
Kongre çalışmalarının yoğun bir çalışma ve emeğe dayandığını belirten Dr. Diyar Xerip, "Kürtler ilk kez ulusal birlik için bir araya gelecek" dedi. Rojava'da Kürt halkına karşı katliamlar yapılırken Güney Kürdistan Hükümeti'nin ambargoyu tam anlamıyla kaldırmamasının, ulusal kongreye zarar verip vermediği yönündeki sorumuza Dr. Diyar Xerip şu karşılığı verdi: "Şüphesiz zarar vercektir. Bu olay 22 Temmuz'da başladı. Biz PÇDK toplantısında bunu gündeme getirmiştik. Biz PÇDK olarak bölge hükümetiyle bu konuyu görüştük neden bu kadar katliam ve baskı yaşanırken siz de bu ambargoyu uyguladınız? diye sorduk. Rojava'daki parti ve kurumlar arasında bir anlaşmazllığa karşı ambargo kartını kullandıklarını söylediler. Bizler böyle bir uygulamayı kabul etmeyeceğimizi söyledik. Hükümet isteseydi tüm parti ve kurumları bir araya getirip aralarındaki anlaşmazlıkları giderebilirdi. Kürt halkı tarihsel bir süreçten geçiyor. Belki tarihte ilk kez böyle bir fırsat elde edildi. Burada artık küçük hesapların peşinde koşmamak gerekiyor. Ambargo bir partiye karşı değil. İlaç ve temel gıda maddelerinin geçişi önleniyor."
Tarih Kürtlere misyon yükledi
PÇDK Eşbaşkanı, tarihin uygun yerde, uygun zamanda ve uygun koşullarda böylesi bir misyonu Kürtlere yüklediğini vurgulayarak, şöyle devam etti: "Ulusul birlik herşeyden önce Kürt halkının toplumsal birliğini içeriyor. Özellikle Kuzey Kürdistan'da başlatılan barış süreci, daha da ileriye götürecektir. Rojava devrimi, tüm Kürtlere güç vermiştir. Kongre sadece Kürt halkının geleceğini belirlemiyor. Aynı zamanda ülkemizde ve bölgemizde yaşayan diğer halkların, inançların ve etnisitelerin umudu olacaktır. Konferans hem bölgede hem de uluslararası alanda Kürtlere güç kazandıracaktır. Bundan sonra hem bölge devletleri, hem de AB ve ABD Kürtleri hesaba katmak zorundalar. Kürtler artık eskisi gibi sahipsiz ve örgütsüz değildir. Kürtlerin örgütleri, partileri, askeri gücü, kurum ve kuruluşları yanlış hesapları bozacaktır."
'Kürtler dünyaya hitap edecek'
PJAK Başkanı Hecî Ehmedî ise Kürt Ulusal Kongresi'nin, Kürt halkının hayali olduğunu belirterek, 16 yıldan beri bunun gereğini her platformda dile getirdiğini hatırlattı. Ehmedî, "Ama nesnel koşullar olgunlaşmamıştı. Bugün koşullar Kürtlerin lehinde gelişti. Tüm Kürt parti ve liderleri mutabıklar. Tarihi bir süreçten geçiyoruz. Kongrede Kürt halkının geleceği belirlenecek. Kongrede Kürtler, dünyaya 'Biz bir halkız, tarihimiz, kültürümüz ve dilimiz var. Bizi haklarımızdan mahrum bırakamazsınız' şeklinde tek bir dille hitap edecek" dedi.
Şimdiye kadar Kürtlerin ortak bir stratejisinin bulunmadığına işaret eden Ehmedî, devamla şunları söylüyor: "Kongrede iki mesaj olacaktır. Birincisi Kürt halkın birliği ve ortak mücadelesidir. İkincisi tüm dünya bilmelidir ki; Kürtler ulusal birliklerini sağladılar. Kürtler bir halktır diğer halklar gibi özgürlük ve demokratik hakları için mücadele ediyor. Ulusal kongre Kürtleri uluslararası alanda bir güç olarak lanse edecektir."
Güney Hükümeti'nin Rojava'ya yönelik ambargosunu hatırlattığımızda Hecî Ehmedî, "İnanın ben de anlamış değilim. Kürt halkı da zaten bu uygulamaya bir anlam veremiyor. Bu uygulamayı hangi gerekçeyle sürdüreceksin? Tarih sorgulayıcıdır. Bu tür uygulamaların biz Kürtleri ileride çok zor duruma düşüreceğini Güney Kürdistan Hükümeti bilmelidir. Dünyaya ve Kürt halkına ulusal birliğini sağlandığını ilan edeceksin, öbür taraftan düşmanın sana çizdiği sınırları bu kez sen halkına kapatacaksın. Bu akıl karı değildir. Hele çetecilerin Rojava halkımıza saldırdığı bir dönemde ambargonun devam etmesi manidardır. Umarım ambargo kaldırılır. Rojava halkımızın ter türlü ihtiyaçları karşılanır" şeklinde yanıt verdi.
