Küçük esnaf batmanın eşiğinde

Toplum/Yaşam Haberleri —

14 Şubat 2021 Pazar - 23:00

  • Covid-19 salgınıyla beraber getirilen kısıtlamalar Almanya’daki küçük esnafı nefes alamaz hale getirdi. Birçok işyeri sahibi zorunlu ihtiyaçlarını bile karşılayamazken, esnaf kapılara kilit vurma raddesine geldi. Sorunlarını dinlediğimiz Hamburg’daki küçük esnafın anlattıkları “Bir dokun bin ah işit" mahiyetindeydi.

M. ZAHİT EKİNCİ

HAMBURG

 

Altona semtinde 40 yıldan uzun süredir berberlik yapan Behçet Algan, çevresinde “Altona muhtarı” olarak bilinse de salgından sonra ne berberliğin, ne de kendisine takılan muhtarlık lakabının tat verdiğinden yakınıyor. Dükkanında yalnız başına otururken sohbet ediyoruz. Herkes gibi onun da morali bozuk. Geçen sene bu zamanlar dükkanı müşteriden geçilmezken, bu sene salgın dolayısıyla kapalı. 

“Ben duvarlara, duvarlar da bana bakıyor” diyerek söze başlıyor Behçet Algan: “Bir virüstür başımıza musallat ettiler. Hoş bizler de masum değiliz ya. Doğaya ve evrene yaptığımız kötülükleri doğa bize virüs ve çeşitli hastalıklar olarak geri gönderiyor."

 

‘Devlet yardımı zamanında ulaşmıyor’ 

"Er ya da geç bu da geçecek" diyen zor durumdaki esnaf, "küçük esnaflar olarak en çok biz zarar ettik. Geçen seneye kıyaslandığında zarar ve ziyanımız büyük. Hali hazırda cepten yiyoruz. Geçen seneden kalma yapılması gereken yardımlar daha elimize ulaşmadı. 12’nci ayın yardımını daha bekliyoruz. Pandemi bitse de işsizliğin 3’e katlanacağını düşünüyorum. Birçok esnaf yanında çalıştırdığı insanları çıkaracak. Birçok esnaf kirasını ödeyemez duruma gelince kepengini kapatarak, kapısına kilit vurdu. Devlet yardımları yetersiz ve zamanında ulaşmıyor. Küçük esnaflar devlet tarafından ihmal edildi.”

 

‘Masrafları dahi çıkaramıyoruz’

Büfe işletmecisi Ali Derinsu ise salgın döneminde birçok küçük işletmenin büyük süpermarketlere kurban edilmek istendiğini dikkat çekiyor. Derinsu bir süpermarketin 10’dan fazla büfeden (kiosk) daha büyük kar ettiğini belirterek şunları söyledi: “Özelikle mahalle aralarında bulunan büfeler çok zarar etti. Büfeleri en çok zorlayan alkollü içeceklerin belirli bir saatten sonra yasaklanması. Bizler bu yasağa uyup, alkollü içecek satmıyoruz haliyle. Bunu başka yerlerden temin eden birçok insan daha sonra gelerek bize hakaret ediyor mesela. Elimizde var olan nakit parayla durumu idare etmeye çalışarak yanımda çalışan insanları işten çıkarmadım. Büfeler açık olduğu için devletten herhangi bir yardım da alamıyoruz. Küçük işletmelerin çoğu kira ve masraflarını dahi çıkarmazken, büyük işletmeler ve süpermarketler karlarına kar katıyor.”

 

‘Sinek avlıyoruz'

Çiçek satıcısı İmam Cömert de 10 yıldır sürdürdüğü işinin salgın ile birlikte kriz içine girdiğini dile getirdi. Cömert, “Sinek avlıyoruz. Bırak para kazanmayı zorunlu masraflarımızı dahi çıkaramıyoruz. Gelen müşterilerin dükkana girmesi yasak olduğu için müşteriyle 3 kere ilgilenmek zorunda kalıyoruz. Günde ortalama 10-15 arası müşteri uğruyor. Nereden bakarsak bakalım evdeki hesap çarşıya uymuyor. Günde ortalama 15 saate yakın bu işi yapmamıza rağmen emeğimizin karşılığını alamıyoruz" dedi.

Hükümete yönelik eleştirileri de aktaran Cömert, "Kısıtlamaların nereye kadar süreceği belirsizliğini koruyor. Federal hükümetin ve yerel meclislerin küçük işletmecilere daha fazla sahip çıkması gerekiyor" talebinde bulundu. 

