Önce Rojava ve Şengal ardından Kuzey Kürdistan'daki Kürt kadınlarının direnişi Türkiye metropollerine örnek oldu. Birçok kadın kuruluşu erkek şiddetine karşı öz savunma eğitimleri başlattı. 

Halkevci kadınlar, Ankara Batıkent ve Dikmen de iki aydır öz savunma amacıyla boks kursları başlattı. Kadınlara esas olarak savunma öncelikli hareketler öğretiliyor. 

Kursiyerlerinden Nebiye Merttürk, şiddetin arttığı bir süreçte birçok kadının kendi hayatına sahip çıkmaya çalışırken bir de devletin şiddetine maruz kaldığını hatırlatarak "Kendisini tecavüzden korumak için tacizcisini öldüren Nevin, Çilem gibi örneklerimiz var. Biz kadınlar tacize ve tecavüze karşı kendi bedenimizi savunuyoruz" dedi.


Aynı zamanda bilinç işi

Kursu sadece boks derslerinden ibaret görmediklerini aynı zamanda politik bir bilinç oluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Merttürk, "Bunlardan birisinin eksik olması durumunda amacımızın başarıya ulaşmamış olur" vurgusunu yaptı.


Savunma bir ihtiyaç

Ankara Anarşi İnisiyatifi üyesi kadınlar ise Ankara'da yaklaşık 3 yıldır öz savunma temelinde eğitim çalışması yürütüyor. Özellikle yakın dövüş sanatları, savunma teknikleri gibi kurslar düzenleyen inisiyatif üyelerinden Özge Günönü, "Biz kadınlar korku kültürüyle büyüdüğümüz için özellikle cinsiyet üzerinden aşağılanıyor ve korkutularak sindirilmeye çalışılıyoruz. Bu politika hayatın her alanında kadınların savunma ihtiyacını gerekli kılıyor" diye konuştu. 


YPS en iyi örnek

Öz savunma derslerinin kadınlarda özgüveni artırdığına da dikkat çeken Günönü, Kürdistan'daki kadınların öz savunma mücadelesini de örnek aldıklarını belirterek, "Eğer özsavunma yaşam alanını korumaksa Kürt kadınları tam da bunu gerçekleştiriyorlar. YPS kadın birlikleri ve Rojava'da direnen kadınlar bunun en güzel örneğidir" dedi. 


Üniversitelerde de başladı

Üniversitelerdeki genç kadınlara yönelik çalışmalar yürüten Kampüs Cadıları adlı kadın oluşumu da öz savunma kursları başlattı. Kampüs Cadıları grubu üyelerinden Gözde Çelik, 1 aydır başlattıklara kurslara 30 kişinin katıldığı ve talebin her geçen gün arttığnıı kursa taleplerin her geçen gün arttığını söyledi. Kürdistan'da yaşananlara da değinen Çelik, "Kürdistan'daki kadın mücadelesinin her geçen gün kendini yenileyerek ve yükselerek ilerlediğini ve kendine özgü bir tarz oluşturduğunu görüyoruz" ifadesinde bulundu.  


 DİHA/ANKARA





Bir yargı klasiği: Tecavüzcüye beraat, kadına hapis


Kadın katliamlarında "tahrik", "aşırı sevgi" ve "iyi hal" gerekçeleri ile indirime giden yargı, erkek şiddetine karşı öz savunmasını alan kadınlara ise ceza yağdırıyor. Türk yargısının erkek şiddetini meşrulaştıran kararlarından sonuncusu Amed'de yaşandı. İki yıl önce boşandığı 42 yaşındaki R.T'ye tecavüz girişiminde bulunan 47 yaşındaki R.E beraat ederken, tecavüz girişimine karşı kendini bıçakla savunan R.T adlı kadın hapisle cezalandırıldı.

Yargının kararlarını değerlendiren Kadın hakları aktivisti Avukat Şenay Tavuz, yasalarda meşru müdafaanın hak olarak geçtiğini, meşru müdafaa hakkını kullanan bir kişinin işlemiş olduğu suça bir ceza verilmemesi gerektiğini kaydetti. Meşru savunmanın hukuki boyutunu değerlendiren Tavuz, "Burada belki birkaç kıstas önemlidir. Meşru müdafaa hakkını kullanırken kişiyi öldürmeyip sadece yaralayarak kurtarabileceği bir durum söz konusu olmalı. Eğer yapamadıysa öldürmesi durumunda yasalarda meşru müdafaa yine suçlunun cezalandırılmasını öngörür. Ancak burada da çifte standart var. Karşısındaki erkeğe zarar veren ya da onu öldüren kadınların davalarında yasalardaki indirim maddeleri yargıçlar tarafından göz önüne alınmıyor" şeklinde konuştu. 


 İSTANBUL