İzmir’in Kemalpaşa İlçesi’nde de nazar boncuğu Nazarköy’de hayat bulmuştur adeta. Köy, dere yatağında kurulduğu için Kurudere Köyü ismini almış, ancak sonradan göz boncuğu imalatından dolayı 2007’de adı Nazarköy olarak değiştirilmiştir. Nazar Köyü’nde yaklaşık 1940 yılından bu yana nazar boncuğu ocakları ile cam süs eşyalarının yapıldığı görülmektedir.
‘Ekonomiyi kadınlar yürütüyor’
Nazarköy hakkında konuştuğumuz köy kadınları, geçimlerini bu işten sağladıklarını ifade ediyor. Nazarköy sakinlerinden Aysel Duman, “Yapılan baraka dükkanlar sayesinde kadınlar rahat etti. Daha önce tezgahlarla uğraşıp yağmurda çamurda koştururken, şimdi bu sorunları yaşamıyoruz” dedi. Köydeki erkekler tarafından dönüşümlü olarak çalıştırılan 6 Ocak bulunduğunu dile getiren köy sakini Vedat Duman, İzmir’de en çok gelir elde eden köy olduklarını belirtiyor.Ayrıca Nazarköy’de, köy kadınlarının köyün çarşısına kurduğu gözleme tezgahları da kadınların ekonomideki etkinliklerini gözler önüne sermektedir. El emeklerinde sınır tanımayan Nazarköylü kadınlardan Aktar Zeynep Özşahin de, topladığı otlardan şifalı karışımlar yaparak ‘Köyün eczanesi’ haline gelmiştir. Zeynep Teyze, “Takı tasarım, el süsleri yapıyoruz. Boncukları erkekler yapıyor, biz kadınlar da işlemesini yapıp dükkânlarda satıyoruz” dedi.
İnançlarda göz figürü
Nazar Boncuğu insanlık tarihi boyunca, her kültürde ve dinsel inançta, göz figürü, kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiştir. Bu figüre Musevi, Hıristiyan ve İslam kültürlerinin yanı sıra, Budist ve Hindu toplumlarda da rastlanmaktadır. Bu ortak gelenek Anadolu’nun 3 bin yıl öncesine dayanan cam sanatında yeni bir kimlik kazanır. Anadolulu bir cam ustası, göz figürünün gücünü ateşin gücüyle birleştirerek yepyeni bir tılsım yaratır. O zamandan bu yana insanlar, kötülüklerden korumak istedikleri her şeye nazar boncuğu iliştire gelmiştir. Yeni doğmuş bebeklerden, bindikleri ata, evlerinin kapılarına kadar...
JINHA/İZMİR