Hiçbir gücün direktifi olmadan
YNK'nin Hollanda Temsilcisi Şêx Şahmal da kongre kararının tarihsel bir başarı olduğunu vurguladı. Kongrenin, daha düne kadar yok sayılan bir halkın, ulusal birliğini sağlama ve geleceğini inşa etme temelinde önemli bir adım olduğunu belirten Şahmal, şunları söyledi: "Her halkın tarihsel başarıları ve kayıpları vardır. Kürt halkı yıllardır kaybediyor ama son yıllarda hayal edemeyeceğimiz kadar başarılar sağladık. Kongre en büyük başarı ve kazanımdır. Kürt halkın iradesi ve istemleri ortaya çıkacaktır. Hiç gücün direktifi olmaksızın ulusal birlik ve beraberliğe 'evet' denilecektir. Herşeyde önce ortak strateji olgunlaşacak. Dış savunmamız ve dış reflekslerimiz olacak. YNK olarak ulusal birliğin pekişmesi için elimizden gelen katkıyı sunacağımızı belirtiyorum."
Rojava'ya yönelik ambargoyu ise onaylamadığını kaydeden Şahmal, "İnanın çok zoruma gidiyor. Nasıl olur da, küçük çıkarlar uğruna bir halk kurban edilir. YNK olarak olayı kabul etmediğimizi, Parlamento'ya soru önergesi verdiğimizi belirtmek isterim. Ben de birey olarak fazla detayları bilmiyorum. Ambargonun bir an önce kalkması gerekir" dedi.
RONİ YILDIRIM/ÖZLEM GALİP/AMSTERDAM/LONDRA
Birlik için fırsat
Prof. Zafer Yörük, ulusal kongrenin Kürt örgütlerinin birlik sağlaması açısından bir fırsat olduğunu söyledi.
Kürtlerin kendi aralarında birliği sağlaması bakımından Kürt Ulusal Kongresi'nin, izleyeceği seyirden ve ulaşacağı kararlardan bağımsız olarak kendi başına tarihsel öneme sahip bir olay olduğunun altını çizen Prof. Zafer Yörük, "Ama bu, içeriğinin önemsiz olacağı anlamına gelmez" dedi. Prof. Yörük, "Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani'nin belirttiği gibi bu kongre öncelikle 'Kürtler ve diğer halkların barış ve diyalog içinde bir arada yaşaması' mesajını hedeflemektedir. Ama daha önemlisi, aynı barış ve diyalog şansının Kürdistan'ın dört coğrafi parçasında farklı diyalektler ve farklı inançlar ve geleneklerle var olan Kürt halkının temsilcileri arasında gerçekleşmesi olacaktır. Yine, Kürdistan coğrafyasında var olan farklı siyasal akımlar (PDK, PYD, PKK ve İslamcı akımlar başta olmak üzere) arasında, farklılıklarına karşılıklı saygı temelinde, somut ortak hedefler doğrultusunda birlikte davranma iradesinin beyanı için de bir fırsat olacaktır" dedi.
Kongrenin gidişatının nasıl olabileceği konusunda değerlendirmelerde de bulunun Prof. Zafer Yörük, şunları söyledi: "Kongrenin, Güney Kürdistan'ın bağımsızlığını ilan edeceği beklentisi içinde olan kesimler olduğunu biliyoruz; bölge ülkeleri ve global 'büyük güçler' arasında bu kongreyi bir pan-Kürdizm manifestosu olarak görenler de olacaktır. Ama kongre katılımcıları, bağımsız ya da birleşik Kürdistan gibi makro politik hedefler yerine belli ki – barış süreci üzerine Türkiye devletine verilecek mesajlar ve Suriye Kürdistanı'na yönelik ortak bir strateji gibi – somut durumun somut sorunları üzerine yoğunlaşacaklardır. Son olarak kongre kararlarının uygulamasını izleyecek bir yapının oluşumu ve kongrenin periyodik olarak tekrarlanması gibi kararlar, Kürt halkının geleceğini birlikte inşa etmesi yolunda atılmış önemli adımlar olacaktır."