
Türk devletinin en önemli savaş unsurlarından biri olan Kayseri Komando Tugayı, önceki gün hedef alındı. Kürdistan’daki savaşta yer aldıktan sonra tekrar Kayseri’ye dönen ve paralı katil (uzman ve özel harekat) olmak için başvuran komandoları taşıyan otobüs bomba yüklü araçla vuruldu. Türk devletine göre eylem sonucu 14 komando öldü, 55’i yaralandı, çoğunun durumu ağır. Henüz 37 çevik kuvvet polisinin öldürüldüğü, 25’inin can çekiştiği eylemin şokunu atlatamayan Türk hükümeti, Kayseri eyleminin ardından iyice afalladı. AKP hükümeti ve Türk Genelkurmayı intikam yeminleri etti. Eylemin ardından 15 kişi gözaltına alındı.
Türk tarafının verdiği bilgilere göre; Kayseri 1. Komando Tugayı’ndan çıkan komandoları almak için önceki gün 2 otobüs kışlaya gitti. Otobüsler saat 08.30’da Komando Tugayı’ndan çıktı. Talas ilçesi Zincidere Mahallesi’nden kent merkezine giden otobüs, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi’ne gitmek isteyen 2 askerin inmesi için saat 08.45’te kampus girişinin 20 metre ilerisindeki otobüs durağında durdu.
Bu sırada otobüsü takip eden fedai eylemci, Kırıkkale (71) plakalı hafif ticari aracı önce duran otobüse çarptı ardından da araca tuzaklanan bombayı patlattı. Patlamada 14 öldü, 55 komando da yaralandı. Yaralılar yakındaki Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi ile çevredeki diğer hastanelere kaldırıldı. Otobüste sıkışan 2 komando da itfaiyenin yardımıyla çıkarıldı.
Patlama sırasında genellikle sol taraftaki ikili koltuklarda oturan veya ayakta duranlar hemen öldü. Türk birimleri, Mehmet Oluk adına sahte nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi çıkan fedai eylemciye yardım ve yataklık ettikleri öne sürülen 15 kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Polis yetkilileri, olay yerindeki asfalttaki tahribattan, bombanın 150-200 kilo dolayında olduğu değerlendirmesi yaptı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından olayın meydana geldiği Talas Bulvarı üzerindeki tahrip olan otobüs durağı ile yolda asfaltla çalışması yapıldıktan sonra, durağa 3 Türk bayrağı asıldı.
Komandoları takip etti
Yine Türk tarafına göre; bomba yüklü araç komandoları taşıyan otobüsü yaklaşık 5 kilometre takip etti, otobüsün durmasıyla eylem yapıldı. Otobüste bulunan komandolardan bazıları da aracın kendilerini takip ettiğini fark etti ve kendi aralarında, “Bu araç bizi takip ediyor, tugaydan çıktığımızdan bu yana arkamızda” diyerek korkularını paylaştı.
Yayın yasağı getirildi
RTÜK, Başbakanlık tarafından eyleme ilişkin yayın yasağı getirildiğini duyurdu.
Daha yeni dönmüşlerdi
Türk medyası komandoların, Hakkâri’deki cepheden dinlenmek amacıyla Kayseri’ye geldiğini yazdı. Tugay’ın Amed, Şırnak, Mardin, Hakkâri gibi merkezlerdeki kentlerin yakılıp yıkılması ve katliamların yapılmasında etkin görev aldığını yazan Türk medyası, Tugay’ın halen hem Kuzey’deki savaşta hem de Rojava’daki işgal harekatında aktif görev yaptığını ekledi.
Ölen komandolardan Abdulsamet Özen’in dayısı Muhammet Küçük, “Hakkari’de görev yaptı, görevi bitti ve birliğine geri döndü. Kayseri’ye 12 gün önce geldi” dedi.
Kaynak: Özel yetiştirme
Türk Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, eylemin ardından yaptığı açıklamada, “Tarz itibarıyla maalesef Beşiktaş‘taki elim hadiseye benziyor, özel yetiştirmeye gayret ettiğimiz komandolarımızı, Hava İndirme Tugayı biliyorsunuz Kayseri, orayı hedef almışlar. Dolayısıyla çok elim, çok üzücü bir havadisle güne başladık’’ dedi.
