
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, bu yılları Kürt halkının onur yıllarına dönüştürmeyi bilmiştir. Kürt halkı böyle bir Önderliğe sahip olmakla hiçbir halka ve ulusa nasip olmayacak bir Önderlik ve halk bütünleşmesini yaşamıştır. Artık Kürt halkı kadar Önderlerinin anlamını bilen, önderliğiyle bütünleşmenin ne anlama geldiğini bilen başka bir halk yoktur. Bu nedenle her vesileyle “Bê Serok jîyan na be!” (Önderliksiz yaşam olmaz) demektedirler. “Önderliksiz asla!” demektedirler. Kürt halkının önderlerine bu bağlılığı, kendi özgürlüğüne tutkunluğunu ve bağlılığını ortaya koymaktadır.
Bir ‘musibet bin nasihatten yeğdir’ özdeyişi gibi Kürt halkı 1998 yılında gerçekleşen ve 15 Şubat 1999’da Önderliğin esaretiyle sonuçlanan uluslararası komplodan çok şey öğrendi. Uluslararası komplonun bilincine varmak Kürt halkını dünyanın en politik ve en bilinçli halkı haline getirdi. Bu komployu anlayan hiçbir Kürt yenilgiye uğratılamaz; aldatılamaz. Komplonun bilinci kesinlikle başarının bilincidir. Komplonun bilincine varıldığında Kürtlerin ve Kürdistan’ın özgürlüğü kesinleşecektir.
Yenilgisizliğin iksiri
Komplonun bilinci Kürt tarihinin bilincidir; Kürdistan ve Ortadoğu’nun bilincidir. Kürtler üzerinde uygulanan kültürel soykırımın bilincidir. Emperyalizmin, kapitalist modernitenin Ortadoğu halklarına nasıl bir tuzak kurduğunun bilincidir. Kapitalist modernist devletlerin nasıl bir karaktere sahip olduğunun bilincidir. Kürtler açısından dost ve düşman kavramlarının ne anlama geldiğinin bilincidir. Dünya ve Ortadoğu’da çıkarcı güçlerin nasıl bir siyaset izlediğinin bilincidir. Kürt işbirlikçiliğinin Kürtler açısından nasıl bir tehlikeli gaflet ve ihanet anlamına geldiğinin bilincidir. Kürtlerin nasıl kaybedeceği ve nasıl kazanacağının çok boyutlu öğrenildiği büyük bir öğreticidir. Özcesi komplonun bilince çıkarılmasının Kürtlere neler kazandıracağı amiyane deyimle anlatmakla bitmez. Komplonun bilincine varmak Kürtler açısından yenilgisizliğin iksirini içmektir. PKK o günden bugüne zayıflama yerine daha fazla güçlenmişse bunun nedeni komplonun kısmen de olsa bilincine varılmasıdır.
Komployu tam ve gerçek anlamda bilince çıkaran ise bizzat komploya muhatap olan PKK Önderliğidir. Bu bilinci her gün daha fazla derinleştirerek Kürtleri sadece yenilgisizliğin iksirinden yararlandırmamakta, özgür ve demokratik yaşamın da iksirini içirmektedir. Bu açıdan bu Önderliğin yaşamı komploya karşı duruşu ve düşünceleri her gün ve her gün Kürtleri eğitmektedir. Tarihte hiçbir Önderlik kendi halkına bu düzeyde öğretmenlik yapmamıştır. Bu Önderlik, “Ben mezara girsem de rolümü oynarım” diyerek bu gerçekliği ifade etmektedir.
Direnme gücü yarattılar
Eğer uluslararası komploya karşı direnilmeseydi bu Önderlik, bu hareket ayakta kalamazdı. Bugün Kürtler tarihlerinin en umutlu değil, en karanlık dönemlerini yaşarlardı. Bu açıdan komploya karşı mücadele Kürt halkının var olma yok olma mücadelesi olmuştur. PKK’nin mücadelesini bir var olma mücadelesi olarak anlamlı kılmıştır. Komploya karşı başarılı bir mücadele yürütülmeseydi bu Önderliğin ve PKK’nin verdiği var olma mücadelesi onurlu, ama başarısız bir deneyim olarak tarihe geçecekti. Bu açıdan komploya karşı mücadelenin ne anlama geldiği iyi bilinmelidir. Kuşkusuz bu mücadele de komployu çok boyutlu bilince çıkarmakla verilmiştir.
