Her gün suç işleniyor
Açıklamada korucuların hak ihlallerine dikkat çekilerek, ''Kürdistan'daki kirli savaşta; bu kadar hak ihlallerinin, faili meçhul cinayetlerin, kadınlara yönelik tecavüzlerin en önemli aktörleri olmuştur. Koruculuk sistemi olmasaydı; ne doğada ne de toplumsal yaşamda bu kadar tahribat yaşanmayabilirdi. Kürt coğrafyasında, korucuların pervasızlaştırdığı hak ihlalleri artık tahammül sınırlarını zorlamaktadır ve toplumun kaldıramayacağı noktaya gelmiştir. Korucuların suç işlemediği bir tek gün bile yoktur'' denildi.
Devlet göz yumuyor
Açıklamada, korucuların özellikle kadınlar için tehdit oluşturduğu, yaşamı cehenneme çevirdiğine dikkat çekilerek, korucuların kadınlara yönelik şiddet ve tecavüzlerine devlet yetkililerin yıllardır göz yumduğu belirtildi. Amed'de R.K, Elih'te R.M, Eğil'de Z.M ve daha yüzlerce kadının korucuların tecavüze maruz kaldığı hatırlatılarak, son olarak Midyad İlçesi'nde aynı şiddete maruz kalan Nurcan F.'nin de tecavüz eden korucuların devlet tarafından korunması ve cezalandırılmaması nedeniyle intihar ettiği vurgulandı.
Nurcan'ın korucuların tecavüzüne uğrayıp intihar eden son kadın olmayacağına işaret edilen açıklamada, şu talepler yer aldı: "Korucular Kürt coğrafyasında başta kadınların yaşamı olmak üzere, toplumsal barış ve demokratik çözümün önündeki en büyük engellerden biridir. Koruculuk sistemi lağvedilmeden, 80 bin silah toplanmadan, toplumsal barış ve huzur sağlanamaz. BDP Kadın Meclisleri olarak, yeni korucu alımlarının derhal durdurulmasını, mevcut koruculuk sisteminin bir an önce kaldırılmasını ve çeşitli suçlara karışan korucuların yargılanıp cezalandırılmasını istiyoruz.''
DİHA/ANKARA