Berlin'in Kreuzberg semti, çok yoğun olarak Türkiyelilerin yaşadığı bir semt. Semt sakinlerinin 'Kiralar Çok Yüksek' sloganı ile başlattıkları eylem, ikinci yılına giriyor.
Ev sahiplerinin kiraları arttırması ve hükümetin sosyal konutları kaldırma planı ilçede ikamet edenleri harekete geçirmiş. Semt sakinleri dosya grubu oluşturmuş. Yetkililerle, milletvekilleriyle görüşmelerden sonuç almayınca  Kottbusser Kiracılar Birliği (Kotti & Co) adıyla kendilerini örgütleyip mücadeleyi yükseltme kararı almışlar.
Kreuzberg sakinleri mücadelelerini Kotti’de (Kottbusser Tor) kurdukları çadırla sürdürüyor. Çadırlarını güçlendirip, ihtiyaçlarına göre işbölümüne gitmiş. Adını 'Gecekondu' koymuşlar. Tam bir komünal çalışma ortamı. Gecekondu adeta Kreuzberg’in minik bir yerel yönetim birimi gibi çalışıyor. Günlük işler ve nöbetler aksatılmadan sürdürülüyor. Büyük yürüyüşler ve sokak etkinlikleri yapmışlar. Basının ilgisi seslerini bir çok eyalete ulaştırmış. Kentsel dönüşüm bağlamında Kreuzberg eğlence ve turizm merkezi olarak tasarlanıyor.

'Çocuklarımızın geleceğini düşünen yok'

'Gecekondu' sakinlerinden Neriman adlı kadın, kiraların giderek arttırılmasını, göçmenlerin Kreuzberg’den tasfiye edilmesi olarak değerlendiriyor. Neriman, "Kreuzberg'in çok renkli kültürel dokusu var. Özgür ve renkli yaşam beldesi olarak belki enderdir. Berlin'de göçmen nüfusun en yoğun yaşadığı ve birçok kültürün bir arada olduğu yerdir. Rant için bizi buradan sökmek isteyenler umduklarını bulamayacaklardır. Çünkü Keruzberg bizimle Kreuzberg'tir" diyor.
Yanındaki sözcü ekliyor: "30-40 yıldır burada yaşayan insanları buradan koparmak sosyal patlamalara yol açar. Bunun çocuklarımızı nasıl etkileyeceğini düşünen yok. İnsan hakları örgütlerini göreve çağırıyoruz."
Gecekondu'ya Yeşiller, Sol Parti ve Korsanlar ziyaretleriyle destek veriyor. Yapılan mücadele ve direniş umut yaratıyor. Berlin Eyalet Parlamentosu 13 Kasım'da sorunla ilgili oturum yapacak.

BEDEP'ten destek ziyareti

Öte yandan kuruluş bildirgesini açıklayan Berlin Emek ve Demokrasi Platformu (BEDEP), eylem yapan Kiracılar Birliği'ni ziyaret etti.
Platform bileşenleri adına dönem sözcüsü Nazife Kaya eylemcilere yönelik bir konuşma yaptı. Kaya, "Direniş eylemleriniz ve çadırınızla gözümüzü açtınız. Haklı davanızda ve mücadelenizde sonuna kadar yanınızda olacağız" dedi.
BEDEP'in bileşenlerini bu sivil toplum örgütleri oluşturuyor: Berlin- Almanya Demokratik Halklar Federasyonu, Emek ve Özgürlük Cephesi Avrupa İnisiyatifi, Berlin Ana Fatma Dergahı, Sosyalist Yeniden Kuruluş-Berlin, Devrimci Proleterya, Berlin Demokratik Kürt Halk Meclisi, Kürdistan Soli Komite, Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu-Berlin, Türkiye Komünist Partisi 1920-Berlin.
Berlin'de ihtiyaç duyulan Emek ve Demokrasi Platformu'nun kuruluş sürecini platformun dönem sözcüleri Nazife Kaya ve Cahit Munzur gazetemize anlattı.
Berlin Ana Fatma Dergahı başkanı Cahit Munzur, platform düşüncesinin 2 Temmuz "Sivas Şehitleri"ni anma etkinliğinin öncesine dayandığını söyledi. Anma etkinliğinin geniş katılımlı yapılması için Almanya-Mezopotamya Kültür Merkezi ve Ana Fatma Dergahı olarak Berlin Cem Evi'ne götürdüklerini önerinin ret edildiğini belirtti. Munzur devamla:"Kürdistanlı arkadaşlarla oturup konuştuk ve 'Madımak'tan Roboskî'ye Katliamları unutmadık' sloganıyla anma etkinliği yapma kararına vardık. Devrimci, demokrat dost örgüt ve kurumlarla bunu paylaştık ve etkinliğimizi gerçekleştirdik. Bu birlikteliği daha genişletmek ve kalıcılaştırmak benimsenince ortaya Berlin Emek ve Demokrasi Platformu (BEDEP) çıktı" dedi.
Platform sözcülerinden Nazife Kaya da Berlin'de yaşayan Kürdistanlı ve Türkiyeli göçmenlerin birlikte mücadele vererek sorunlarını çözme ihtiyacının platformu şekillendirdiğini belirtti.

HIDIR ATEŞ/BERLİN