Bu komplonun ne kadar büyük tehlike olduğunu bize ilk önce “Güneşimizi Karartamazsınız” direniş kampanyasıyla şehitlerimiz ve gazilerimiz göstermiştir. Komploya karşı ateş çemberi kurmaları daha sonraki direnişin ve komplonun boşa çıkarılmasında belirleyici rol oynamıştır. Komplonun dayanılmaz ağırlığı altında temel moral değerler olarak komploya karşı direnme gücünü yaratmışlardır. Kürt Halk Önderinin komployu boşa çıkaran destansı direnişinin en önemli moral gücü de bu direniş olmuştur. Bu açıdan Kürtler bu direnişin şehitlerine çok şey borçludur. Heykeli dikilecek insanlar derler ya, bu tam da bu direnişi gerçekleştirenler için söylenmiş söz gibidir. Bu direniş çemberinin tek tek direnişçilerinin hepsinin duyguları birer destan olarak yazılacak düzeydedir. Duyguların yüceliği, kutsallığı bu direniş kahramanlarında somutlaşmıştır. Moskova merkezinde kendini yakan büyük kahramanlarımızın görüntülerini kim unutabilir? O andaki duygu yüceliği karşısında kim sarsılmaz? “Güneşimizi Karartamazsınız” şehitlerini bir daha minnetle anıyoruz.
Önder Apo onların, tüm devrim şehitlerinin ve insanlık tarihindeki tüm büyük insanların anılarına bağlı kalmak ve onların anılarını yaşatmak için İmralı’daki büyük duruşu ve direnişi göstermektedir. Tarihin büyük insanlarına duyduğu sorumluluğun gereği ve büyük bir ciddiyetle İmralı’daki yaşamını anlamlandırmakta, nefes alıp vermekte ve her saniyesini sadece Kürtlerin değil, tüm insanlığın özgür ve demokratik yaşamı için yaşamaktadır. Bu Önderliğin savunmalarında ve yaptığı görüşme tutanaklarında bu ruhu ve bu duyguları görmek mümkündür. Yazdıklarıyla duygu ve düşüncelerini iç içe verebilen nadir insanlardan biri de bu Önderliktir. Bu açıdan öğreticiliği ve etkisi bin yıllarca sürecektir.
Suriye cezasını çekiyor
Uluslararası komplonun işbirlikçileri bir bir tarih sahnesinden çekilirken, PKK komploya karşı direnişiyle ayakta kalmış, sadece Kürdistan ve Türkiye’de değil, Ortadoğu’da siyaseti etkileyen, hatta belirleyen bir güce ulaşmıştır. Bugün Kürdistan’ın dört parçasında ve Türkiye’de PKK’nin etkisi ve gücü herkes tarafından kabul ve takdir edilmektedir. Suriye uluslararası komploya teslim olarak kendini kurtarmak isterken, bugün geldiği nokta ortadadır. Suriye bu komploya teslim olmasının ve PKK’ye karşı Türkiye ile kirli işbirliği yapmasının cezasını çekmektedir. Komploculuk gericiliktir, komploculuk özgürlük ve demokrasi düşmanlığıdır. Komploculuk halkların kardeşliğine karşıtlıktır. Komplocularla birlikte olmak kapitalist modernitenin Ortadoğu’ya kurduğu tuzağa işbirlikçilik yapmaktır. Böyle bir gericiliğin de Ortadoğu halkları karşısında ayakta kalamayacağı açıktır. Nitekim ayakta kalamamaktadırlar.
Günümüzde uluslararası komployla işbirliği kuran tüm ülkeler, siyasi güçler ve liderler tarihin en trajik sonlarıyla karşılaşmaktadırlar. Komploculuk en başta da Türkiye’ye hayır getirmemiştir. Komploculukla Türkiye’de gericilik şahlanmıştır. Türkiye o kadar gericileşmiştir ki, sonunda kendi kendini yiyen canavara dönüşmüştür. Komplo döneminin gericiliğine bulaşan hiçbir parti ve siyasi güç ayakta kalamamıştır. AKP bu gericilikten, çürümeden ve boşluktan yararlanarak başka bir gerici ve hegemonik bir düzen kurmaya yönelmiştir. Türkiye şimdi yeni bir çürüme dönemini yaşamaktadır. Komployu başka bir biçimde sürdürmek isteyen AKP’nin çürüme ve çöküş yaşaması kaçınılmazdır. Zaten böyle bir sürece girmiş bulunmaktadır.
AKP’nin oyunları da bozulacak
Kürtler üzerinde kültürel soykırımcı sömürgecilik ancak ahlaksızlık ve çürüme yaratan politika ve tutumlarla sürdürülebilir. AKP’nin Kürtler üzerinde yürütülen psikolojik savaşı, kirli özel savaşı inceltmesi aslında çürümede derinliği ifade etmektedir. Bu açıdan böyle ince kirli bir politika izleyen bir siyasi güç ayakta kalamaz. Kürtler büyük bir özgürlük bilincine sahip olduğu gibi, Türkiye toplumu da Kürtler üzerinde uygulanan kirli politikanın ağır yükünü kaldırmak istemiyor.
