‘Yakından takip ediyoruz’

Jagland soruya şu şekilde cevap verdi: “Şüphesiz Türkiye’deki dokunulmazlıklar ile ilgili durumu yakından takip ediyoruz. Dokunulmazlıklar ile ilgili meseleyi yargı üzerinden takip edeceğiz. Büyük ihtimalle AİHM’e gidecek olan bu davada onların vereceği karara göre tavrımızı belirleyeceğiz. Fakat bu konuyu endişeli bir şekilde takip etmekteyiz.”

Soru bölümünün ardından serbest konuşma bölümünde ise Hişyar Özsoy HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıkları, Özgür Gündem gazetesinde nöbetçi genel yayın yönetmenliği yapan Şebnem Korur Fincancı, Ahmet Nesin ve Erol Önderoğlu’nun tutuklanmasını AKPM Genel Kurulu’nda dile getirdi. 

Özsoy şunları söyledi: “Türkiye açısından çok ciddi ve kritik bir süreçten geçiyoruz. Demokratik değerler ve ifade özgürlüğü ciddi bir tehlike altında. Erdoğan yargı, yürütme ve yasamayı kendine bağlamış durumda. Şu an Türkiye’de ağırlıklı olarak Kürt sorunu konulu çalışmalarından dolayı 2 bin civarında akademisyen soruşturmaya tabi tutulmuş durumda. Aynı şekilde bu akademisyenlerden 50’si işlerinden uzaklaştırıldı ve 6’sı da tutukluluk sürecine tabi tutuldu. Bu arada HDP ve DBP’ye yönelik ciddi bir bir siyasi operasyon yapılmakta ve binlerce kişi tutuklanmış durumda. Kürdistan’daki birçok şehir abluka altında ve ağır silahlar ile bombardımana tabi tutuldu. Bu kentler, Irak ve Suriye’deki kentlerden daha kötü durumda. Erdoğan’a karşı olan herkes tutuklanmakta ve mal varlıklarına el konulmak istenmektedir. Bugün Özgür Gündem gazetesinde nöbetçi genel yayın yönetmenliği yapan Şebnem Korur Fincancı, Ahmet Nesin ve Erol Önderoğlu’nun tutuklandı” ifadesini kullandı. 

Öte yandan Avrupa Konseyi’ndeki oturumdan önce de Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Sol Grup Başkanı Tiny Kox’un öncülüğünde bir toplantı yapılmış, o toplantıda HDP milletvekilleri Ertuğrul Kürkçü, Hişyar Özsoy ve Filiz Kerestecioğlu dokunulmazlıklar hakkında görüşlerini açıklamıştı.  


 STRASBOURG





Müzakereye dön, gerçeklerle yüzleş


AKP yönetimindeki Türk devletinin Kürdistan’daki yıkım ve katliamları ile ‘dokunulmazlığın kaldırılması’ adı altında HDP’li vekillere yönelik tasfiye girişimi, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) oturumlarının temel gündemi.  

Yarın tartışılacak Avrupa Konseyi Türkiye’yi İzleme Heyeti’nin raporunda Türkiye’ye ‘müzakereye dön çağrısında’ bulunuldu, savaşın getirdiği travmanın atlatılması için “Gerçeklerle Yüzleşme ve Uzlaşma Komisyonu’nun kurulması önerildi.

Raporda barış süreci ile ilgili, “Barış görüşmeleri için siyasi bir ortam yaratabilecek olan Türk Parlamentosu barış sürecini devam ettirecek mekanizmaları düşünmeli ki, bunların içinde yeni bir başlangıca olanak sağlayacak ve geçmişin travmalarını iyileştirecek ortak partiler arası Meclis Komisyonu veya ‘gerçeklerle yüzleşme ve uzlaşma’ komisyonu da olmalı. Siyasi çözümler tüm siyasi güçler tarafından parlamentoda tartışılmalı” denildi.


1.6 milyon kişi savaştan etkilendi

Kürdistan’da Türk devletinin uyguladığı vahşete de yer verilirken raporda bu kısım ile ilgili şunlar belirtildi: “Güvenlik operasyonları uluslararası hukuka uygun olarak sürdürülmeli. Orantılılık ve gereklilik prensibine uyulmalı. Güvenlik ile bireysel özgürlükler arasında Türkiye’de doğru denge bulunmalı. Sokağa çıkma yasakları 1.6 milyon insanı etkiledi ve 355 bin kişiyi yerinden etti. 338 sivilin öldüğü İHD tarafından açıklandı.”


 Dokunumazlıklarda hedef HDP

Dokunulmazlıklara değinilen raporda “Bu karar orantısız olarak muhalif milletvekillerini, özellikle de HDP’yi etkiler. 1994’te de Türkiye dört milletvekilinin dokunulmazlığını kaldırmış ve AİHM Türkiye’yi suçlu bulmuştur” hatırlatmasında bulunuldu.


Cizre için bağımsız heyet talebi

Cizre’de ciddi insan hakları ihlalleri olduğu belirtilen raporda, “Kanıtlar temizlenmeden toplanarak araştırılması gerekir. AKPM, Türkiye’yi bağımsız uzmanlar ve tüm tarafların güveneceği kişilerden oluşacak durum tespit ekibi oluşturmaya davet eder” ifadesine yer verildi.

 

Sur için endişeliyiz

Diyarbakır’a giden heyetin Sur’a giremediğinin belirtildiği raporda, Sur ve Tahir Elçi cinayeti için ise şu hususlar dile getirildi: “Diyarbakır’a gittik, Sur’a giremedik. Hükümetin 21 Mart’ta Diyarbakır- Sur’a dair aldığı acele kamulaştırma kararı derin endişe kaynağıdır. Valilere, belediye başkanı atama yetkisi veren hazırlıklar da endişe kaynağıdır. Öldürülen Tahir Elçi soruşturması hala tamamlanmamıştır.” 

Raporda ayrıca Erdoğan’a hakaret davaları, hukukta yaşanan aksaklıklar ve Can Dündar’a yönelik suikast girişimine de yer verildi. Raporun yarın AKPM’de tartışılması, gün içerisinde de oylanması bekleniyor.