Hileli sonuçlara karşı seçim güvenliği için kolları sıvayan İstanbul Seçim Süreci Meclisleri, halkın gerçek iradesini sandıklara yansıtmak için ülkenin dört bir yanında çalışma yürütüyor.

İstanbul Seçim Süreci Meclisleri kurucularından İbrahim Duymaz, bu seçimlerin köprüden önce son çıkış olduğuna dikkat çekti.

Türkiye ve Kuzey Kürdistan'da 24 Haziran'da yapılacak baskın seçimin kuşkusuz en çok tartışılan noktası seçim güvenliği. Bu konuda bir alternatif kapı açan Seçim Süreci Meclisleri, "Hileli seçimleri kabul etmiyoruz" sloganıyla sadece İstanbul’da değil ülkenin dört bir yanında örgütlenmeye devam ediyor. İstanbul Seçim Süreci Meclisleri kurucularından İbrahim Duymaz, bu meclisleri 16 Nisan referandumunda yapılan usulsüzlüklerden çıkardıkları dersle, 20 Ocak’ta kurduklarını hatırlattı.

Şişli, Eyüp, Beşiktaş, Kağıthane, Bakırköy, Kadıköy ve Beykoz ilçelerinin aralarında bulunduğu toplam 15 ilçede meclis oluşturduklarını belirten Duymaz, faaliyetlerini İstanbul dışında Ankara, İzmir, Antalya, Eskişehir gibi illere de taşıdıklarını ve seçime kadar ülkenin dört bir yanında meclisler oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

Hayır blokuyla koordinasyon

Seçim çalışmalarını referandumda ortaya çıkan Hayır bloku sinerjisiyle yürüttüklerini ifade eden Duymaz, bu sinerjinin sandıklardan çıkmasını amaçladıklarını dile getirdi. Duymaz, bu perspektifte Hayır blokunda yer alan partilerle de görüştüklerini ve seçim güvenliği sağlanması için onlarla koordinasyon içinde çalıştıklarını aktardı.

Sandıklara sahip çıkarak halkın gerçek iradesini ortaya çıkartmak istediklerini vurgulayan Duymaz, hedeflerini şöyle sıraladı: "Birinci hedefimiz sandıkları korumak, şu anda elimizde olan potansiyeli sahaya yansıtmak, oy kullanmak istemeyen insanları oy kullanmaya teşvik etmek. Sandıklara, oylar YSK’ye gidene kadar sahip çıkmak ve herhangi bir hileye izin vermemek."

Mezralara kadar sandık güvenliği

Sandıkta görev alacak yurttaşları sandık güvenliği konusunda eğittiklerini anlatan Duymaz, seçim güvenliğini sağlayacak hiçbir mekanizma olmadığını, bu bilinçle hazırlanmak gerektiğini kaydetti. Bu konuda muhalefete büyük görev düştüğünü hatırlatan Duymaz, şunları söyledi: "Seçim güvenliği konusunda sadece büyük şehirlere odaklanılırsa o zaman sonuç referandum gibi olur. Burada önemli olan batıdan Fırat’ın doğusuna kadar, ülkenin dört bir yanında yer alan köylerde, mezralarda sandık güvenliğini korumaktır. Bunun için de Hayır bloku içinde yer alan siyasi partilerin birlikte çalışması gerek. İnsanların çoğu seçim sisteminin nasıl işlediğini bilmiyor. Onlara oylarını nasıl kullanacakları; bireysel hakları konusunda bilgilendirmek, yol göstermek lazım."

Şu anda HDP, CHP, İyi Parti ile Saadet Parti’siyle konuştuklarını ve bir çözüm aradıklarını belirten Duymaz, seçmenin gerçek iradesinin sandıktan çıkması için seçim güvenliği konusunda birbirini dışlamadan ve ayrıştırmadan tüm muhalif partilerin mutlaka beraber hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.

HDP ve Demirtaş’a destek

Seçim güvenliğinin sağlanması için Seçim Süreci Meclisleri olarak muhalefet arasında bir köprü kurmaya çalıştıklarını ifade eden Duymaz, “Seçim Süreci Meclisleri olarak WhatsApp grubumuz üzerinden tüm ülkedeki il ve ilçelerde, en kuytu bölgelerde görev yapacak yurttaşlar bulmak için çalışma yürütüyoruz” dedi. HDP’nin baraj altında kalmaması için İstanbul Seçim Süreci Meclisleri olarak HDP’yi destekleme kararı da aldıklarını duyuran Duymaz, HDP’ye ve Demirtaş’a oy vereceklerini aktardı.

HDP’nin baraj altında kalmasının demokrasi güçlerinin Meclis’te ses bulamaması ve AKP’nin çoğunluğu elde etmesi anlamına geldiğine işaret eden Duymaz, Seçim Süreci Meclisleri olarak HDP ve Demirtaş’a omuz vereceklerini vurguladı.

Yoksa çok kötü günler kapıda

Bu seçimin önemini, "Köprüden önce son çıkış" olarak değerlendiren Duymaz, bu seçimde halk iradesinin sandığa yansımaması takdirde çok kötü günlerin kapıda olacağını vurguladı. Hiç kimsenin umutsuzluğa kapılmaması, oylarına sahip çıkmak için sandıklarda bulunması gerektiğinin altını çizen Duymaz, "Eğer tek adam rejimine karşı mücadeleyi örmezsek ve bu seçimi kaybedersek bir daha demokrasinin D'sinden söz edemeyeceğiz. Ekonomi batacak, farklı sesler marjinalleştirilecek, hapsedilecek, susturulacak" dedi ve tüm yurttaşları oylarına ve sandıklara sahip çıkmaya çağırdı.