Komplodan 23 yıl sonra

Meral ÇİÇEK yazdı —

15 Şubat 2022 Salı - 23:30

  • Bir NATO konsepti olan İmralı işkence ve esaret sistemini parçalama mücadelesi de artık evrensel düzeyde yürütülen bir direniştir.

‘Abdullah Öcalan’ın siyasal düşüncesi’, ‘Cinsler arası eşitlik ve radikal demokrasi’, ‘Küresel toplumsal teori’, ‘PKK bir kadın partisi mi’, ‘Öcalan için özgürlük şiirleri’…

Arama motoruna İngilizce ‘Öcalan’a özgürlük’ yazınca çıkan sonuçlardan bazılarının başlığı böyle. Önder Apo’nun özgürlüğü için Birleşik Krallıkta sürdürülen kampanya, uluslararası dayanışma eylemleri, dünyanın farklı bölgelerinden aydınların Öcalan üzerine yazdığı kitapların tanıtımı, kendi savunmalarının İngilizce çevirileri, Rojava devrimi, kadın özgürlük mücadelesi, yeni paradigma, Demokratik Konfederalizm ve Kürt sorunu. Çıkan diğer sonuçların konuları böyle.

Peki bu başlıklar bize neyi anlatıyor?

Küresel hegemon güçler, özgür Kürt çizgisini tasfiye etmek amacıyla özellikle 90’lı yıllarda ‘PKK’ye evet, Apo’ya hayır’ şeklinde ince bir siyaset gütmeye başladı. Önder Apo’yu doğrudan hedef alan bu sistematik algı operasyonunun amacı, başta Ortadoğu ve Avrupa olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde giderek daha yoğun destek sağlayan PKK önderliğindeki Kürdistan Özgürlük Hareketini kriminalize edip yalnızlaştırmaktı. Bunun için öncelikle hareketin Önderinin halklar nezdindeki imajı sarsılmalıydı, son derece negatif bir algı oluşturulmalıydı, deyim yerindeyse ‘şeytanlaştırılmalıydı’. Bu şekilde komploya karşı tepkilerin önünün alınması da öngörülüyordu.

‘PKK’ye evet, Apo’ya hayır’ şeklindeki ideolojik manipülasyon günümüzde ‘PKK ve Apo’ya hayır, yarattığı gelişmelere evet’ biçiminde genişletilmiştir. Oysa Önder Apo demek PKK demektir, PKK demek Kürt halkı demektir. Sistemin bu söylemi geliştirmesindeki amacı, 'evet' dediğini 'hayır' dediğinin tasfiyesi için kullanıp, ardından onu da yok etmektir. Söylem bu yönüyle aslında en güçlü halkadan başlayan Kürt soykırım politikasının formülünü oluşturuyor.

15 Şubat Uluslararası Komplosu bu anlamda Önder Apo şahsında PKK’yi, PKK şahsında Özgür Kürt çizgisi, Özgür Kürt çizgisi şahsında da bir bütünen Kürtlüğü ortadan kaldırmayı amaçlıyordu.

1999’dan bu yana geliştirilen komplo güncellemelerinin tümü de aynı hedef çerçevesinde devreye konuldu. Bunlardan biri olan Şengal’e yönelik 9 Ekim 2020 anlaşmasının tarihi bile Uluslararası Komplo’nun başlangıç gününe denk getirildi.

Peki, 15 Şubat’ın 23. yıldönümünde, küresel kapitalist hegemonya güçlerinin Önder Apo’ya yönelik eşi benzeri görülmemiş karalama-tecrit politikaları, algı operasyonları ve özel savaş saldırılarına rağmen bugünkü durum nedir?

Önder Apo’nun özgürlüğü için yapılan eylemlerde dahi posterinin kaldırılmasının yasaklanması, sanal medyada fotoğrafı paylaşılması yasak; tek yaşayan insanın Önder Apo olması, paylaşılması durumunda ise hesabın kökten kapattırılması gibi adi yöntemlerle geçen 23 yılda neyi elde etmeyi başardılar?

Önder Apo, komplodan 23 yıl sonra salt Kürt Halk Önderi olmayıp, Kürdistan sınırlarının ötesinde de her zamankinden daha çok sevilen, saygı gören, sahiplenen ve özgürlüğü için mücadele edilen Demokratik Konfederalizm Önderidir.

Yukarıda sıralanan başlıklar Önder Apo’nun halklar için neyi simgelediği, nasıl bir anlama sahip olduğunu çok somut ortaya koyuyor.

Abdullah Öcalan, İmralı sistemindeki eşi benzeri olmayan tecrit koşullarına rağmen önder kişiliği, direnişi ve paradigmasıyla bütün yüksek duvarları, tel örgüleri, denizleri aşıp Hindistan’ın mega kentlerinden Bolivya’nın ormanlarına, Afrika’nın steplerinden New York’un meydanlarına, Berlin’in sokaklarından Lübnan’ın mahallelerine kadar sayısız insana dokundu, dokunmaya devam ediyor.

O yüzden de yüreği özgürlük için çarpan, öz iradesiyle demokratik bir sistemde yaşamak isteyen başta kadınlar olmak üzere halklar ve hareketler bugün ‘Öcalan’a özgürlük’ mücadelesinin bir parçası.

Bir NATO konsepti olan İmralı işkence ve esaret sistemini parçalama mücadelesi de artık evrensel düzeyde yürütülen bir direniştir. Bunu doğuran ise en çok da Önder Apo’nun İmralı’da yükselttiği direniş çizgisidir. İmralı sistemini paramparça edecek olan bu çizgidir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.