Yapılan toplantıda KÖM Üyesi Ezra Elbistanlı, KÖM'ün incelemelerde bulunduğu bölgelerde yaşananlara dair hazırladıkları genel raporu okudu. Kürdistan'da 90'lı yılların da ötesine geçilmiş bir durumun yaşandığını belirten Elbistanlı, "Eskiden kanunun bir kılıfı ya da inkar vardı. Şimdi ise sokak ortasında her yerde insanları öldürülüyor ve devlet bunu inkar etmiyor" dedi.
Özellikle çocuklar hedeflendi
Elbistanlı, devlet saldırılarının yaşandığı birçok ilçede tespit edilen hak ihlallerini ve meclisin gözlemlerini şu şekilde aktardı: "Devlet doğrudan sivil halkı hedef aldı. Yaralıların tedavi edilmesi her seferinde engellenerek, ölümlerin artmasına sebep olundu. Keskin nişancılar sivilleri hedef alıyordu. Yerel devlet yetkilileri, kaymakamlar ve savcılar olayların nasıl başladığına ilişkin tatmin edici bilgi vermedi. Hendekler, halkın devletin saldırı hazırlığına karşı güvenlik önlemi olarak kazılmış olduğu aşikar. Saldırılara karşı, kadınlar ve gençler, kendilerini korumak için sokak aralarına astıkları çarşaflarla hayatlarını suikatçılardan ve keskin nişancılardan koruyorlardı. Halkın direnişini kırmak amacıyla çocukların özellikle hedef alındığı görüldü. Gidilen her yerde bütün evler kurşun ve bomba izleriyle doluydu. Dükkanlar yakılmış ve her yer harabeye çevrilmişti. İnsanlar içindeyken yakılan ev sayısı çok fazlaydı. Elektrik, telefon ve internet erişimi yoktu. Kadınlara yönelik saldırılar cinsiyetçi ve teşhir ediciydi."
Açıklamanın ardından Ardahan heyetinde yer alan Ayşe Berktay konuştu. Berktay, Erdexan'ın Golan ilçesine bağlı Gundik köyünden pikniğe giden minibüsün Golan Göle ve Olîlî (Şenkaya) ilçeleri arasındaki piknik alanında taranması sonrası Kamber Morkoç'un yaşamını yitirmesinin ardından olayın Ardahan Valisi tarafından "PKK yaptı" diye lanse edildiğini; fakat ziyaretleri sırasında Morkoç'un ölümünün askerler tarafından açılan ateş sonucu yaşandığı bilgisine ulaştıklarını söyledi.
Sadece ormanlar değil insanlar da ...
Lice heyeti adına konuşan Sakine Esen, Kürdistan'da yaşanan orman yangınlarına dikkat çekerek, Lîcê'de sadece ormanların değil insanların da yakılmak istendiğini söyledi. 120 ayrı noktada yangın çıktığını belirten Esen, bölgede görüştükleri yurttaşların kendilerine "AKP oy çıkmadığı için bizi yok etmek istiyorlar" dediğini aktardı.
Katliamları gizlemek için iletişim bağlantıları kesildi
Farqîn heyetinden Evrim Kurdoğlu, Farqîn'de hayatın felç edildiğini ve tüm yaşamın kuşatmaya alındığını gözlemlediklerini paylaştı. Elektrik ve iletişim araçlarının kesilmesinin katliamın boyutunu saklamak amaçlı olduğunu belirten Kurdoğlu, insanların sağlık haklarını dahi kullanamadığını belirtti.
90'ların tecrübesi erkenden savunmaya itti
Gimgim'a dair bilgi veren Hülya Osmanoğlu ise bölge halkının daha önce 1990'lı yılları yaşadığı için saldırılara karşı çok çabuk savunma refleksi geliştirebildiğini söyledi. Osmanoğlu, kadınlara yönelik cinsiyetçi bir yaklaşımla işkencelerde bulunulduğunu ifade ederek, "Hakikat, erkek devlet zihniyetiydi. Ekin Wan'ın cenazesinin çıplak bir şekilde yerde sürüklenmesi bunun somut örneğidir" dedi.
DİHA/İSTANBUL