
Özgür Gündem gazetesinin haberine göre Diyanet ve Vakıf Emekçileri Sendikası (DİVES) Genel Başkanı Lokman Özdemir, Hz. Muhammed’in vefatından sonra İslam dininin iktidarlaştırıldığına dikkat çekerek, bunların dine zarar verdiğini anımsattı. Konferansın ihtiyaç olduğunun altını çizen Özdemir, “Emevilerden günümüze kadar din adına yapılan yanlışlıklar devam etmektedir. Ortadoğu’daki yaşanan katliamların İslam’la hiçbir alakası yok. İslam örgütü adı altında binlerce, yüzlerce cemaat oluşmuş ve bunlar ne amaçla savaştığını anlamak zor. En ufak bir intihar saldırısında onlarca, yüzlerce insan hayatını kaybediyor. Bu bir vahşettir. Rojava halkına dönük El Nusra katliamlarının, fetvaların İslamiyet’le ne ilgisi var? Bu vahşete sessiz kalan, seyirci kalanlar da İslam dinine hakaret ettiklerini bilmeleri gerekiyor. Sayın Öcalan’ın çağrısı, önerisi anlamlıdır. Bu konferansa her inancın katılması gerekiyor” diye konuştu.
Konferans için demokratik düşünen İslami kimliklere ihtiyaç olduğunu vurgulayan İslamcı yazar Muhammed Nur Denek ise, “Fikir çok güzel, keşke böyle bir şey yapılabilse ama böyle düşünen fazla kişinin olduğu kanaatinde değilim” diye konuştu.
Mezopotamya özgür olmalı
Öcalan’ın önerisini haklı ve yerinde olduğunu vurgulayan İslamcı yazar Hüda Kaya da şu değerlendirmeyi yaptı: “Demokratik İslam Kongresi halkların kendini fark etmesi açısından çok önemli olacak. Dünya bir çeteleşmeye doğru gidiyor. Ortadoğu denilen bölge inançların merkezi olan kadim bir bölge. Bütün dinlerin atası sayılan Mezopotamya topraklarında halklar eşitlik, özgürlük içinde olmalı. İnançları ve duruşları noktasında tekrar özüne dönme seferberliği içinde görüyorum insanları. Dünyanın her tarafındaki emperyalizmin yandaşı olan bütün ideolojilerden uzak durmak gerekir. Buna vurgu yapılması, halkların bu noktaya dikkatinin çekilmesi emperyalizme karşı böyle bir duruşun farkındalığının hakların nazarında çok büyük etkisi olacak. Büyük bir dönüşüme büyük bir harekete, değişime sebep olacak. Hakların kendini fark etmesi açısından çok önemli. Bu gibi Organizasyonlarla insanlar farkına varacaklar. Bu noktada çok olumlu buluyorum. Böyle bir kongre düzenlenirse ve çağrı olursa memnuniyetle katılırım.”
'Katkı sunmaya hazırım'
İslam konusunda Öcalan ile temel yaklaşımlar içinde olduklarını ve mutabık olduğunu kaydeden İslam felsefesi düşünürlerinden İhsan Eliaçık da, katkı sunmaya hazır olduğunu ifade ederek şöyle devam etti: “Bu tür talepler desteklenmeli. Ortadoğu’da El Nusra’nın, El Kaide’nin olumsuz davranışları var. İslam buysa bundan uzaklaşmak gerekir. Batıya, emperyalizme yaklaşmak iyi olur anlayışı var. Ben daha çok İslam dünyasının yerli güçlerinin bulunduğu yerde durarak emperyalizme yaslanmadan zaman ve mekan bakımından başka yerden görüş ithal etmeden kendi zamanında ve mekanında durarak bir yenilenmeden yanayım. Bize hem kendi toprağında duran hem de çağın çocuğu olabilen bir anlayış lazım. İslam’a da bu çerçevede yanaşmak lazım. Keşke Alevi ve Sünniler birlikte hareket edebilseler. Bana Demokratik İslam Kongresi'nden çağrı gelse katkı sunarım.”
Konferans hazırlıkları başladı
Bayramdan sonra konferans hazırlıklarına başlayacaklarını duyuran DTK İnanç ve Azınlıklar Komisyonu ve Kırklar Meclisi üyesi Şex Nakşi Sayar, “Bayramdan hemen sonra ilgili şahsiyet, kurumlarla diyaloğa geçip, tarih, yer ve zaman belirlemeye çalışacağız” dedi. Gerek AKP Hükümeti'nin gerekse Türk yetkililerinin din adına Kürt çocuklarını ve diğer İslam ülkelerindeki gençleri Suriye’de Kürtlere karşı savaşa gönderdiğini hatırlatan Sayar, konferansta İslam alimlerine “vahşeti durduralım” çağrısında bulunacaklarını söyledi.
Din adına insan öldürülmez
Öcalan’ın çağrısını değerlendirenlerden Amed Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi Papazı Yusuf Akbulut ise, konferansa destek vereceklerini belirterek, şunları ifade etti: “İslam dini de insanı öldürme, diyor. Kim yapıyorsa, ne hesapla yapıyorsa neye hizmet yapıyorsa bilmiyorum ama insanın ölümü yanlıştır. Biz de bu türden girişimleri destekliyoruz. Kan dökülmesin, kimsenin burnu kanamasın. Din adına insan ölmemeli. Hiçbir din de bunu söylemiyor. Semavi dinleri, barışın, hoşgörünün dinidir. Bütün dinlerin, insanların kardeşlik içinde yaşaması gerekiyor.”
Yerinde ve makul bir öneri
Konferansın zamanında ve yerinde olduğuna dikkat çeken Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Başkanı Ali Kenanoğlu’nun konuya ilişkin değerlendirmesi şöyle: “Biz İslam’ın radikalleşmesini ve Ortadoğu’daki tüm savaşların İslam üzerinden yürütülmesini son derece rahatsız edici ve sıkıntılı buluyoruz. Özellikle Aleviler açısından da İslam’ın radikalleşmesi ve siyasallaşması her zaman aleyhte bir noktaya eviriliyor. Suriye örneğinde görmüş olduğumuz gibi Alevilerin katliamına neden olan vahşi uygulamalara da neden oluyor. Bütün bunlarla birlikte yani İslam’ın alternatif yapıları ile radikalleşen İslam’a karşı İslam’ın böyle olmadığını öne çıkartacak girişimlerde bulunulması, gereklilik haline geldi. Bu bağlamda öneri yerinde ve makul.”
İSTANBUL