalist ülkelerde işçi sınıfı ve emekçilerin karşısında yalnız yerli burjuvazinin olmadığını, “kolektif tekeller burjuvazisi vardır” diyen yazar çözüm önerisi olarak, “Kolektif emperyalizmin olmasa olmaz alternatifi enternasyonal kolektif sosyalizmdir” diyor.
Ergün Sönmez kimdir?
1937 yılında Diyarbakır Ergani doğumlu olan Ergün Sönmez, ilk ve orta okulu Ergani’de, liseyi Diyarbakır’da okudu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne girdi ve Yüksek Gazetecilik Okulu’ndan mezun oldu. 1962-1964 yıllarında yedek subaylık görevini Kasımpaşa Piyale İlköğretim Okulu’nda yaptı. Bu arada Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da 4. ve 5. sınıfta öğretmenlik yaptı. 1965’de İş Bankası’nda çalışmaya başladı. Sonra Almanya’ya geldi. İktisat bilimi doktorasını 1979 yılında Berlin’de tamamladı. Aynı kentte 26 yıl Türkçe öğretmenliği yaptı. Sendikal faaliyetler yanı sıra sosyalist partilerde çalışma yürüttü. Aynı zamanda bir neyzen olan Ergün Sönmez, halen eşi ve kızıyla İsviçre’de yaşıyor. Yazarın Almanca ve Türkçe yayınlanmış çok sayıda kitabı bulunuyor.