 

İşten çıkarmayla karşı karşılar 

Verilen yardımların artırılmasını ve bunun yanı sıra insanlara farklı alternatiflerin sunulması gerektiğini ifade eden Cömert, "Birçok küçük işletme işçilerini ya yarım gün çalıştırıyor ya da işten çıkarmak zorunda kalıyor. İşten çıkarılan her işçi aynı zamanda devlet için de bir külfet oluşturuyor" görüşünde. 

 

Döner satışları yüzde 50 düştü

Döner üreticisi Ertan Çelik de Aralık ayında hükümetin aldığı önlem kararları neticesinde döner satışlarında ciddi düşüş olduğunu söyledi. Devletin daha çok büyük olan restoranların zararını karşıladığını, küçük işletmelere ciddi bir yardım yapmadığını söyleyen Çelik, “Dolayısıyla durumu şu an en vahim olan Imbisslerdir. Bu da otomatik olarak bize yansımaktadır. Birincisi satışlar çok azaldı, ikincisi bizden aldığı dönerin parasını vermede ciddi sıkıntılar yaşadılar. Şu an durumumuz hiç iç açıcı değil. Ciromuz geçen seneye kıyasla yüzde elli daha az. Çalışma koşullarında ciddi bir zorluk var çünkü sürekli hijyenik plan ve program yapmamız gerekiyor. Bu hem çok masraflı hem de çok yorucu. Federal hükümetin mali yardımda bulunduğunda küçük esnafı daha çok koruyup gözetmesi gerekiyor" dedi. 

 

Taksicilik büyük bir kriz içinde

Evli ve bir çocuk babası Rafet Yaman, kentte taksicilik yaparak geçimini sağlıyor. Asıl mesleği futbolculuk olan Yaman uzun bir süre Türkiye liglerinde top koşturmuş. Yaklaşık 5 senedir taksicilik yapan Yaman, salgından sonra ulaşım sektörünün ciddi bir krize girdiğini ve taksicilerin de bundan etkilendiğini anlattı.

 

Benzin parasını çıkartamıyoruz

Yaman, “Birçok taksici bırakalım günlük nafakasını, benzin parasını dahi çıkarmakta zorlanıyor. Havaalanı, restoranlar, sinema ve tiyatrolar, trenler kısacası ekmek yiyebileceğimiz tüm yerlerin kapanması işimizi yüzde 80 etkiledi. Hamburg yılda 20 milyon turisti ağırlayan bir metropolken hastalıkla beraber turist gelişi kesildi. Taksicilerin bu işten başka yapabilecekleri farklı bir meslek yok. Zaten devlet tarafından piyasaya sürülen MOIA taksileri gelirimizi yüzde 50 azaltırken bu hastalık ve kısıtlamalar da işin tuzu biberi oldu. Birçok taksici zarar ediyorum diyerek evde kalmayı tercih ediyor" sözleriyle taksicilerin zorluklarını paylaştı. 

 

Psikolojik hastalıklar baş gösteriyor

Aynı anda birçok sorun ile baş etmek zorunda kaldıklarını aktaran Yaman, bunları şöyle aktardı: "Bizim de ev kiramız var. Taksitlerimiz, çocuklarımızın geleceği ve benzeri bir türlü sorunumuz var. Diyebilirim ki küçük esnaftan sonra en çok zarar eden bizleriz. Birçok arkadaşımızda ciddi boyutlara varan psikolojik hastalıklar baş göstermiş durumda. Gerçekten ne yapacağımızı ve kime başvuracağımızı şaşırmış durumdayız.”

 

 

Yoksul aileler daha çok zorlandı

Salgın en fazla da eğitim sistemini alt üst etti. Öğretmen Hasan Burgucuoğlu, "Mart’taki kapanmadan sonra teknik olarak gerekli hazırlığı olan okulların dışında kalan okullarda öğrenciler -özellikle gelir durumu düşük ailelerden gelen çocuklar- internet üzerinden derslere katılmakta ciddi zorluk çektiler" diyor. Mevcut durumun bür süre daha devam edeceğini öngören Burgucuoğlu, "İlgili bakanlıklarının gerekli tedbirleri alma ve yatırım yapmada sıkıntılarının sürdüğü bir durumla karşı karşıyayız" diye belirtiyor. Sosyal ve kültürel yaşamın önemli oranda kapandığını kaydeden Burgucuoğlu, "Acil olarak bu derneklere yardım edilmeli, gerekli destek sunulmalı" şeklinde konuştu.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.