Kriminalizasyon biçim değiştirdi

Dosya Haberleri —

23 Ocak 2023 Pazartesi - 20:00

Bremen Bratî Derneği

Bremen Bratî Derneği

  • Bremen’de Alman polisinin tepki toplayan çıplak arama uygulaması üzerinden 7 hafta geçti. Polisler hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Polis işkencesi Bremen Eyalet Meclisi gündemine taşındı. Ancak aradan geçen zamana rağmen yetkililerden tek bir dönüş yok.
  • Çıplak aramaya maruz kalan Emine Demir, “Aradıklarını bulamayınca ‘pardon’ deyip çıktılar. Hala şoktayım” dedi. Fatma Sayın ise 18 yıllık  avukatlık hayatı boyunca 129b davalarında ilk kez çıplak aramayla karşılaştığını belirterek, “Bir tanıktan sanık yaratma operasyonudur” dedi.
  • Düsseldorf davası avukatlarından Edith Lunnebach, yargılanların profilinin değiştiğine dikkat çekerek “Artık sıradan kişiler, bir dernek yöneticisine dahi yargılama izni çıkıyor. Bu çok ciddi bir tehdit. Almanya Türkiye’ye ‘biz bir şeyler yapıyoruz’ mesajı veriyor” dedi.

ERDAL BAZ/ARAM PİRO-BREMEN

AKP Milletvekili Mustafa Açıkgöz’ün Kürtleri ve muhalifleri hedef alan “size yaşama hakkı tanımayacağız” tehditleri ciddi tepkilere yol açarken; Almanya’da Kürtlere yönelik on yıllardır devam eden kriminalizasyon politikalarını da tartışmaya açtı. 1993 yılında ilan edilen PKK yasağını kriminalizasyona dayanak yapan Almanya, Alman Ceza Kanunu’nun 129a/b maddeleri ile Dernekler Yasası’nı gerekçe yaparak Kürtleri yargılıyor. Hali hazırda 10 Kurdistanlı Alman cezaevlerinde. Kürtlerin bayraklarını, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterlerini yasaklayan, eylem ve etkinliklerini engelleyip yargılama konusu yapan Almanya, dönem dönem Kürt kurumlarını da basarak, yöneticilerini gözaltına alıyor, haklarında dava açıyor.

Baskılar ise Türkiye ile ilişkilere bağlı olarak tırmandırılıyor. Örneğin; Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser’in 22 Kasım 2022’de Türkiye’ye yaptığı ziyaret ardından Aralık 2022’de Mainz, ardından Bremen ve Nürnberg’deki Kürt kurumları hedef oldu. Mainz’da Kürt derneği ve yöneticilerin evlerine yapılan baskın 129b maddesine dayandırıldı. Nürnberg’de Medya Halk Evi’nin kapısı koçbaşı ile kırıldı, evler basıldı. Almanya Kurdistanlı Topluluklar Konfederasyonu (KON-MED) eski Eşbaşkanı Tahir Köçer gözaltına alınarak 129b’den tutuklandı.

Emine Demir

Evi basıldı, çıplak arandı!

Gazetemiz Yeni Özgür Politika Bremen’de Kürtlere yönelik operasyonu 9 Aralık’ta Kurdin nackt durchsucht! (Kürt kadına çıplak arama) başlığıyla manşete taşıdı. Alman polisi, kentte bulunan Brati Derneği Eşbaşkanı Tuncer Yalınkılıç ile dernek yöneticileri Necdet Ersöz, Fırat Kaya, Kadri Saka, Emine Demir ve Azad Dağlı’nın evlerini bastı, Türk polisini aratmayan uygulamalara imza attı. Kentte yıllardır kadın çalışmalarında yer alan, Kürt derneği ve Sêvê Kadın Meclisi yöneticisi 3 çocuk annesi Emine Demir, daha önce bu tür baskınlarda benzeri görülmeyen bir uygulamaya imza atılarak “çıplak arama” işkencesine maruz kaldı.

7 haftadır yanıt yok

Dernek yöneticileri, polisin baskın ve Türk tipi uygulamalarına ilişkin suç duyurusunda bulundu. Sol Parti Milletvekili Cindi Tuncel hazırladığı soru önergesiyle polisin kriminalizasyon uygulamalarını Bremen Eyalet Meclisi’nin gündemine taşıdı. Aradan 7 hafta geçti ancak hala yetkililerden herhangi bir açıklama yapılmadı.

Evleri basılan Bremen Brati derneği yöneticileri ile konuyu takip eden hukukçu ve vekillerle yaşanan hukuksuzluklar ve buna karşı verdikleri mücadeleyi konuştuk.

Hedef mi seçildi?

Evi basılanlardan Emine Demir, 1988 yılında Bingöl’den Almanya’ya göç etmiş. Demir’in sadece evi basılmadı, Türk devletinin sıklıkla başvurduğu, “işkence suçu” olarak da kabul edilen çıplak aramaya maruz kaldı. Bremen’de yıllardır Kürt kurumlarında aktif olarak rol alan Demir, iki dönem Kürt derneğinin eşbaşkanlığını yapmış, şimdilerde ise Sêvê Kadın Meclisi’nin sözcüsü.

Demir, 7 Aralık’taki baskında Alman polisinin onur kırıcı uygulamalarına maruz kaldığını ve hala bunun şokunu atlamadığını belirtti: “Sabah 6 civarı polisin zili çalmadan kapıya vurma sesiyle uyandık. ‘Kapıyı açın’ diye bağırıyorlardı. ‘Terörist ve silah’ aradıklarını belirtip içeri girdiler. Çocuklarımın telefonları da dahil evdeki bütün dijital materyaller, demlik, tencere ve bütün çekmecelerin içerisine kadar baktılar, bakılmadık yer bırakmadılar. Banyonun havalandırmasının kapağını kırarak oraya bile baktılar.

Hala şokunu atlatamadım

Polis araması sürerken tüm ailenin fotoğraflarını çektiler. Sonra bana ‘silah arıyoruz, seni kontrol edeceğiz’ diyerek yatak odasına götürdüler. Oysa üzerimde zaten gecelik vardı. Silah olmadığı bariz olmasına rağmen çıplak arama yaptılar. Bu arama sırasında bir kişiyi de şahit olarak getirdiler. Yaşadığım şoku anlatmam çok zor. Kurdistan’da Türk devletinin yaptıklarını aklıma getirdi. Kızım da olaydan çok etkilendi.”

Aramada bir şey bulamayınca kadın olan polis şefinin “özür dileyip gittiğini” belirten Emine Demir, “Beni çıplak arayıp 2.5 saate yakın da evi arayıp bir şey bulamadıktan sonra, üzerimi arayan şef kadın 2 kere özür dileyerek avukat tutabileceğimizi söyledi. Arama kararını veren polis de oydu. O gün boyunca şoktaydım. Daha sonra avukatlarımız aracılığıyla suç duyurusunda bulunduk” dedi.