Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik olarak 15 Şubat 1999 tarihinde gerçekleşen uluslararası komplonun 21. yılında Yunanistan’da yaşayan Kürt gençleri Lavrion kasabasında Atina merkeze 3 günlük bir yürüyüş düzenledi. Yürüyüş Tewgera Ciwanên Şoreşger (Devrimci Gençlik Hareketi) öncülüğünde “ÖNDER ÖCALAN’A ÖZGÜRLÜK KÜRDİSTAN’A STATÜ” şiarıyla düzenlendi. Biz Lavrion kasabasında yürüyüşe dahil olduk. Lavrion’un, Kürt Özgürlük Mücadelesi açısında önemli yeri vardır. Burada bulunan iki kampta yaşayan Kürtler, gençleri Lavrion’un çıkışına kadar uğurladı. Toplamda 70 genç yürüyüşte yer alıyordu. Basın ve diğer görevlilerle sayı 80 olmuştu.
Gençler ellerinde bayrak ve posterler, üzerlerinde “ÖCALAN’IN” resmi olan önlük giymişlerdi. İlk gün toplam 26 kilometre yol yüründü. Yolda şarkılar ve marşlar gençlerin ağzında eksik olmadı. Her molanın vazgeçilmezi mutlaka çekilen halaylardı. Yürüyüş kolunda her yaşta insan vardı. Eylemcilerin coşkusu güzel bir sinerji yaratıyordu. O kadar yolu yürümek kolay değildir. Akşam güneş batarken Markopolo kasabasına vardık. Gençlerin burada konakladığı spor salonunda kasabanın yerel takımının antremanı vardı. Eylemciler yorgun olmasına rağmen takımın voleybol antremanını izlediler. Hem yerel belediyenin hazırlamış olduğu yemekler hem de Lavrion’daki kampta yaşayanların yollamış olduğu yemekler yenildi. Gençler her akşam günün değerlendirmesini yapıyorlardı ve ardından geç saatlere kadar şarkı söylüyordu.
Gençler bunca yolu kapatarak yürümelerine rağmen gelip geçen araçlar tepki göstermiyorlardı. Bazı araç sürücüleri gençleri, kornalar ve zafer işaretiyle destekliyorlardı. İçinde geçilen kasabalarda insanlar alkışlarla gençlere desteklerini ifade ediyorlardı. Hazırlanan Yunanca bildiriler her yerde dağıtıldı. Gençlerin iki gece konakladığı kasabaların belediyelerine ait spor salonu ya da kültür merkezleri oldu. Yerel yöneticilerin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a saygıları yolladıkları mesajlarda kendini gösteriyordu. Sabah Markopolo kasabasında kahve almaya gittiğimiz dükkanda karşılaştığımız polis bile “sizi kutluyorum” dedi.
Yürüyüşün üçüncü günü Peaniya kasabasında başladı. Yürüyüş ile birlikte yağmurda yağmaya başladı. Yağmura rağmen gençlerin yürüyüşü Atina’ya kadar devam etti. Atina caddelerinde Kürt geçleri ellerinde Abdullah Öcalan ve PKK bayrakları ile sloganlarla Amerika Başkonsolosluğu önünden geçerek Akademia meydanına geldi. Meydanda çok sayıda Kürt ve Kürt dostu, gençleri alkış ve sloganlarla karşıladı. Bir süre burada dinlenen gençler meydandaki kitle ile beraber yürüyerek Yunan Meclisi’nin önüne geldi. Gençler hazırladıkları Yunanca dosyayı Meclis’te bulunan parti gruplarına verilmek üzere Meclis’e teslim ettiler.
Yürüyüşçülerin son durağı Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği oldu. Elçiliğe kadar yürüyüş düzenleyen gençler burada yaptıkları basın açıklamasıyla “15 Şubat komplosunu kınadıklarını 21 yıldır ağır tecrit altında olan önderleri bir an önce sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlamasını” istediklerini belittiler. Büyükelçiliğin olduğu sokak polis araçlarıyla tamamen kapatılmıştı. Tewgera Ciwanên Şoreşger’in düzenlediği yürüyüşe başından beri MLKP’li gençler de destek verdi. Kortej Atina’ya girdiğinde Yunanlı Kürt dostları ve Kürdistanlılar gençleri karşılamaya gelmişlerdi. Ve sloganlarla coşkulu bir karşılama oldu.
21 yılı geride bırakan Uluslararası Komplo, Kürtler tarafında her zaman kınandı. Yürüyüşe katılan bir annenin sözleri oldukça anlamlıydı. “Serok ê min heya wî canî min da piçik ruh binime ez ê tekoşina te bidominim. Bê Serok Jiyan Nabê” işte Kürtlerin ruh halini yansıtan en yalın sözler böyleydi.