Paralı katil olma hevesi
Türk medyasının ölen komandoların ardından yaktığı ağıt ve methiyelerin arasında önemli bir bilgi de yer aldı. Buna göre; aslında ‘çarşı izni’ adı altında toplu olarak iki otobüsle götürülen komandolar, profesyonel katil olma süreçlerini takip ediyorlardı.
Örneğin komandolardan 22 yaşındaki Kenan Döngel’in DHA’ya konuşan ailesi, Döngel’in ‘özel harekat’a başvuru işlemleri için çarşı izinine çıktığını aktardı. Babası Sinop, annesi Zonguldaklı olan Döngel’in cenazesinin nerede gömüleceği bile ilk gün kesinleşemedi.
Süleyman ‘bitireceğiz’de takıldı
Türk İçişleri Bakanı Soylu, Kayseri Valiliği kriz merkezinde yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “İçimiz yanıyor. Cumhurbaşkanımızın talimatı nettir, açıktır. Millet ‘idam’ diyorsa gereği yerine getirilir. Bunları bitireceğiz, bitireceğiz ve bitireceğiz. PKK’nın adını kimse ağzına alamayacak bir daha. Yargıya gitmeyeni yargıya götürdük mü? Biz, ‘Devleti tanımıyoruz’ diyenlere devleti tanıttık mı? Bize itimat edin, daha yeni başladık.”
Ekonomi Bakanı epey asabi
Türk ekonomisindeki gidişat karşısında çaresiz kalan Türk Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, İçişleri Bakanı Soylu ile yarıştı. Zeybekçi, “Hesabımız ve intikamımız onların hayallerinin ötesinde olacaktır. Bu hesap sorulacaktır, asla ve asla aman verilmeyecektir. Asla diyalog kurulmayacaktır, asla görüşülmeyecektir. Neye mal olursa olsun, nereye kadar giderse gitsin, nereye kadar uzanırsa uzansın, bunun hesabı mutlaka sorulacaktır, bu hesap görülecektir, bundan herkes emin olsun.”
Yine ‘en son terörist’
Batın Kürdistan ve Kuzey Suriye’deki işgal harekatı için Antep ve Kilis’teki sınır birliklerinde iki günden beri incelemelerde bulunan Türk Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, “Yurt içinde ve yurt dışında teröristle mücadelemiz, en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar artan bir azim ve kararlılıkla sürecektir” dedi.
Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kayseri’de eylemin yapıldığı alanda incelemelerde bulundu.
Saray’da bir zirve daha
Türk Cumhurbaşkanı “Özellikle Suriye ve Irak’taki gelişmelerden, hatta ekonomideki dalgalanmalardan bağımsız olmadığını biliyoruz” diyerek yeniden ‘milli seferberlik’ vurgusu yaptı. Erdoğan, Yıldırım’ı çağırarak onunla 2.5 saat ‘güvenlik zirvesi’ yaptı, ertesi gün de Katar şeyhini Karadeniz’de ağırladı.
ABD’nin desteği oturmuş
Cmhurbaşkanı’ndan bütün bakanlarına, vekillerine kadar bütün türk yetkililer, imayla, üstü örtülü, farklı isimlendirmeler ile ABD ve AB’ye de öfke kusuyor. Erdoğan’ın yukarıdaki açıklaması da bu çerçevedeydi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Noktası virgülüne kadar o bombalı aracın oraya gelişini, geliş dakikasını ve hedef kitlesini anlayan bir anlayış PKK anlayışı değil. Bu olayları bunların yaptığını düşünmek herhalde bizim safdilliğimiz olur. PKK her türlü silaha ulaşabiliyor. Avrupa’nın ve Batı’nın çok yüzlülüğü var” dedi.
‘Ülkelerin bölünmesi için’
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş da ABD ve AB’yi şöyle ima etti: “Bu malzemeler AVM’lerde, çarşamba pazarında satılmıyor. Birtakım ülkelerin silahlı kuvvetlerinin envanterlerinde olan bombaların da olduğu anlaşılıyor. İşin arkasında lojistik destek var, istihbari destek var. Bir siyasi planlama var. İkinci Sykes–Picot Anlaşması devreye sokuldu, ülkelerin bölünmesi planlanıyor. Türkiye’nin buna karşı güçlü durmasına yönelik bir mesaj veriliyor.”






HABER MERKEZİ