SELMA AKKAYA PARİS Rusya’da 14 Haziran-15 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen 2018 Dünya Kupası, dün oynanan Fransa-Hırvatistan maçıyla sahibini buldu. Fransa 4-2 kazandığı karşılaşmada kupayı 2. kez müzesine götüren taraf oldu. Rusya’nın başkenti Moskova’daki Lujniki Stadı’nda oynanan karşılaşmayı 78 bin seyirci izledi. İzleyiciler arasında Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Grabar Kitaroviç, Rusya Devlet Başkanı Putin ve FIFA Başkanı Gianni Infantino da vardı. Başlama düdüğünden itibaren Hırvatistan’ın üstünlüğüyle süren maçta 18. dakikada talihsiz bir gol geldi. Mandzukic’in kendi kalesine attığı gol moralleri bozsa da pes etmeyen Hırvatlar sadece 10 dakika sonra 28. dakikada Perisic’in golüyle eşitliği sağladı. Hırvatlar henüz beraberliğin sevincini yaşarken bir talihsizlik daha oldu ve köşe vuruşu sırasında Perisic ceza sahasında topa elle müdahale etti. Arjantinli hakem Nestor Pitana, video görüntülerini inceledikten sonra penaltı noktasını gösterdi. Penaltıyı Antoine Griezmann kullandı ve Fransa’yı 2-1 öne geçirdi. İlk yarı bu skorla sonuçlandı. Karşılaşmanın ikinci yarısında ise goller Fransa adına üst üste geldi. 59. dakikada Paul Pogba, 64. dakikada Kylian Mbappe’nin kaydettiği gollerle Fransa 4-1 öne geçti. Gardı düşen Hırvatlar, 69. dakikada Fransız kaleci Hugo Lloris’in hatasını affetmeyen Mario Mandzukic’in golüyle ile tekrardan umutlandı. İlerleyen dakikalarda 4-2’lik skoru değiştirecek gol olmayınca Fransa, kupanın sahibi oldu. Yağmurlu kupa töreni Şiddetli yağmur altında yapılan kupa töreninde altın kaplamalı Dünya Kupası, milli formayı en fazla giyen kaleci Hugo Lloris’in ellerinde yükseldi. Fransız futbolcuların yağmura aldırış etmeden çocuklar gibi sevinci görülmeye değerdi. Fransa’yı yüzde 80 oyuncuyla göçmenler temsil etti! Son bir aydır milyonları ekran başına kilitleyen Dünya Kupası’nda Fransa’yı şu futbolcular temsil etti: Kalede; Alphone Areola (Paris Saint-Germain), Hugo Lloris (Tottenham), Steve Mandanda (Olympique Marsilya) Savunmada; Lucas Hernandez (Atletico Madrid), Presnel Kimpembe (Paris Saint-Germain), Benjamin Pavard (Stuttgart), Benjamin Mendy (Manchester City), Djibril Sidibe (Monaco), Adil Rami (Olympique Marsilya), Samuel Umtiti (Barcelona), Raphael Varane (Real Madrid), Orta sahada; Blaise Matuidi (Juventus), N’Golo Kante (Chelsea), Steven N’Zonzi (Sevilla), Paul Pogba (Manchester United), Corentin Tolisso (Bayern Münih) Forvette; Olivier Giroud (Chelsea), Antoine Griezmann (Atletico Madrid), Kylian Mbappe (Paris Saint-Germain), Thomas Lemar (Monaco), Nabil Fekir (Olympique Lyon), Florian Thauvin (Olympique Marsilya), Ousmane Dembele (Barcelona) Fransa’nın Dünya Kupası kadrosuna bakıldığında neredeyse yüzde 80 oyuncu ülkedeki göçmenlerden oluşuyor. Bu anlamda ilk kez kendi göçmenlerinin başarısını bir ülke birlikte alkışladı demek daha doğru olur. Rusya, Fransa ve Hırvatistan devlet başkanları dünya kupasının ödüllerini oyunculara verirken, Fransa’da caddeler, sokaklar konvoylarla dolarken, kentlerin rengi Mavi-Beyaz-Kırmızı oldu. Fransa ülke çapında gün boyunca final maçına hazırlandı. Bütün