Henry James’in başyapıtı “Amerikalı”, 19. yüzyıl Avrupası’nın kusursuza yakın bir panoramasını sunuyor. James, gerçekçi anlatımını romantik-melankolik çıkışlarla bütünleştiriyor. Avrupa kıtasının kültürel nabzı Paris’te geçen eserde müzik, edebiyat, resim ve diğer sanatlardaki gelişmelerin sunumu bulunuyor. İki farklı dünya arasındaki gerilimlerin serinkanlı bir biçimde işlendiği Amerikalı, miadını doldurmak üzere olan bir dünya ile şekillenme faslında olan bir dünya arasındaki var olma krizlerine ışık tutuyor.


Kötülük Çiçekleri

Walter Benjamin’in “Avrupa’yı etkileyen son lirik başyapıt” olarak nitelediği Charles Baudelaire’nin “Kötülük Çiçekleri”, birçok şair ve eleştirmene göre modern şiirin kurucu basamağı. Baudelaire, şiirleriyle gerçeküstü bir anlatıyla dünyanın zıtlıklar üzerine döndüğünü aktarıyor.  Baudelaire, dizelerinde iyinin ve kötünün de ötesinde ‘güzel’e olan inancını coşkuyla duyumsatır.

“Fidel ve Din” kitabı ise sosyalistlerin din meselesine bakışına yeni bir yöntemle ele alıyor. Kitapta, komünistlerin inançlı insanlarla anlaşmasının mümkün olmayacağı dogması, zenginlik-yoksulluk veya zulüm-adalet terazisinde yerle bir oluyor. Fidel, kitapta “somut durumun somut tahlili” ilkesini hassas bir konuda ele alarak, hayata ve teoriye dair ustalığını gözler önüne seriyor. Hıristiyanlar ile Komünistler arasında sıkı politik bağlar kurma olasılığının üzerine örtülen kalın peçe, Fidel’in Brezilyalı Rahip Frei Betto’ya verdiği bu röportajda kalkıyor. 


 İSTANBUL