• Hayatını kaybedenlerin belgelerinin çoğunda neden olarak olarak koronavirüsünü yazmayan Türkiye’nin buna devam ettiği, TTB tarafından teyit edildi. TTB, 21 sorunun yanıtını bekliyor.

Salgının hastanelerde karşılanıp hastanelerde durdurulmaya çalışılması halinde uzun süreceğini ve can kaybının çok olmasının kaçınılmaz olacağını ifade eden TTB Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman, “Bize Türkiye’nin dört bir yanından odalarımızdan vaka ve ölüm sayılarının daha fazla olduğuna dair gözleme dayalı bilgiler geliyor. Klinik ve radyolojik bulguları olduğu halde PCR testi pozitif olmayan hastalar vefat ettiklerinde kayıtlara hala Covid-19 olarak geçirilmiyor” dedi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman, koronavirüsü salgınında geride kalan 6 haftaya ilişkin basın açıklaması yaptı. Adıyaman, zorunlu olmayan üretimin salgının genişlemesine ve can kayıplarına neden olduğunu ifade etti. Bakanlığın filyasyon ekipleri kurulmasına ilişkin yazısının Mart sonunda yazılmış göründüğüne dikkat çeken Adıyaman, salgın ilk çıktığında, Şubat’ın başında filyasyon ekiplerinin kurulması ve eğitilmesi gerektiğini söyledi.

“Salgını karşılayabilmek için güçlü birinci basamak örgütlenmesine ihtiyacımız var” diyen Adıyaman, sahada yapılan filyasyon çalışmalarına dair, “Yıllardır hastanelerde çalışmış, birinci basamakla hiçbir ilişkisi olmamış hekim ve hemşireler ile ağız-diş sağlığı merkezlerinden görevlendirilen diş hekimlerimizin liderliğinde apar-topar kurulan ekiplerle yapılan filyasyon çalışmaları kuşkusuz özverili çabalar olarak görülmelidir” diyerek şunları kaydetti: “Oysa salgına hazırlıklıyız diyebilmeniz için, birinci basamakta kurduğunuz bulaş sinyalini erken alabilen, bölge-mahalle odaklı sağlık birimlerinin, kadrolarıyla birlikte yıllarca bu biçimde hizmet sunmuş ve bir çalışma geleneğini kazanmış olması gerekirdi. Böyle kurulmuş sistemlerde salgınla mücadele yurttaşların yaşam ve çalışma alanlarında, alev bacayı sarmadan yürütülebilir. Birinci basamakta görev yapan sağlık ekibi ile hızlı ve etkin bir biçimde salgına müdahale edebilir ve salgını kontrol altında tutabilir. Yine de görevlendirme biçiminde, başlanma zamanında ve organizasyonundaki yanlışlıklar bir yana, salgında en ön safta görev yapan hekim, diş hekimi, hemşire ve şoförlerden oluşan filyasyon ekiplerimize teşekkür ediyoruz.”

 

Salgın yönetimine uyulmadı

Salgının hastanelerde karşılanıp hastanelerde durdurulmaya çalışılması halinde uzun süreceğini ve can kaybının çok olmasının kaçınılmaz olacağını ifade eden Adıyaman, “Bugün özellikle Avrupa’nın ve Türkiye’nin yaşadığı bu felaketin ve başarısızlığın temel nedeni salgın yönetimine uymamak, salgını karşılayabilecek sağlık kurumlarını ve sağlık örgütlenmesini yok etmektir” dedi.

Türk Tabipleri Birliği’nin sağlık sisteminin tüm bu zaaflarına rağmen salgın yönetimine ve epidemiyoloji biliminin gereklerine sürekli dikkat çektiğini hatırlatan Adıyaman, “Siyasal irade bu gerçekliği görmezden gelmiş ve salgın yönetiminin gereklerine uymamıştır. Buradan bir kez daha siyasal iktidarı salgın biliminin gereklerini yerine getirmeye, nüfusa ve bölgesel anlayışa dayalı planlama yapmaya davet ediyoruz. Bununla beraber, salgın sırasında yükün önemli bir bölümünü çekmekte olan, yetersiz kişisel koruyucu malzemeyle çalıştırılan, hastalanan, salgını durdurmak için mücadele eden ASM’lerdeki aile hekimleri ve sağlık çalışanları ile İSM’lerdeki hekim ve sağlık çalışanlarına minnet duygularımızı iletmek istiyoruz.”

