PKK Yürütme Komitesi, Öcalan’a yönelik 9 Ekim 1998 komplosunun yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, komplonun 14. yıldönümünde “özgürlük ve demokrasi mücadelesini yükseltmeye” çağırdı.
PKK'nin resmi web sayfasında yayınlanan açıklamada, Öcalan'ın Suriye’den ayrılmasıyla 15 Şubat komplosunun startının verildiği hatırlatıldı. Öcalan'ı esaret altına alıp Kürdistan Özgürlük Hareketi'ni de tasfiye etmeyi hedefleyen komplonun uluslararası boyutuna dikkat çekilen açıklamada, görev dağılımı şöyle özetlendi: Planlaması İngiltere, pratik uygulaması ABD, istihbarat desteği İsrail tarafından yerine getirilmiştir. Yunan devleti tuzağa çekme, Rusya da ekonomik karşılıkla ülkeden çıkarmıştır. Türkiye’nin rolü gardiyanlık yapmaktan öteye gitmemektedir.

Öcalan şahsında PKK

Komplonun temelinde emperyalist güçlerin bölgesel planları bulunduğunu, çünkü özgürlük ideolojisi ve mücadelesinin, bölgenin yeniden dizaynında engel olarak görüldüğünü vurgulayan PKK Yürütme Komitesi, bu mücadelenin beyni olan Öcalan'ın esir alınarak sonuca gidilmek istendiğini, İmralı sisteminin de aynı güçlerce oluşturduğunu kaydetti.

Hesapları tutmadı

Ancak komplocuların hiçbir hesabının tutmadığının altını çizen PKK Yürütme Konseyi, Öcalan'ın İmralı sürecini büyük bir ideolojik-politik çıkışla aştığını, Kürdistan Özgürlük Hareketi'nin yeniden yapılanarak Ortadoğu'nun en etkili siyasi gücü haline geldiğini ifade etti.
Komplonun 14. yıldönümünü yaşadığımız bugünlerde Ortadoğu ve Kürdistan’da tarihsel gelişmeler yaşandığına dikkat çeken PKK Yürütme Konseyi, şöyle özetledi: "Küresel hegemonik güçler Ortadoğu’yu yeniden dizayn etme konseptine hız vererek sonuç almak istiyor. Bu istem, sistem ve bölgedeki işbirlikçilerinin yaşadığı krizi her geçen gün daha da derinleşmektedir. Buna karşılık Kürdistan halkı tarihi adımlar atmaktadır. Batı Kürdistan, demokratik özerk örgütlülüğünü oluşturuyor. Kuzey'de gerilla destansı bir direnişle devrimci halk savaşını yükseltiyor. Türk devleti, çaresiz ve çözümsüz."

Komplonun yeni hali

Öcalan üzerinde 14 aydır devam eden ağır tecrit uygulamasının, komplonun derinleştirilip işkenceye çevrilmiş hali olduğuna işaret eden PKK Yürütme Konseyi, bu tehdit ve şantajla iletişimi keserek perspektifsiz bırak politikasına karşılık verildiğini kaydetti. Devrimci operasyonlarla Türk ordusuna büyük darbeler vurulup alan denetimleri sağlandığını belirten PKK Yürütme Konseyi, gerilladan tutsaklara kadar tüm dinamiklerin halkla birlikte Öcalan'a siper olduğunu kaydetti.

Özgürlüğün temel şartı
"Rêber Apo üzerindeki komployu boşa çıkarmak halkımızın özgürlüğünün temel şartıdır" denilen PKK Yürütme Konseyi açıklamasında, "Gerillanın dağlarda yükselttiği devrimci operasyonları halkımız öz savunma ilkesi temelinde yükselteceği direniş ve eylemlerle tamamlamalıdır. Gerilla ve halkın eylemlerinin yaratacağı ortak irade komplocu güçleri kahredecek ve kendilerini tarihin çöp sepetine atacaktır" denildi.

