"KOOP"ları kuruyoruz. İlk olarak KoopUlarca'dan başladık. Soma'nın bir madenci köyü Ularca'da ve neredeyse herkesin madene mahkum olduğu bir yerde bir alternatif ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Köyde var olan günlük 800 kilo kadar keçi sütünü, 500 kilo kadar inek sütünü birlikte, kooperatif örgütlenmesi ile işleyerek doğrudan ve yine dağıtım kooperatifleriyle "tüketici"ye ulaştırmaya çalışıyoruz. KoopUlarca'nın tabelasını astık. Altında "Patron Yok Biz Varız" yazıyor. 

Çok yakında KoopDikili, KoopKonak, KoopAmbar geliyor ardından... Belki KoopYırca, KoopSoma ve tabii ki bölgeden ve her yerden "Koop" haberi bekliyoruz. KoopPervari, KoopGever, KoopHopa neden olmasın? "Koop", basit ve tarif edilebilir bir şekilde Nazım'ın dediği gibi "Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine"dir. 

"Koop" sadece üreticinin ürününü daha iyi fiyata, değerine satması ya da "tüketici"nin daha ucuz ve güvenli gıdaya ulaşması anlamına gelmiyor. KoopUlarca tabelasının yanında bir de KoopUlarca "Gaste"miz var, orada sütü, peyniri kaça aldığımız, yanında "Doktor Perşembe günü, Ziraatçı arkadaş Salı, Veteriner Cumartesi" gibi duyurularımız var. Çünkü "Toplumsal Ekonomi" sadece "karlı" bir alışveriş bütünüyle ihtiyaçların örgütlenmesi anlamına gelir.

Koop aynı zamanda sistemin temel ilişkisine, yaşamın "sadece satın alma ve satın almak için çalışma" ilişkisine saldırır. Marketlerde paket barkotlarının dıtlamasından ibaret "alışveriş" çemberinin dışına çıkarır. Patronsuz olduğu için onun için çalışılacak saatlere ihtiyaç olmadığından, daha az çalışmayı, "tembellik hakkını" savunur.

Ürünlerini doğrudan halka ulaştırmak, doğrudan doğal gıdaya ve her türlü ürüne ulaşmak için, en az 5 en çok 30 kişi bir araya gelerek Koop ağına, toplumsal ekonominin inşasına katılmak istemez misiniz?

Pratikleşmeyen bir şey yoktur ve her zaman yel değirmenleri mi kazanacak?