kentlerin meydanlarında dev ekranlar kurulurken, başkent Paris Tour Eyfel, Champ de Mars caddesi yüz binler  tarafından dolduruldu. Caddeleri dolduran halk saat 14.00’ten itibaren büyük finale hazır ellerinde Fransız renkleriyle bekleyişe geçti. Atılan her golle caddelerde sesler yükselirken, Fransa futbol takımının yüzde 80’ini oluşturan göçmen gençler olmasına karşın, Paris’te banliyölerden kent merkezine akış olmaması için tren seferleri güvenlik gerekçe gösterilerek durduruldu. Fransa çapında sokaklarda binlerce asker ve polis hem çıkabilecek olayları önlemek hem de olası bir saldırı durumunda alarmda kaldı. Kante gönüllere taht kurdu! Futbolcular arasında öne çıkan isim ise N’Golo Kante. Her maç sonrası sokaklara çıkan gençlerin gönlüne taht kuran Kante, özellikle banliyölerde tişörtlerin amblemi, camlarda asılan fotoğraf, arabalara yapıştırılmış çıkartmaların sembolü olmasının en temel özelliği ise onun da banliyölerden yeşil sahalara zorlu bir yaşamın iziyle çıkmasından. 27 yaşındaki futbolcu, ilk maçtan itibaren Dünya Kupası’nda finale çıkan Fransa’nın da en önemli yıldızlarından biri oldu. Basına yansıyan bilgilere göre Kante’nin 1998 Dünya Kupası’nda babasıyla çöp topladığı belirtilirken, 20 yıl önce yeşil sahalarda çöp toplayan Kante, milyonların ekran başına kilitlendiği Hırvatistan-Fransa maçıyla Dünya Kupası finaline çıktı. 2015 yılına kadar Caen’de top koşturan, 2015 yazında Leicester City’ye transfer olan N’Golo Kante, yükselişine devam ediyor! Leicester’daki performansını Chelsea’de de sürdüren 27 yaşındaki orta saha, artık sadece İngiltere’nin değil, dünyanın en iyi orta sahalarından biri. 1991 yılında Fransa’nın başkenti Paris’te dünyaya gelen Kante, Mali’den ayrılan ailesiyle birlikte  Paris’in banliyösü Rueil Malmaison’da büyüdü. O Paris sokaklarını çöp toplayıcısı olan babasıyla arşınlayarak tanırken, Fransa, 1998’de Dünya Kupası’nı kazandığında sokaklara sevinçle çıkan Fransızların geriye bıraktığı çöpleri topladığını ifade eden Kante, 11 yaşında babasını kaybetti ve hayat onun için daha da zorlaştı. Banliyölerden profesyonel futbolculuğa gitmenin zor olacağını düşünse de umudunu kaybetmeden mücadele eden Kante, büyüdüğü Rueil Malmaison sokaklarından şimdi Dünya Kupası yıldızlığına yürüdü.

Pussy Riot finalde sahaya indi

Punk-rock kolektifi Pussy Riot, Dünya Kupası finalinde sahaya girdi. Grubun alternatif polis üniformasıyla sahaya giren dört üyesinden üçü gözaltına alındı. Pussy Riot üyeleri, eylemleri sonrası yaptığı açıklamada “Dünya Kupaları Rusya’nın güzel geleceğinde barışçıl polislerin olabileceği ihtimalini hatırlattı” ifadelerini kullandı ve resmi Facebook sayfalarından yayınladıkları bir videoda taleplerini şöyle sıraladı: 1. Tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması. 2. İnsanların sosyal medyadaki ‘beğenileri’ nedeniyle hapse atılmaması. 3. Protesto gösterilerindeki yasa dışı tutuklamaların durdurulması. 4. Ülkedeki politik rekabet alanının oluşturulması. 5. Kriminal davaların fabrikasyonlaştırılmaması ve insanların sebepsiz yere hapiste tutulmaması. 6. Dünyevi polis memurlarının, kutsal polis memurlarına çevrilmesi.