PAJK: Önderlikle özgürlük

Kürdistan Kadın Özgürlük Partisi (PAJK) Koordinasyonu da yaptığı açıklamada, komplocu güçlerin hala işbaşında olduklarına dikkat çekti. Sistemin, Kürdistan Özgürlük Hareketi'ni ideolojik, siyasal, toplumsal, örgütsel ve askeri olarak yok etme saldırılarını hatırlatan PAJK Koordinasyonu, "Bu topyekun saldırıya karşı, kin, öfke ve mücadelemizi her gün daha da büyütmeyi tarihimizin ve halkımızın onurlu evlatları olmanın gereği görüyoruz" dedi.
Kürdistan Özgürlük Hareketi'nin tüm bileşenleriyle birlikte 200 yıllık modernite komplosunu, 5 bin yıllık komplocu devletçiliği boşa çıkardığını savunan PAJK Koordinasyonu, Kürtlerin ulaştığı düzeye işaret etti.
Modernitenin halkları birbirine düşüren dinci, milliyetçi, cinsiyetçi, bilimci ideoloji ve politikalarını teşhir eden Öcalan'a yönelik saldırıların boşuna olmadığını belirten PAJK Koordinasyonu, Öcalan'ın, demokratik modernite ve demokratik ulus denkleminin altını çizdi.
"Yetersiz yoldaşlığın özeleştirisini Önderliğimizin özgürlüğüne ve özgür yaşam mücadelesine kitlenerek veriyoruz, vereceğiz. Erkek egemen sistemin yalana, zorbalığa dayanan tüm komplolarını boşa çıkarmak yaşam ve mücadele gerekçemizdir" diyen PAJK Koordinasyonu, açıklamasını, "Yaşam Önderlikle ve özgür olacak, başka bir yaşam olmayacak” sloganıyla sonlandırdı.

HPG: Özgürlük alternatifsiz
HPG Anakarargah Komutanlığı ise Kürdistan’da gelişebilecek her türlü saldırıyı boşa çıkaracağını, Kürt milletinin meşru olan haklarını elde etmek için hiçbir fedakarlıktan çekinmeyeceklerini belirterek, geliştir- dikleri devrimci halk savaşını işaret etti. "Kararlı, iddialı, inançlı, dirayetli; hak ettiği doğuştan haklarını bugüne kadar elde edememenin öfkesiyle yaşayarak bir dakikamızı bile boş geçirmeden Önderliğimiz ile halkımızın özgürlüğü dışında hiçbir seçeneği kabul etmeyeceğimizin de bilinmesini isteriz" diyen HPG Anakarargah Komutanlığı, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Halkımızın özgürlük istemlerini artık bir hayal olmaktan çıkararak bilfiil pratikleşmesinin ve yaşamsallaştırılmasına her zamankinden daha yakın olduğumuzu, bunun için bizden istenen özveri, çaba ve fedakarlığın karşılığı ne olursa olsun, bu kez tarihin bu nazik döneminde geçerken üstümüze HPG olarak düşeni yapacağımızın bilinciyle tarihi görevlere yüklenmekteyiz."
HPG, Kürdistan gençliğini mücadelenin her alanında daha aktif yer almaya çağırdı.

YJA Star: Yapamayacağımız şey yok

YJA Star Anakarargah Komutanlığı ise uluslararası komplonun hedefinin gerçekleşmediğini belirterek, PKK, Öcalan ve Kürdistan halkının mevcut durumuna dikkat çekti. "Mücadelemiz, zafer aşamasına gelmiş bulunmaktadır" diyen YJA Star, Önderlik ve halkın özgürlüğünü hedefleyen mücadelenin fedai bir tarzda devam edeceğini kaydetti. "Varlığımızı halkımız ve Önderliğimizin özgürlüğüne adamış bir gücüz. O yüzden Önderliğimizin özgürlüğü uğruna yapamayacağımız şey yoktur" diyerek örnekler veren YJA Star, "Bizim için özgürleşen Önderlik özgürleşen halk, kadın ve insanlıktır" dedi.

KJB: Kesintisiz devam

Kürt kadın hareketi KJB de yazılı mesajında, 9 Ekim uluslararası komplosunun aynı zamanda kadın özgürlük iradesine karşı da gelişmiş bir komplo olduğunu belirtti. Öcalan'ın ‘‘Siz kadınlar benden daha tehlikeli bir çarmıhtasınız’’ sözlerine atıfta bulunan KJB, komplonun ideolojik boyutta boşa çıktığını; Demokratik Özerkliğin pratikleştirilmesinin de komployu siyasal alanda boşa çıkaracağını vurguladı. "Kürt kadınları Önderliğinin etrafında direniş ve zafer çemberi ile ölümüne kitlenmiştir" diyen KJB, şunları kaydetti: "Uluslararası komplo güçleri ve onun taşeronu AKP Hükümeti'nin saldırıları boşa çıkmaya ve kaybetmeye mahkumdur. Önderliğimizin özgürlüğü temelinde hareket ve halk olarak belirlediğimiz mücadele bedeli ne olursa olsun sonuç alınıncaya kadar kesintisiz devam edecektir."

