Şırnak'ın Uludere (Qileban) İlçesi'ne bağlı Roboskî Köyü'nde Türk savaş uçaklarının gerçekleştirdiği katliamda yaşamını yitiren 34 kişinin aileleri, 62. haftada Şırnak'ın Silopi İlçesi'nde düzenledikleri eylemle adalet arayışlarını sürdürdü. Katliamda yakınlarını kaybeden aileler, Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan Uludere Alt Komisyonu'nun yaklaşık bir yıl aradan sonra Roboskî Katliamı'na ilişkin kamuoyuna açıkladığı raporla ilgili BDP Silopi İlçe binasında basın toplantısı düzenlendi. Açıklamaya BDP PM üyesi Rabia Takas, BDP Silopi İlçe Başkanı Muhsun Kunur, BDP Kadın Meclisi üyeleri, Barış Anneleri de katıldı.

Açıklamaya siyah elbiseleri ile katılan Roboskîli aileler, katliamda yaşamını yitiren çocuklarının fotoğraflarını taşıdı. Roboskîli aileler adına açıklama yapan İbrahim Yaylalı, Silopi'nin failleri belli olan Deniz ve Tanış'ın kaybedilişlerinden bu yana, bilinen failleri ortaya çıkartmak için adalet arayışını sürdürdüğünü belirtti. Roboskî Katliamı'nın Kürtlere yönelik ilk katliam olmadığına dikkat çeken Yaylalı, daha önceki katliamların da aydınlatılmadığını ifade etti.

'Komisyonun hiçbir meşruluğu yok'

Roboskî Katliamı'na ilişkin açıklanan Meclis raporunun ''savaşa devam'' anlamına geldiğini belirten Yaylalı, şöyle dedi: ''Meclis Alt Komisyonu raporunu medya tamamladığını söylüyordu. Alt Komisyonun bizim yüzümüze bakacak durumları olmadığından, Ankara'nın dehlizlerinden kararlarını açıkladılar. Bize ne diyorlar 'koordinasyon hatası, irtibat kopukluğu' ve sonuç olarak 'kasıt yokmuş'. Bizim yüzümüze bakacak durumları olmadığından Ankara'dan herhangi bir suç unsuruna rastlayamadıklarını açıklıyorlar. Yani açıkça savaşa devam diyorlar" dedi.


'Failler yoksa barış da yok'

Komisyonun vardığı yargının "yok hükmünde" olduğunu ve komisyonun hiçbir meşruluğu kalmadığını belirten Yaylalı, "Bizim yaşadığımız katliam nasıl yaşamak istediğimizi de test edecek özelliğe sahiptir. Yaşadığımız katliamın Ankara'nın soğuk dehlizlerinde kaybolması demek savaşın devam edip gitmesi demektir'' şeklinde konuştu. Yaylalı, barış yanlılarına da şöyle seslendi: ''Şimdi nasıl yaşamak istediğimizin karar aşamasıdır. Eğer savaşlar ve yeni katliamlar istemiyorsak, komisyonun, bu iradenin kararını her yerde anlatıp deşifre edin, bu kararı kabul etmeyin, bizi yalnız bırakmayın, barışı savunmasız bırakmayın, savcının mahkemelerin ve yürütmenin, bu komisyonun kararını izlemesini önleyelim. Şimdi savaşın arasına girme zamanı. Yaşadığımız katliamın failleri yoksa barış da yok diyoruz."

Katiller aklanmaya çalışılıyor

Katliamda 11 yakınını yitiren Ferhat Encü raporun skandal olduğunu belirterek, devletin aklanmak istendiğini belirtti. ANF'ye konuşan Ferhat Encü, devletin daha önceki tutumu nedeniyle rapora şaşırmadığını belirterek, “Bu kadar vicdansız davranılamaz” dedi. Katliamın gerçekleştiği andan bu yana Türk Başbakan Erdoğan ve bakanlarının katliamı meşru kılmaya çalıştıklarını ifade eden Encü, “Yaptıkları açıklamalara bakıldığında katilleri aklamaya yönelik bir rapor olduğu ortada. Ve bu kadar açık, net gerçekleştirilmiş bir katliamın koordinasyon hatası denilerek meşrulaştırmak istenmesi kabul edilemez. Bir kasıt vardır ve katiller bellidir” diye kaydetti. Encü, “Vur emrini kim verdi? Hedef tayinini kim yaptı?” sorularına yanıt vermeyen skandal raporun çöpe atılacak bir rapor olarak değerlendirdi. Ferhat Encü, “Devlet kendini aklamaya çalışıyor. Ve bunu da Meclis yolu ile yapmaya çalışıyor. Bu tutum kabul edilemez, biz Roboskî aileleri buna gereken en sert tepkiyi vereceğiz” dedi ve kamuoyunun konuya sessiz kalmaması gerektiğini belirtti.

DİHA/ŞIRNAK