Fransa’da, artık rutine bağlanmış bir operasyon daha gerçekleşti. Bu kez Bask bölgesinin bağımsızlığı için mücadele eden ETA örgütüne yönelik bir ‘Salı operasyonu’ yapıldı. ETA üyesi oldukları gerekçesiyle 6 kişi gözaltına alındı ve muhtemelen hepsi tutuklanacak. Sözkonusu operasyon İspanya ve Fransa işbirliğiyle gerçekleştirildi. 20 Ekim 2011 tarihinde silahlı faaliyetini bitirdiğini açıklayan ETA’nın siyasi anlamda da faaliyet yürütmesi “suç”. Tüm bunlara AB “terör örgütleri listesi” gerekçe olarak gösteriliyor.
Son iki yıl içerisinde ETA’lı oldukları gerekçesiyle Fransa’da 37 Basklı gözaltına alınıp tutuklandı. Fransa her yıl ETA’ya dönük sayısız operasyon gerçekleştiriyor. Bütün bu operasyonların ardından kullanılan bir cümle var; “Bu operasyon ETA’nın dağıldığına ve polis tarafından yenilgiye uğratıldığına bir kanıttır.” Ne kadar tanıdık bir cümle…. Tıpkı Türkiye’de Kürt halkının özgürlük mücadelesine gönül verenlere yönelik yapılan operasyonlar sonrası rutin bir biçimde basına verilen demeçlere benziyor…. Ülkeler, sınırlar, kıtalar değişiyor ama değişmeyen bir şey varsa o da, merkezi erklerin halkların özgürlük talebine karşı tutumu!
Fransa’da Labourd, Basse Navarre ve Soule bölgesinde toplamda 750 binin üzerinde Basklı yaşıyor. Yüzyıllara dayanan bir baskı ve asimilasyon politikası yürütülmesine rağmen günümüze kadar Basklılar kendi kültürlerini korumayı başarmış. Son 60 yıldır sistemli bir direniş var. Stratejik ve talepler anlamında değişime uğraya uğraya bölünmelere rağmen 1959’dan bu yana ETA Bask halkının kültürel, dilsel ve bölgesel hakları için mücadele yürütüyor. Fransa’da her yıl bu nedenle gözaltı ve tutuklamalar yaşanıyor. ETA üyeleri siyasi tutsak olarak kabul edilmiyor. Çünkü AB “terör örgütleri listesi” kapsamında tutuklandıkları için “terörist” olarak lanse ediliyorlar. Fransa’da en ağır hapis cezası ETA’lılara verilmekte. Adli kontrol altında serbest bırakılma durumu bile uygulanmıyor. Fransa’da serbest bırakıldıktan sonra direk olarak İspanya’ya teslim edilen ETA üyeleri burada da yargılanıp yeniden cezaevine konulmaktadır.
Fransa cezaevlerinde bulunan 100’ün üzerinde ETA militanı her yıl cezaevi koşulları ve cezaevinde siyasi tutuklu muamelesi görmek için sayısız direniş biçimi geliştiriyor. Tüm bu direnişlerin ardından sadece elde edebildikleri hak, cezaevlerinde aynı koridor üzerinde bulunan hücrelere konulabiliyorlar. Tüm gözaltı ve yargılama süreci boyunca hiçbir biçimde polis ve Fransız yargıcının sorusuna yanıt vermeyen ETA militanları, bütün bu süreçlerde siyasi marşlar, ana dillerinde şarkılar ve sloganlar atarak siyasi bir tutum geliştirdiklerini belirtiyor…
Hollande Hükümeti ve ona bağlı içişleri bakanlığı “terörizme taviz yok” diyerek operasyonlara devam ederken, ülke içerisinde mevcut hükümete karşı eleştiriler artık sokağa inmeye başladı. Fransız solu 180 bin kişilik bir kitleyle tarihi Bastille Meydanı’nda hükümete uyarıda bulundu. Yapılan eleştiriler, kitlelerin sokağa inmesinin ardından Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ı harekete geçirdi. Hafta içi Elysee Sarayı’nda Bakanlar Kurulu toplantısı gerçekleştiren Hollande önümüzdeki günlerde bilişim, sağlık ve diğer birçok alanda toplam 10 yıllık yeni bir planlamayla kamuoyu karşısına çıkacaklarını açıkladı.
Toplantının ardından hükümet sözcüsü Najat Ajat Vallaud Belkacem, istihdam üzerine kabul edilmiş yapısal reformları önümüzdeki dönem hayata geçireceklerini açıkladı. Tüm bu açıklamalar muhalefette bulunan sağ ve sol partilerin protesto gösterileri sonrası gelmesi ise “eylemlerin basıncıyla açıklamalar geliyor” yorumlarına yol açtı.
Her gün bir anket şirketi Hollande’ın popüleritesini kaybetmesi üzerine açıklamada bulunuyor. Birinci yılında Hollande’a güvenmeyenlerin oranı yüzde 73’e ulaştı. Kriz derinleştikçe ülkede iç güvenlik önlemleri arttırılıyor. Sürekli bir dış tehdit senaryosu yazılıyor. Son iki hafta içerisinde Tour Eyfel ve merkezi garlarda yoğun güvenlik önlemleri alınmış durumda… Kriz, paranoyaya dönüştü…
Kriz paranoyası!
Fransa Gündemi