 

Cevap bekleyen 21 soru

Salgının yükünün hekimler arasında eşit dağıtılması ve hekimlerin özlük haklarının korunması gerektiğini belirten Adıyaman, zorunlu olmayan üretimin salgının genişlemesine ve can kayıplarına neden olduğunu ifade etti. Adıyaman, 22 Mart 2020’de Sağlık Bakanlığı’na sorular yönelttiklerini fakat geride kalan 23 güne rağmen yanıt alamadıklarını hatırlattı. TTB Başkanı Sinan Adıyaman, 21 soruya yanıt beklediklerini söyledi. İşte o sorular

  • Tanısı doğrulanmış olguların ikamet ettikleri il ve ilçelere göre, yaş ve cinsiyete göre dağılımları nasıldır?
  • Tanısı doğrulanmış olguların yurt dışı temas öyküsü ülkelere göre nasıl bir dağılım göstermektedir?
  • Bugün itibarıyla ülkemizde kaç ilde ve kaç merkezde test yapılmaktadır? Tanı merkezlerine ulaşan örnek sayıları ile test sonuçları neden herbir merkez tarafından yapılmamaktadır?
  • Bugüne kadar (günlere göre) her bir tanı/tarama testinden toplam kaç adet yapılmıştır? Bugünden itibaren yurt çapında günde kaç test yapılması planlanmaktadır?
  • Günlere göre her bir tanı/tarama testi tipi için pozitif sonuçlanan test sayısı kaçtır? İlk testi negatif olup ikinci kez test yapılanlarda pozitiflik oranı nedir?
  • Kaç tip tanı/tarama testi kullanılmaktadır? Kullanılan testlerin geçerlilik özellikleri (duyarlılık, seçicilik, pozitif ve negatif öngörü değerleri) nasıldır?
  • Hastalardan örnek alınması ile test sonuçlarının sağlık kurumlarına, ilgili hekimlere ve hastalara bildirilnmesi arasındaki süre kaç gündür?
  • Tanısı doğrulanmış olgulardaki bulguların (ateş, öksürük, nefes darlığı, ishal, vb) dağılımı nasıldır?
  • Tanısı doğrulanmış olgulardaki akciğer grafisi ve bilgisayarlı tomografi bulguları nelerdir?
  • Tanısı doğrulanmamış olguların ne kadarına akciğer grafisi ve/veya bilgisayarlı tomografi yapılmıştır? Tanısı doğrulanmamış olguların ne kadarında COVID-19 hastalığı için klasik veya muhtemel görüntüleme bulguları saptanmıştır?
  • Pozitif görüntüleme bulguları (akciğer grafisi ve/veya bilgisayarlı tomografi) ile tanının doğrulanması arasında ne kadar süre vardır?
  • Bugün itibarıyla illere göre tanısı doğrulanmış ya da olası/kuşkulu COVID-19 hasta yatırılan hastane sayısı kaçtır? Bunların kurumsal/sektörel (Sağlık Bakanlığı, kamu üniversitesi, vakıf üniversitesi, özel sektör) dağılımı nedir?
  • Tanısı doğrulanmış olgularda bugüne kadar hangi ilaçlar kullanılmıştır? Bu ilaçlarla tedaviye yanıt oranı nedir? Yan etki ve komplikasyonlar ile bunların sıklığı nedir?
  • Tedavide kullanılması olası ilaçların yurt çapında miktarı ve illere göre sayısı nedir?
  • Bakanlığınızın öngördüğü hasta sayısı ve ihtiyaca göre bu ilaçların mevcut stokları yeterli midir? Bu ilaçların hastaneler bazında dağıtımı yeterli düzeyde organize edilebilmekte midir? Hastanelerin ne kadarında ilaçlar yeterli düzeyde sağlanabilmekte, ne kadarında ilaç eksikliği yaşanmaktadır?
  • Hasta sayısındaki logaritmik artışın diğer ülkelere göre daha keskin olduğu dikkate alındığında: Yurt çapında illere göre yoğun bakım ünitelerindeki yatak ve ventilatör sayısı nedir? Bu sayılar öngörülen ihtiyacı karşılayabilecek düzeyde midir? Olası yetersizlikler için hangi önlemler düşünülmektedir?
  • Tanısı doğrulanmış kaç sağlık çalışanı bulunmaktadır? Bunların meslek (hekim, hemşire, sağlık teknisyeni vb), kurum (ASM, 2. basamak ve 3. basamak hastame) ve il dağılımı nedir?
  • SARS CoV-2 pozitif sağlık çalışanlarının saptanamaması hastalığın diğer sağlık çalışanlarına, hastalara ve sağlık çalışanlarının sosyal çevresine yayılmasını kolaylaştıracaktır. Bugüne kadar kaç sağlık çalışanına test yapılmıştır? Hastalarla temas halinde bulunan ve enfekte olma olasılığı yüksek olan sağlık çalışanlarının tamamına ne kadar sürede test yapılması öngörülmektedir?
  • Hekimlerden birliğimize kişisel koruyucu malzemelerin yeterli düzeyde olmadığı konusunda yoğun yakınmalar gelmektedir. Sağlık çalışanlarının COVID-19 hastalığından korunamaması ileride salgınla mücadeleyi aksatabilecek risk etkenlerinin başında yer almaktadır. Sağlık kuruluşlarının yeterli koruyucu ekipman sağlamadan sağlık çalışanlarını COVID-19 şüphesi/kanıtı bulunan hastalara hizmet vermeye zorlamaması ve sağlık kuruluşlarındaki koruyucu donanım eksikliklerinin bir an önce giderilmesi en öncelikli taleplerimizdendir. Bu nedenlerle: Kişisel koruyucu malzeme stoğumuz ve üretim kapasitemiz öngördüğünüz ihtiyacı karşılayabilecek düzeyde midir? Bu malzemelerin hastanelere dağıtılmasında yeterli organizasyon sağlanabilmekte midir? Bakanlığınıza bağlı hastaneler dışında üniversite hastanelerine de dağıtım yapılmakta mıdır?
  • Salgının yayılma hızı ve salgına karşı yürütülen savaşımın zaman içerisindeki başarısını ölçmek ve değerlendirmek amacıyla kullanılan göstergelerden birisi Temel Üreme Katsayısı olarak bilinen (R0) değeridir. Sağlık Bakanlığı bugüne kadar bilimsel bir R0 değeri açıklamamıştır. Ülkemizde Mart ayının ilk haftalarından bu yana R0 değeri ve bu değerdeki değişim nedir?
  • Sağlık Bakanlığı neden Dünya Sağlık Örgütü tarafından COVID-19 hastalığı için önerilen uluslararası tanı kodlarını (ICD-10 U07.1 ve U07.2) kullanmamaktadır? Aksi taktirde, Dünya Sağlık Örgütü’nün klinik-epidemiyolojik tanı ve kuşkulu/olası vakalar için önerdiği “COVID-19 virüs tanımlanmamış” tanı kodunu kullanmadığımız sürece COVID-19 vakalarının gerçek boyutlarını öğrenmemiz ve geçerli bir uluslararası karşılaştırma yapmamız mümkün olamayacaktır.
 

