- Porto Riko Valisi Gonzalez, ABD’nin gelecek hafta Küba’ya askeri saldırı planladığını iddia etti. Politico ise “Tek ihtiyacının Trump’tan gelecek nihai onay olduğunu” öne sürdü.
ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) Küba’ya yönelik olası saldırı hazırlıklarını neredeyse tamamladığı iddia edildi. Karayipler’de askeri yığınak dikkat çekici şekilde artarken; ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Küba’nın ABD ulusal güvenliğine tehdit oluşturduğunu öne sürdü.
ABD Donanması Karayipler bölgesine son günlerde önemli bir güç konuşlandırması gerçekleştirdi. Mayıs ayında bölgeye giren USS Nimitz uçak gemisi taarruz grubunun, güdümlü füze destroyerleri ve kruvazörlerle birlikte kıyı hedeflerine hassas füze atışına hazır durumda olduğu belirtildi.
Florida ve Porto Riko’daki üslerden kalkan savaş uçakları da Küba üzerinde uzun süredir drone ve gözetleme uçuşları yapıyor.
Ortadoğu dışındaki en büyük güç
ABD Donanması’na bağlı çıkarma gemilerinin, özellikle yaklaşık 2 bin 500 deniz piyadesi taşıyan USS Kearsarge’ın, Virginia kıyılarında yeni bir konuşlanmaya hazırlandığı belirtildi. Politico’ya göre söz konusu birlikler, ihtiyaç halinde kullanılmak üzere Karayipler'e sevk edilebilir. Söz konusu konuşlandırma, Ortadoğu dışında ABD’nin en büyük deniz gücü olarak kayıtlara geçti.
Castro hedefler arasında
USS Nimitz’in bölgeye gönderilmesiyle eş zamanlı olarak ABD, eski Küba lideri Raúl Castro hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Eski Pentagon yetkilisi ve CSIS analisti Mark Cancian, Nimitz’in öncelikle gözdağı amacıyla bölgede bulunduğunu, ancak gerekirse Küba hava savunmalarını etkisiz hale getirmek için kullanılabileceğini ifade etti. Cancian, Raúl Castro’nun olası hedefler arasında yer alabileceğini kaydetti.
Politico haberinde Küba’ya yönelik saldırı için “Tek ihtiyacının artık Trump’tan gelecek nihai onay olduğuna” dikkat çekti.
Rubio: Çözüm görünmüyor
Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Çarşamba günü düzenlenen kabine toplantısında Küba’nın ABD’nin ulusal güvenliğine tehdit oluşturduğunu söyledi. Rubio, “Kıyılarımızdan 90 mil uzakta başarısız bir devletin olması, ABD'nin ulusal güvenliği için bir tehdittir” dedi. Rubio, mevcut Küba yönetimiyle diplomatik çözüm ihtimalinin 'yüksek olmadığını' da belirtti. Nitekim Rubio’nun son dönemde söylemini ekonomik reform taleplerinden rejim değişikliği hedefine doğru kaydırdığı belirtiliyor.
Porto Riko: Saldırı önümüzdeki hafta
Porto Riko Valisi Jenniffer Gonzalez’den ise dikkat çekici bir açıklama geldi. Gonzalez, 3 Ocak'ta Venezuela'ya yapılan askeri müdahalede Porto Riko topraklarının kullanıldığını belirtti ve "Önümüzdeki hafta Küba'ya karşı bir saldırı planlanıyor" iddiasını dile getirdi.
ABD'nin Çin, Rusya ve İran'a karşı yeni bir soğuk savaş yürüttüğünü ifade eden Gonzalez, "Daha birkaç gün öncesine kadar Venezuela ile bir savaşın içindeydik ve önümüzdeki hafta da Küba ile bir savaşımız olacak" diye konuştu.
Küba: Savaş suçlusu olarak tarihe geçecekler
Bu arada ABD’li yetkililer, Küba’nın 300’den fazla İran yapımı askeri dron hazırladığı ve Guantanamo Üssü’ne saldırmayı planladığı iddialarını ortaya attı. Washington yönetimi Havana’yı ayrıca, Rusya ve Çin ile güvenlik ve istihbarat iş birliğini artırmakla suçluyor. ABD’ye göre Küba, Amerikan hedeflerine yönelik casusluk faaliyetleri için ileri karakol işlevi görüyor.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parilla ise BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada ABD'nin, eylemleriyle uluslararası barış ve güvenliği aşındırdığını, Küba'ya karşı olası bir askeri saldırının emrini verenlerin "savaş suçlusu" olarak tarihe geçeceğini belirtti. HABER MERKEZİ
***
İnsani kriz derinleşiyor
ABD’nin uzun yıllardır sürdürdüğü ekonomik ambargo Küba’da günlük yaşamı adeta durma noktasına getirdi. Ülkede baş gösteren ağır enerji krizi, kronik yakıt kıtlığı ve bir türlü çözülemeyen uzun süreli elektrik kesintileri nedeniyle Küba halkı, en temel insani ihtiyaçlarını dahi karşılamakta büyük bir güçlük çekiyor. Ülke genelindeki birçok eyalet ve kentte günlük elektrik kesintilerinin 20 saati bulduğu bildiriliyor. New York Times’ın haberine göre gaz ve elektrik yokluğu nedeniyle halk, yemek pişirmek için ilkel yöntemlere geri dönmek zorunda kaldı.
New York Times’a konuşan ve 1957 yılında gerilla olarak Küba Devrimi’ne katılan 83 yaşındaki Antonio Nieto Paneque, “Trump iktidara gelmeden önce normal şekilde yaşıyorduk. Hayatlarımızda sorun yoktu” diyerek son dönemde artan Amerikan baskısına dikkat çekti.