Merkez Karargah Komutanlığı, HPG Askeri Konsey Üyesi Haki Amed ile 3 HPG’linin Aralık 2015’te Medya Savunma Alanları’na yönelik bombardımanda şehit düştüğünü bildirirek, sicillerini ve mücadele geçmişlerini anlattı.

Komutanlık tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, “Özgür Önderlik ve Demokratik Özerk Kürdistan’ı inşa ve direniş hamlemizde Medya Savunma Alanları’nda HPG Askeri Konsey üyemiz Haki Amed yoldaş Kürdistan’ın özgürlüğü uğruna şehit düşen yoldaşlar kervanına katılmıştır. Beraberinde Şıvan, Serhat ve Kahraman yoldaşlar da aynı kervanın yolcuları olarak halkının gönlünde yer edinmiş büyük kahramanlar olmuşlardır” denildi. Komutanlık, sicil bilgileriyle birlikte mücadelelerini de anlattı:


26 yıllık gerillaydı

Haki Amed (Vedat Yoldaş / Amed) okul yıllarını birincilikle tırmanmasına rağmen partiyi tanımaya başlayınca okulu terk etti. 1990 yılında parti saflarına katıldı. Kıvrak ve gelişkin zekası, yaşama bağlılığı ve özgüveniyle eylemlerde katettiği gelişme sayesinde parti içinde sorumluluklar almaya başladı. Hem dağ hem de şehir eylemlerinde güçlü bir performans sergiledi.


Cezaevi yılları

1992’de şehir faaliyetleri yürütürken esir düştü. Ser veren ama sır vermeyen geleneği esas aldı; işkenceler karşısında onurlu duruşunu sergiledi. Zindanda tutuklu olarak geçirdiği yıllar, partiye ve davaya olan inancının ve kararlılığının bilendiği yıllar oldu. Zindanı bir esaret ve tutsaklık sahası olarak görmedi; düşmanla savaş mekanına dönüştürdü. 


Cezaevinden firar

Apocu militanlığın inisiyatif, yaratıcılık ve cesaret özelliklerini şahsında temsil ederek 1997 yılında bir grup yoldaşıyla beraber İskenderun zindanından kaçmayı ve örgüte ulaşmayı başardı. 


Bu kez Amanoslar’a

Özgürlük tutkusu ve dağlara olan özlemi O’nu hızla Amanoslar’da gerillayla buluşturdu. Amanos’tan sonra 1997 yılında Öcalan’ın bulunduğu sahaya giderek ideolojik, politik ve askeri donanımını sağlamlaştırdı. 


Zagroslar’dan Rojava’ya

Kendi önerisiyle ülkesinin görkemli dağlarına yönünü çevirdi. Zagroslar’dan Rojava Kürdistan’ına kadar pek çok alanda emek harcadı; nice genç yoldaşı hazırladı, onlara öncülük yaptı.


Fedai olarak metropollere

1999’da Uluslararası Komplo’ya karşı hemen fedai eylem önerisi yaptı; Ş. Gulan ve Ş. Nemrut ile beraber Türkiye metropollerine gitti. Öcalan’ın 2 Ağustos 1999’da sürece stratejik müdahalesinin ardından üslenme alanlarına geri çekildi.


Genel Komutanlık görevi

Fedai gücün genel komutanlığı görevine atanmaya layık görüldü ve bu görev süresinde sürekli ve hızlı bir temponun içinde oldu. Daha sonrasında da partinin verdiği her türlü görevi severek ve başarma tutkusuyla sahiplendi.


Tasfiyeciliğe karşı durdu

Mücadelesi boyunca ideolojik-politik çizgiden asla taviz vermedi, ilkelere bağlı kaldı. Yaratıcı askeri taktiklerle savaşta başarılar sağlayan pratiklere öncülük etti. Tasfiyeciliğine karşı 2002-2004 yılları arasında sergilediği keskin mücadelesiyle örgütün toparlanmasında rol oynadı, yeniden inşa çalışmalarında tarihsel görevlerini başardı.


Öfkesiyle yetinmedi

Şivan Deniz (Muhtesim Özdoğan / Bingöl) daha genç yaştayken  Uluslararası Komplo’ya karşı özgürlük saflarına katıldı. Katıldıktan sonra da öfkesini bilinçli ve uzman bir savaşçılık yaparak düşman yöneltmek istedi; en zor olan mücadele alanlarını tercih etti.


Küçük yaşına rağmen

Yaşı küçük olmasına rağmen çok kısa bir sürede gerilla, halk değerleri ve parti çizgisiyle bütünleşmeyi başardı. Eğitim gördükçe ve tecrübe kazandıkça daha sıcak savaş alanlarına kendini aday gördü. Israrlı önerileri sonucunda Agitlerin mekanı olan Gabar, Besta, Herekol’a gitti; cesur, fedakar ve özverili bir katılım sağladı.


Ağır yaralandı

Ağır yaralanmasına rağmen morali ve yaşam sevinciyle hızla iyileşmeyi başarması doktorları şaşırttı. Güney alanında da çeşitli yerlerde kaldı; şehit düştüğü tarihe kadar değişik düzeylerde görev yürütüyordu. Beraber şehit düştüğü Haki Amed’in de çok sevdiği bir arkadaşıydı.


Yeni bir gerillaydı

Kahraman Digor (Adem Atis / Digor) 1994 yılında Digor’da doğdu. 23 Ocak 2015’te gerilla saflarına katıldı. Genç ve tecrübesiz olmasına rağmen gelişmeye açık ve güvenilirliğiyle Karargah güvenliği gibi önemli bir görevde yer aldı. Kısacık bir gerilla sürecine sığdırdıklarıyla örnek oldu.


İki defa yakalandı

Serhat Garzan (Cahit Yüksel / Bitlis) Norşin’de 1996’da mücadele saflarına katılmaya gelirken yakalanıp tutuklandı. Zindandan çıktıktan sonra 1999 yılında tekrar gerilla saflarına yönelirken yeniden yakalanıp zindana atıldı. 2005 yılında zindandan bırakıldığı ilk gün ulaşmayı başardı. 2005’ten şehadet tarihine kadar Garzan ve Güney eyaletlerinde sorumluluklar üstlendi. Şehit olduğunda da cephe komutanlığı görevini yürütmekteydi. 


 BEHDİNAN