KCK: Anında karşılık verilecek

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, yalnızlaşan AKP Hükümeti'nin bölgesel savaşa hazırlandığına dikkat çekerek, “Kürt halkının, her türlü saldırıya anında karşılık vermesi ve özgürlük yürüyüşünü yükselteceği kesindir” dedi.
Öcalan’ın Suriye’den çıkışına yol açan 9 Ekim 1998 uluslararası komplosunun 14. yıldönümünde yazılı bir açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, komplonun boşa çıkarıldığını fakat tümden bertaraf edilemediğini ısrarla tekrarlayarak, 14 yıldan beri yaşanılanları hatırlattı. Artık Öcalan'ın “sağlık, güvenlik ve özgür hareket etme” şartları yerine getirilmediği sürece Kürt halkı ve Kürdistan Özgürlük Hareketi nezdinde, AKP devleti tarafından söylenen hiçbir sözün siyasi bir değeri ve toplumsal bir karşılığı olmayacağını vurgulayan KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, AKP'nin şimde niye taşeronluğa soyunduğunu, "Hareketimize karşı uluslararası komployu devam ettirmek ve bu konuda uluslararası güçlerden destek alarak Kürt halkının bölgedeki gelişmelerden yararlanmasının önüne geçmek için" şeklinde izah etti. AKP'nin yalnızlaşmasına rağmen bu amaçla bölgesel savaş hazırlandığına dikkat çeken KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, "Bu biçimde davranan bir zihniyet yapısından Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle çözümünü beklemek boşunadır" dedi.
Bu çılgınlığa 'dur' demenin temel görev; başlattıkları devrimci hamlenin de bunun gereği olduğunu kaydeden KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, "Ulaslararası komplonun tamamen ortadan kalkması ancak Önder Apo'nun özgürleşmesi ve Kürt halkının statü kazanması temelinde sorunun çözülmesiyle mümkündür" diye vurguladı.
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, içinde bulunan mücadele sürecinin zindandan ülke dışındaki Kürtlere kadar uzanan sürekliliğine işaret ederek, açıklamasını şöyle sürdürdü:
- Ortadoğu’nun yeniden şekillenmesinde bir kez daha Kürt halkının yok sayılması ve katliama tabii tutulmasına asla müsaade etmeyeceğimiz bilinmelidir.
- Kürt halkının, Önderliğine, kendi varlığına ve değerlerine karşı yöneltilmiş her türlü saldırıya anında karşılık vermesi ve meşru müdafaa hakkını her koşul altında kullanması temelinde özgürlük yürüyüşünü yükselteceği kesindir.
- Bölgede değişim-dönüşümde ve demokratikleşmede temel bir aktör haline gelen Kürt halkı ve özgürlük mücadelesi kapitalist moderniteye alternatif paradigmasıyla tarihi özgürlük yürüyüşünü mutlak surette başarıya ulaştıracaktır.

KONGRA GEL: Mutlaka kazanmalıyız

KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal, Kürt halkı ve demokrasi güçlerinin bu komployu asla unutmayacağını kaydetti.
KONGRA GEL Başkanı, 9 Ekim mesajında, “Kaybeden komplocu güçlerdir, kazanan ise Önder Apo, Kürt halkı ve halkların demokratik birliğine inanan ilerici insanlıktır" dedi. 'Öcalan'ın özgürlüğü ve Kürt halkına siyasal statü' şiarıyla mücadeleyi sürdürdüklerini belirten Kartal, AKP’nin soykırımcı politikalarının tamamen boşa çıkarılacağını söyledi. "Tayyip Erdoğan ya siyasi çözüm için Önder Apo ile masaya oturacak, ya da kendisinden önceki siyasi iktidarlar gibi silinecektir" diyen KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal, mesajını şöyle tamamladı: "Önder Apo’nun İmralı’da yürüttüğü tarihi, gerillanın şok eden destansı, zindanlardaki özgürlük tutsaklarının görkemli ve haklimizin kahramanca direnişi temelinde Önder Apo’nun ve halkımızın özgürlüğünü kazanabiliriz. Mutlaka kazanmalıyız.”


 HABER MERKEZİ