
İsviçre’nin Zürih kentinde kuruluşu 4 ay önce ilan edilen Zürih Bêrîtan Bölge Kadın Meclisi’nde Kürdistanlı kadınlar siyasal, toplumsal ve kültürel alanda örgütlenmeye devam ediyor. Kuruluş kongresi 56 delegenin katılımıyla yapılan meclis ismini 1992 yılında Güney Kürdistan’daki savaşta teslimiyeti reddederek kendini uçurumdan atan PKK’li Gülnaz Karataş’tan (Bêrîtan) alıyor.
Sözcülük şeklinde örgütlenen meclis bu yıl Nesrin Yazar, M. Demir ve Şükran Sincar sözcülüğünde çalışmalarını yürütüyor. Meclis alanlardaki komisyonların bir çatı altında örgütlenmesinden oluşuyor. Büyüyen, ivme kazanan, toplumsallaşan Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin ihtiyaçları Kürdistanlı kadınları böyle bir oluşuma yöneltti. Bu temelde, Zürih, St.Gallen, Winterthur, Schafhausen, Luzern, Zug, Chur kantonlarında öncesinden varolan alan kadın meclisleri ve kadın komisyonları bölge meclisi olarak örgütlendi. Ve 7 kantonda bulunan bileşenler meclis çatısında birleşti.
Meclisin kuruluş amacı
Gazete olarak görüşlerine başvurduğumuz meclis sözcüleri kuruluş amaçlarını “5 bin yıllık egemen erkek zihniyetini aşıp halkların çıkarını gözeten toplumun öz iradesini ve öz yönetimini açığa çıkaran demokratik ekolojik cinsiyet temelli paradigmayı yaşamsallaştıran örgütlenme modelini yaratmak” olarak ifade ediyor. Meclis aynı zamanda alan meclisler ve komünler aracılığı ile demokratik konfederal sistemi oturtmayı, bu sistemin öncü gücü olmayı temel bir görev olarak önüne koyuyor. Bunların yanısıra alanlarda çalışma yürüten komisyon ve meclislerin gücünü ortaklaştırarak, kadın örgütlülüğünü bu esaslar üzerinde güçlendirmeyi esas alıyor.
Örgütlenme modeli
Alanlarda çalışma yürüten kadın komisyonları bölge meclisinde yer almakla birlikte, meclis salt bu komisyonların bir araya gelmesi ile oluşmuyor. Bundan farklı olarak dış ilişkiler, barış anneleri, basın, eğitim, genç kadın ve hak adalet komisyonları da meclis bünyesinde oluşturuldu. Her komisyon kendi özgün planlaması temelinde bölge meclisi çatısı altında çalışmalarını yürütüyor. Bölge genel meclisi ile eşgüdümlü bir çalışma yürüten kadınlar, zaman zaman erkek egemen anlayışlardan kaynaklı bazı sıkıntılar yaşadıklarını belirtiyor. Meclis sözcülük üyeleri bunu “ Maalesef dışarıda özgürlükçü evde feodal bir tarz hakim. Erkek egemen anlayış, farklılıkları yok saymak pozitif ayırımcılıkta, ayrı örgütlenme gerçeğinde, özgün çalışmaların reddi ya da küçümsemesi şeklinde kendini göstermekte. Bu anlayışla mücadele ederken yol ve yöntemlerin önemli oldugunu düşünüyoruz. Kaba, retçi anlayışla değil kazanımcı bir tarzın kazandıracağına inanmaktayız. Bu temelde eşgüdümlü çalışmayı esas alıyoruz” şeklinde değerlendiriyor.
Çalışmalar hakkında
Kadının doğası gereği yaptığı işlerde her emek harcadığını ama şimdiye kadar kendi öz örgütlenmesi temelinde öz iradesini açığa çıkarmada yetersiz kaldığını belirten meclis sözcüleri, meclis örgütlenmesinin kadın iradesini açığa çıkarmada belirleyici bir çalışma olduklarını belirtiyor. Bölgede yaşayan kadınlar Kürdistan’ın farklı yörelerinden geldiği için, yaşanan sorunlar da farklı oluyor. Sosyal, kültürel ve sosyal ihtiyaçları karşılayabilecek projelerin hayata geçirilmesinde yetersiz kaldıklarını belirten sözcülük üyeleri bu eksik yanları aşmak için kadınlar ile önemli bir tartışma sürecini yürüttüklerini vurguluyor. Bu çalışmalarla birlikte bölgede yapılan toplu yürüyüş, mitinglerde kadınlar öncülük misyonu gereği güçlü katılmayı esas alıyor. Yine eğitim toplantıları düzenleyen meclis bu konuda uzmanlarla çalışmayı tercih ediyor. Projeleri hayata geçirmeyi hedefleyen meclisin yaptığı çalışmalar arasında şunlar yer alıyor: Alanlarda kahvaltı buluşmaları düzenlemek, barış anneleri komisyonu tarafından 3 haftada bir İmralı tecridine yönelik periyodik eylem düzenleme, ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyaları ve imza kampanyası çalışmaları, çocuk eğitimi, kuşaklararası sorunlara ilişkin eğitimsel ağırlıklı toplantılar.
Kadına karşı şiddet ile mücadele
Birçok alanda şiddete uğrayan kadınların sorunlarını da gündemine alıp değerlendiren meclis, şiddete uğrayan birçok kadından yardım için başvuru alıyor. Özellikle son yıllarda kadına şiddetin hemen her ülkede ve toplum içinde arttığı bir gerçek. Toplumdaki şiddet algısını değiştirmek gerektiğini belirten sözcülük üyeleri, “Sadece kadınların bilinçlenmesi ve mücadele etmesi tek başına yetmiyor. Erkeklerinde şiddet ve şiddetin yarattığı sonuçlar için bilinçlenip mücadele etmesi gerekiyor. Kadına yönelik şiddet çok yönlü ve hassas bir konudur. Sadece başvuru almak yetmiyor. Sığınma evleri bile bu konuda bir çözüm olmamaktıdır. Bize düşen tüm toplumda bilinçlenmenin açığa çıkarılmasının öncülüğünü yapmaktır” diye konuşuyor.
ALİ ÖZŞERİK / ZÜRİH