Bakalım Hoca ne kadar kalacak
SMDK'nin İstanbul'da yapılan 18. Genel Kurulu'nda yine başkanı değişti. Bu kez Türkiye Temsilcisi Halid Hoca 56 oyla başkanlığa getirildi. Hişam Merve’nin yardımcılığını yapacağı Hoca, SMDK'nin dördüncü başkanı oldu. SMDK'nin başına Hoca'dan önce sırasıyla Muaz El Hatip, Ahmed El Carba, Hadi El Bahra getirilmişti. Yani AKP güdümlü SMDK nerdeyse her yıl bir başkan değiştirdi. Gözlemciler Hoca'nın seçilmesinde de AKP Hükümeti'nin etkisi olduğunu belirtiyor. 

Koalisyonda fikir birliği yok

SMDK'nin dört gün süren genel kurulunda Suriye'deki savaşın genel durumu değerlendirildi, Kahire'deki muhalefet görüşmeleri, Rusya'nın arabulucu çabası ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura'nın "dondurulmuş bölgeler" önerisi gibi konular da ele alındı.

Sahada da etkin değiller

Nerdeyse yaptığı her genel kurulda başkan ve yönetimini değiştiren SMDK, halihazırda hem askeri sahada hem de siyasi alanda gücünü kaybetmiş durumda. Zira, Suriye için özgür ve eşit bir toplum hayali olmayan SMDK yönetimi, iç savaşı da dışardan koordine etmeye çalışıyor. İstanbul SMDK'nin karargahı haline gelirken, Türkiye'nin kirli politikalarıyla yönettiği ve finanse ettiği koalisyonun sahada ise hiç bir etkinliği kalmadı.

Zorla muhatap yapma çabası

Buna rağmen Suriye'de vekalet savaşı yürüten ABD ile Rusya ısrarla SMDK'yi Esad rejimi karşısında muhatap ve taraf yapmaya çalışıyor. Ancak geçen yıl ABD ile Rusya öncülüğünde SMDK ile Esad rejiminin temsilcilerinin uzun uğraşlar sonucu masaya oturtulduğu Cenevre2 görüşmeleri hiçbir somut sonuç elde edilemeden sona ermişti.

Bölgede çok şey değişti

O gün bugündür ise Suriye'de çok şey değişti. 200 binin üzerinde insanın hayatını yitirdiği savaşta, 4 milyon sivil evini yurdunu terk etmek zorunda kaldı. DAİŞ gibi çete örgütler son aylarda iyice güçlenerek Suriye'nin ardından Irak'a da konumlandı. İstihbarat örgütlerine göre DAİŞ, Lübnan'a da saldırı hazırlığı içinde. Irak ve Suriye'de çok taraflı ve faktörlü şiddetli bir savaş sürüyor.

DAİŞ güçlendi, terör yayıldı

Savaşın müsebbibi Esad rejimi ise DAİŞ'in vahşi saldırıları ile yol açtığı ağır mağduriyetlere ve acılara işaret ederek, ABD ile Batılı müttefiklerine "Cenevre2 sürecinde ben sizi uyarmıştım ama dinlemediniz. İşte görün ne oldu!Terör Suriye'den tüm bölgeye yayıldı" minvaline gelebilecek açıklamalar yapıyor.

ABD'nin önceliği artık DAİŞ

Yürüttükleri vekalet savaşıyla Suriye'deki iç savaşın şiddetlenmesine ve uzamasına sebep olan ABD ile müttefikleri için de öncelik artık Esad'ın devrilmesi değil, DAİŞ'in yenilgiye uğratılması. Bunun için DAİŞ'e karşı mücadele koalisyonu kuran ABD, hava bombardımanlarını sürdürürken, Suriye ve Irak'ta çete örgüte karşı savaşan kimi güçleri de donatıp eğitiyor.  ABD, zaman zaman Kobanê'deki DAİŞ mezvilerini vursa da YPG/YPJ gibi Kürt güçlere yeterince destek verildiği söylenemez. Zira gerilla savaşı yürüten direngen savaşçıların ağır silah talebi halen karşılanmış değil. Ayrıca 2003'te Irak'ı işgal etmek için günde bu ülkeye binlerce bomba yağdıran ABD ile müttefiklerinin şu an bu sayının çok gerisinde bir performansla DAİŞ'i bombardımana tutması da eleştiriliyor.

Rusya'nın yeni planı

Esad rejiminin müttefiği görülen Rusya ise son dönemlerde ABD'yi dekarte ederek Suriye iç savaşında "merkez ülke" olmaya çalışıyor. Suriye'de savaşan tarafları Moskova'da masaya oturtmayı hedefleyen Rus yönetimi Esad'dan "olur" alırken, henüz SMDK'yi ikna edemedi. SMDK, Rusya'yı, "Esad rejimini meşrulaştırmak için müzakereleri organize etmekle suçluyor ve bunun parçası olmayacağını" belirtiyor.

Kürtlersiz çözüm olmaz

Moskova görüşmelerini yapılıp yapılamayacağı bilinmez ama Cenevre2'deki gibi sahadaki etkili güçlerden PYD'yi dışlayarak sadece Esad rejimi ile SMDK temsilcilerinin bir masa etrafında göstermelik toplanmasının da Suriye'deki iç savaşı sonlandırmayacağını söylemeye gerek yok sanırım.

Gözler Rusya'nın hamlesinde

Zira iç savaş başladığından beri ne Esad rejiminden ne de Batı destekli Suriye muhalefetinden yana tavır alarak, "üçüncü yolu" tercih eden Rojavalı Kürtler, eşit vatandaşlık ile toplumsal barışı inşa hedefli Demokratik Özerklik modeli ve ağır ambargoya rağmen DAİŞ'e karşı verdikleri büyük savaşla her geçen gün dünyada daha fazla saygı ve hayranlık kazanmaya devam ediyor.

Kürt halkı, Rusya'nın Cenevre2'deki yanlışından dönerek, Rojavalı Kürtlerin siyasi temsilcisi PYD'yi de Moskova’da bu ay içinde yapılması planlanan müzakerelere davet etmesini bekliyor. Aralık sonunda PYD Eşbaşkanı Salih Muslim ile HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın Moskova temaslarında da Rusya'nın tavrını değiştirerek Kürtleri muhatap alması gerektiği bizzat Dışişleri Bakanı Yardımcısı Mihail Bogdanov'a iletildi. Şimdi gözler Moskova'nın nasıl bir hamle yapacağında.

HABER MERKEZİ