DSÖ’nün öngörüsü doğru

Sosyal mesafe önlemleri çerçevesinde basına kapalı olarak sosyal medya hesapları üzerinden basın açıklaması gerçekleştirdiklerini ifade eden Adıyaman, soruları da canlı yayında cevapladı.

“Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bazı ülkelerde kısmen düşüş varken İngiltere ve Türkiye’de artış var diyor ama Sağlık Bakanı virüsü 4. haftada kontrol altına aldıklarını söylüyor. Sizin gözleminiz nedir?” sorusuna Dünya Sağlık Örgütü’nün öngörüsü doğru gözüktüğünü belirterek, cevap vermeye başlayan Adıyaman, şöyle izah etti: “Çünkü sağlık çalışanları özveriyle çalışmalarına rağmen kontrol altına aldığımızı söylemek için erken. Her gün açıklanan yeni olgular daha önce klinik yakınması nedeniyle hastaneye başvuran ve örnek alınan, PCR testi o gün pozitif çıkanlardan ibaret. PCR testinin hastaların tümünde pozitif çıkmadığı ve duyarlılığının arzu edilen düzeyde olmadığı bize gelen bilgiler.”

 

Korona olarak geçirilmiyor

Sağlık Bakanı’nın açıkladığı verilerle vaka ölüm sayısı, yoğun bakım doluluk oranı sayısıyla sahadaki durum arasında fark olup olmadığı yönündeki bir soruya ise Adıyaman’ın yanıtı şöyle oldu: “Bize Türkiye’nin dört bir yanından odalarımızdan vaka ve ölüm sayılarının daha fazla olduğuna dair gözleme dayalı bilgiler geliyor. Klinik ve radyolojik bulguları olduğu halde PCR testi pozitif olmayan hastalar vefat ettiklerinde kayıtlara hala Covid-19 olarak geçirilmiyor.”

 

filyasyonda gecikildi

“Halk sağlığı ve uzmanları ve siz başından itibaren filyasyona dikkat çektiniz. Bakan bunca sürenin ardından neredeyse ilk kez filyasyondan bahsetti. Sizin gözleminiz nedir?” sorusuna Adıyaman, filyasyon ekipleri kurulmasına ilişkin yazının Mart ayının sonunda yazılmış göründüğünü dikkat çekerek yanıt verdi: “Oysa sağlık sistemimizde en başında hemen, salgın ilk çıktığında şubat ayının başında filyasyon ekiplerinin kurulması ve eğitilmesi gerekiyordu.”

 

DSÖ’nün kodlarına uymuyor

Türkiye’de korona ölümlerinin Dünya Sağlık Örgütü’nün kodlarına göre yapılmadığını açıkladıkları hatırlatılarak, bunun devam edip edilmediğini sorulduğu TTB Başkanı Sinan Adıyaman, şu net yanıtı verdi: “Maalesef evet. Ölüm belgelerinin çoğunda ölüm nedeni olarak Covid-19 yazmıyor.” ANKARA

https://ozgurpolitika.com/hasta-sayisi-65-bni-gecti/   https://ozgurpolitika.com/100un-ustunu-gizliyor/