Euro Bölgesi’ni sarsan ekonomik krizin sınırlarını aşacağı ileri sürülüyor. IMF, hazırladığı bir raporda, Yunanistan’ın kurtarılsa da ekonomik krizin önünün alınamayacağını duyurdu. AB Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso da, Euro Bölgesi Başkanlarını kriz konusunda ciddi olmaya davet etti.
Euro Bölgesi’ne üye devlet başkanları ve başbakanları dün Brüksel’de biraraya gelerek, yaşanan ekonomik krize alınacak önlemleri masaya yatırdı. Ancak zirve öncesi hem IMF’den gelen haberler hem de AB’li yetkililerin yaptığı açıklama, yaşanan ekonomik krizin sadece Euro Bölgesi’yle sınırlı kalmayacağı yönünde.
Hazırladığı raporla Euro Bölgesi’nin liderlerini uyarmak isteyen Uluslararası Para Fonu (IMF), krizin önlenmesi için geç kalındığını savundu. Açıklanan rapora göre, Yunanistan’ın iflastan kurtarılsa da kriz diğer ülkeleri vurmaya devam edecek. Yunanistan’a verilmesi için hazırlanan ikinci yardım paketi konusunda yaşanan tartışmaların zamanı boşa harcadığının altını çizen raporda, “Euro Bölgesi’ne yayılan bir kriz küresel ekonomiye de zarar verir” ifadesini kullandı. Euro para birimini kullanmayan ülkelerin de harekete geçmesini isteyen IMF, Euro Bölgesi üyleri ile Avrupa Merkez Bankası’nın kriz sürecini iyi yönetemediğini dile getirdi.

‘Durum ciddi’


“Henüz kapsama alanı net olarak belli olmayan krizin ne tür sonuçlar doğurabileceği de belli değil. Euro Bölgesi, krizdeki ülkelere dönük çözüm arayışında daha fazla gecikmemeli” denilen raporda, “440 milyar Euro olan AB Finansal İstikrar Fonu’nu (EFSF) büyütmeli ve daha esnek bir yapıya kavuşturmalı. Krizin çözümünde özel sektörün üstlenmesi gereken rol belirlenmeli. Zayıf bankaların güçlendirilmesi şart” önerilerini sundu.
Avrupa Birliği yetkilileri de krizin ciddi boyutlarda olduğunu belirterek, Euro Bölgesi liderlerine ‘görüş ayrılıklarına son verin. Durum ciddi” uyarısında bulundu. Brüksel’de dün düzenlenen zirve öncesi devlet ve hükümet başkanlarını uyaran AB Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso, “Kimse kendini kandırmasın, durum çok ciddi ve çözüm gerektiriyor. Aksi takdirde bunun olumsuz sonuçları Avrupa’nın her köşesinde ve daha da geniş bir alanda hissedilecek. Burada düşüncesizce davranamayız. Aksi takdirde tarihin bu kuşağın siyasetçileri hakkındaki hükmü çok ağır olacaktır” dedi.

Almanya’dan yeni plan


Barroso, Brüksel’deki zirveden etkili kararlar alınmasını talep etti. Ancak önceki gün Berlin’de Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’i ağırlayan Almanya Başbakanı Angela Merkel, zirveden krizin gidişatını değiştirecek kararların alınmayacağını söyledi. Sarkozy ile 7 saat boyunca ekonomik krizi ele alan Merkel, partisinin en önemli adamı Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble’nin hazırladığı ‘Yunanistan’ı kurtarma planı’nı ABD Başkanı Barack Obama’nın yardımıyla Paris yönetimine kabul ettirdi. Planın içeriği hakkında hiçbir açıklama yapılmadı.
Gece geç saatlerde ise Alman hükümet sözcüsü Steffen Seibert, anlaşmanın sağlandığını, AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy’nin de telefonla görüşmeye katıldığını ve planının Brüksel’deki zirvede diğer liderlere sunulacağını açıkladı. Merkel’in akşam saatlerinde ABD Devlet Başkanı Barack Obama’yı da telefonla arayarak bilgilendirdiği öğrenildi.

İngiltere’de ‘acil durum’


IMF ve AB’nin uyarılarının ciddi olduğu belirtiliyor. Zira hem İngiltere hem de Kıbrıs yönetimi, ekonomik krizden etkileneceklerini söyledi.
İngiltere Merkez Bankası Başkanı Mervyn King, krizin İngiltere’nin mali sistemine karşı ciddi bir risk oluşturduğu uyarısında bulundu.
Kıbrıs Merkez Bankası da, ülke ekonomisinin “acil durumda” olduğunu ve hemen sıkı tedbirler alınmaması halinde dışarıdan mali desteğe ihtiyaç duyabileceğini belirtti.
Merkez Bankası şefi Athanasios Orphanides, Cumhurbaşkanı Demetris Christofias’a yazdığı mektupta, “Ekonominin acil durumda olduğuna inanıyorum” diyerek, Türkiye’nin adanın bir parçasını işgal ettiği 1974’teki durumla kıyaslama yaptı.

Orphanides, bir destek mekanizmasına başvurma ve bunun ekonomi için yol açacağı durumlar başta olmak üzere daha kötüsünden kaçınmak için Kıbrıs’ın acilen yeni sert tedbirler alması gerektiğini belirtti.

BRÜKSEL