- Polisin “Bomba", kendisinin "Sigara", ismini açıklayan gizli tanığın ise “Komplo” dediği çuval nedeniyle Kürt yazar Mehmet Serhat Polatsoy hakkında açılan davada, müebbet ve 96 yıl hapis cezası istendi.
EMRULLAH ACAR/MA/URFA
Urfa'nın Suruç ilçesine bağlı Şevran (Yolcular) Mahallesi yolunda 30 Nisan 2013'te bulunduğu iddia edilen “Bomba çuvalı" nedeniyle hakkında Urfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan 8 yıllık davada Kürt yazar ve gazeteci Mehmet Serhat Polatsoy için müebbet ve 96 yıl hapis cezası istendi.
Polatsoy, yer altından çıkarıldığı iddia edilen “Bomba çuvalı” ve gizli tanık beyanları gerekçesi ile 28 Mayıs 2013'te “örgüt üyesi olmak” ve “patlayıcı madde bulundurmak ve örgüte mühimmat sağlamak” iddiaları ile 5 kişi ile birlikte gözaltına alınıp tutuklandı. Daha sonra açılan dava kapsamında görülen duruşmalarda 6 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Polatsoy’un da içinde bulunduğu 6 kişinin yargılandığı dosyasının Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamesinde, “Bu operasyon Türkiye'de bir ilk olup Urfa TEM'e ithaf olunur” deniliyor. Polatsoy, tutuklu bulunduğu süre zarfından dönemin savcı ve emniyet yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunsa da herhangi bir gelişme olmadı. İddianamede, biri hala bulunamayan toplam üç kişinin Polatsoy'un üzerine ifade verdiği belirtiliyor. Polatsoy'a “sigara kartonları olarak” bildiği çuvalları teslim eden kaçakçının izine ise her ne kadar iddianamede “Çuvallar alındığı andan itibaren hem teknik hem de fiziki takip başlamıştır” denilmesine rağmen rastlanılamadı. İddianamede, “Abuzer” kod isimli tanık olarak Polatsoy hakkında ifade veren, davanın Urfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmasında gerçek kimliğini açıklayan A.O., “Bu ifadeler bana ait değil, polislerin uydurmasıdır. Beni tehdit ettiler, önüme imzalamam için kağıtlar bıraktılar. Benim ağzımdan söylenenler doğru değildir” diyerek olayın Polatsoy'un üzerine yıkılmak istendiğini, psikolojik sorunlar yaşadığını belirterek, "Komplo" dedi.
Savcı dikkate almadı
Urfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde mütalaanın okunduğu 3 Mart 2022 tarihli 31.duruşmasında, dosya savcısı davanın ilk duruşmasında “baskı altında” ifade verdiğini belirten “Abuzer” kod isimli A.O.’nun kolluktaki ifadelerini göz önünde bulundurarak, Polatsoy hakkında TCK 302 (Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma), “Örgüt üyesi olma”, “Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma” ve “Örgüt propagandası yapma” iddialarıyla müebbet ve 96 yıl hapis cezası talep etti. Mahkeme, duruşmayı sanık ve avukatlarının savcının mütalaasına karşı savunma yapmaları için 17 Mayıs 2022'ye erteledi.
Sigara kaçakçılığı
Suruç’un 2013'te “sınır ticareti yapılan bir ilçe” olduğunu dile getiren Polatsoy, “sigara kaçakçılığı”nın yaygın olduğunu ve maddi sıkıntılar nedeniyle kendisinin de bu işi yapmaya karar verdiğini kaydetti. İşi bir kaçakçının teklif ettiğini belirten Polatsoy, “Belirli gün ve saatte kaçakçının bana verdiği telefona gelen mesaj ile Suruç’un Gûgik (Göleç) kırsal mahallesine gittim. 3 çuval içindeki içki ve sigaraları teslim aldım ve bir akrabamın boş olan evine bıraktım. 10 gün sonra iki üniversite öğrencisine satmak için çuvalları almaya gittik ve açtığımızda sigara yerine sarı bal kutuları içinde cam macunu ve birkaç tel gördük. Sigara çıkmadığında kaçakçıyı bulmak için Suruç merkeze gittim. Suruç meydanında polislerin ağabeyimi gözaltına aldıklarını gördüm, ne olduğunu öğrenmek için yaklaştığımda biri ‘bunu da alın’ dedi ve gözaltına alındım” diye konuştu.
'Gülen Cemaatinin Kirli Planları'
Suruç ilçe merkezi meydanında gözaltına alınmalarına rağmen medyada “Suruç’ta 2 terörist bir köyde bomba çuvalları ile yakalandı” diye haber yapıldığını anımsatan Polatsoy, devamında tutuklandıklarını ve neyle suçlandıklarını iki ay sonra hazırlanan iddianameden öğrendiklerini kaydetti. İddianameye konu olan “Suçlar” arasında kendisinin kaleme aldığı “Gülen Cemaatinin Kirli Planları" başlıklı araştırma yazısının da olduğuna işaret eden Polatsoy, yazının delil olarak sunulmasının o yıllarda kendisini düşündürdüğünü belirtti. O dönem “Gülen Cemaati” ile ilgili birçok yazı yazdığını söyleyen Polatsoy, “2013 yılı ‘Çözüm Süreci’nin başlangıç yılıydı. Sürecin başlangıcında, bozguna uğratmak için birçok benzer olay yaşandı. Bunları bir araya getirdiğimizde bir komplonun içine girdiğimizi anlamıştım. Sigara olarak aldığım çuvalların içinde ‘bomba’ olduğunu iddia ediyorlar ama içinde cam macunu çıktı” dedi.
Evet, hala bir ilk
İddianamede “Operasyonun Türkiye’de bir ilk olduğu” ibaresine atıf yapan Polatsoy, “Bu operasyon hala Türkiye’de bir ilk ve ben 8 yıldır yargılanıyorum. Hakkımda birçok kez benzer durumlardan düzmece işlem yapıldı. ‘1 Kasım seçimlerini kana bulama’ gerekçesi ile gözaltına alındım. Ankara patlaması ile ilgili atmadığım bir sanal medya mesajını ben attığım iddiası ile gözaltına alındım. Defalarca yazdığım yazılar nedeniyle gözaltına alındım. Ortada somut bir delil yok, kurgu var. Bomba yok ortada ama Zaman Gazetesi ‘Ankara’yı kana bulayacaklardı’ diye bir gün sonra manşet attı. Bir ‘komplo’ var, ‘Çözüm Sürecine’ karşı bir arayıştı. Ben bir köşe yazarıyım ve adalet istiyorum. Hakikat mücadelesi veriyorum ve korkmuyorum” şeklinde konuştu.