Türkiye’de gericiliği derinleştirip örgütleyerek Kürtler üzerinde kültürel soykırımcı sömürgeciliği sürdürmek ne kadar ince yöntemlerle yapılırsa yapılsın dikiş tutmayacaktır. Gericilik ve çürüme ortamından yararlanarak kendini güç yapanlar yararlandıkları ortamın akıbetinden kurtulamazlar. Gericiliğe ve çürümeye karşı başta Kürtler olmak üzere halkların özgürlük ve demokrasi mücadelesinin yanında olsalardı ya da bu mücadeleye doğru yaklaşsalardı tabii ki durum farklı olurdu. Ama AKP’nin özgürlük ve demokrasi anlayışı sadece kendi hegemonyasını kurma özgürlüğüdür, kendi hegemonyasını kurma fırsatı bulmasıdır.
Komplo 16. Yılına girerken Tayyip Erdoğan Kürt Halk Önderi İmralı’dan çıkamaz diyorsa, hala Kürtler üzerinde kültürel soykırımı yeni koşullarda sürdürmek istiyorsa bu komploya karşı mücadelenin AKP’ye karşı da sürdürüleceği, AKP’nin akıbetinin de öncekilere benzetileceği anlamına gelmektedir.
AKP Güney Kürdistanlı güçlerle, çeşitli bölgesel ve uluslararası güçlerle birlik olurum ve komployu yeni koşullarda sürdürürüm diyorsa bu büyük bir yanılgıdır. Olmayacak duaya amin demektir. Öncekilerin sonuca götüremediği komployu AKP hiç başaramaz. Komplo ve kültürel soykırım Türkiye dünyaya peşkeş çekilerek sürdürülüyordu. Türkiye artık kendini dünyaya eskisi gibi pahalıya satamaz. 20.yüzyıl dengeleri yıkılmıştır. Soğuk savaş dönemi son bulmuştur. Kürtler Ortadoğu’da önemli güç haline gelmişlerdir. AKP’nin oyunlarını bozacak güce ulaşmışlardır. Türkiye uluslararası komployla yularını tümden dış güçlere kaptırmıştır. AKP Hükümeti zamanında da bu yular sağlam kazığa bağlanmıştır. Kürtler de Ortadoğu’nun yükselen siyasi gücü haline gelince Türk devletinin kültürel soykırımcı sömürgeci politikasını sürdürmenin imkanları çok azalmıştır. Türkiye ya Kürtlerle demokrasi temelinde kardeşlik içinde yeni bir yola girecektir ya da bizzat kendisi uluslararası komplonun çemberinde debelenen bir güç olarak bir türlü iflah olmayacaktır.
Giap büyük ilham kaynağı
Vietnam ulusal kurtuluş savaşının ve dünyada yürütülen gerilla direnişinin büyük komutanı Giap’ın ölümünü büyük bir üzüntüyle duymuş bulunuyoruz. Gerillacılığa büyük bir itibar kazandıran, düşmanın gücü ne olursa olsun gerilla tarzıyla başarının mümkün olduğunu gösteren bu büyük komutan Kürdistan’da yürütülen gerillacılığa da büyük bir ilham olmuştur. Gerillanın kendi özgücüne güvenmesini ve gerilla tarzının mutlaka kazanacağı inancıyla hareket etmesini sağlayan en temel değerlerden biri bu büyük gerilla komutanıdır. Onun az imkanla dünyanın en büyük gücüne karşı savaşarak zafer kazanmasıdır. O, gerillacılığın ölümsüz komutanıdır.
Giap Kürdistan gerillasının da ölümsüz komutanıdır. Ondan gerillacılığı ve gerillaya güveni öğrendik. Onun gerilla tarzıyla tarihin en büyük ordusuna ve teknik gücüne karşı başarının moralini yaşadık. 1960’lı ve 70’li yıllarda devrimciler bu büyük komutanın ve onun gerillalarının yürüttüğü mücadeleyle yaşardı. Sanki bu mücadelenin içindeymiş gibi ve yanındaymış gibi bir duyguyla bu mücadelenin parçası olunurdu. Apoculuğun mayasında Vietnam ulusal kurtuluşçuluğunun bu büyük direnişçi karakteriyle Türkiye devrimci hareketinin onurlu militan duruşunun büyük etkisi vardır. Bu ikisinin birleşik etkisi ve Önder Apo’nun verdiği ruh bugünkü PKK militanlığının ve gerilla fedailiğinin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu vesileyle Giap’ı minnet ve saygıyla anıyoruz; onun yarattığı gerilla kültürünün Kürdistan’da da zaferi kesinleştireceğine inancımızı bir daha vurguluyoruz.
MUSTAFA KARASU