İnsanın inanmadığı dileklerde bulunmasının çok zor olduğunuda biliyorum. Ama buna rağmen dileğimi Hz.İbrahimin atılacağı ateşi söndürmek için küçücük gagası ile su taşıyan kuş misali bende dileğimi yanan ateşi söndürmek için umutsuzda olsam dile getiriyorum.
İlk önce ülkem Kürdistan’dan başlamak istiyorum. Kürdistan’ın her dört parçası ateş çemberinde. El Nusra ya da Irak Şam İslam Devleti kurmak isteyen sahte müslümanlar Beşar Asad ile mücadelesini bir tarafa bırakmış, TC, Katar, S.Arabistan’ın desteği ile barbarca kendisinin olmayan topraklarda petrol zenginliklerini ele geçirmek için Kürdistan’a saldırıyor. Saldırdıkça kahraman G.Batı Kürdistanlılar tarafından unutamıyacakları derslerinide alıyorlar.
El Nusra ya da asıl ismi ile El Kaide militanları 29 Eylül günü Federe Kürdistan Bölgesinin Başkenti Hewlêr’e de bir saldırı düzenledi. Amaçları Asayiş merkezine bomba yüklü arabalarla girip katliam yapmaktı. Asayiş merkezinin önündeki peşmergelerin zamanında müdahalesi sonucunda 6 terörist öldürüldü, altı peşmerge ve bir sivil Kürt de yaralandı. Hewlêr’de yapılmak istenen eylem gösterdiki bu El Kaide yandaşı El Nusra sadece PYD/YPG’nin değil tüm Kürdistan’ın ve Kürdistanlıların düşmanıdırlar. Radikal İslamcılar 2004 yılının 1 Şubat’ında yine Kurban bayramında Hewlêr’de KDP ve YNK bürolarına düzenledikleri intihar eyleminde parti bürolarında bayramlaşmak için bulunan yüzlerce Kürdistanlının yaşamını yitirmesine, yüzlercesininde yaralanmasına neden olmuşlardı. O zamanda bu eylemi “Ensar El İslam” adlı örgüt üstlenmişti.
Zalimler, kan içiciler Kürt kanını dökmekten bıkmıyorlar. Şüphesizki Kürtlerin kendi aralarında birlik olamamalarının bedeli biz Kürtler hepimiz ödüyoruz. G.Batı Kürdistan’da Kürtler kendi aralarında iktidar olma yarışına girmeyip, Kürdlerin kendi iktidarlarını kurmaları için el ele vermiş olsalardı El Nusra bu kadar vahşeti, barbarlığı sergiliyemezdi. Sayın Mesud Barzani Hewlêr eyleminden sonra ancak “Kürtler heryerde teröristleri imha etmeye müktedirdirler” diyor. Ne diyeyim “bir musibet, bin nasihattan daha kıymetlidir” derler.
Kürdistan’ın kuzeyinde yine buruk bir bayramı geçireceğiz. Binlerce Kürt siyasetçi zindanlarda rehin tutuluyor. Onbinlerce Kürdistanlı siyasi tutsak yıllardır hapishanelerde. F.Gülen bir taraftan Kürtlerin anadilde eğitim hakkından bahsederken, diğer yanda yandaşları ile yaptığ toplantılarda Kürt hareketini bölüp, parçalamanın planlarını yapıyor. Azadiya Welat’ın trajının onbinin üzerine çıkmasını engelleyin, belediye başkanlarını Kürt siyasetçilerini karalamak için halkın içerisinde propaganda yapın diye talimat veriyor. Kürt çocuklarının manevi duygularını sömüren tüccarlar Kürt çocuklarını kendi kardeşlerine karşı savaşmak için eğitip G.Batı Kürdistan’a (Rojava)gönderiyorlar. İran rejiminin beş yıl önce Kürdistan’ın güneyinde örmek istediği duvarın aynısını bugün Türkiye rejimi Nusaybin-Serêkaniyê hattında inşa etmek istiyor.
Uzun lafın kısası Kurban bayramında yine Kürtler ve Kürdistan, yüzlerine İslam maskesi geçirmiş Arap, Fars ve Türk ırkçılarına kurban edilmek isteniyor. Yeter artık! Yüzde doksanbeşi müslüman olan Kürt halkı, artık uyanın. Birliğinizi sağlayın.
Sizi lokmalara ayırıp teker, teker yutmak isteyen sömürgecilere, sahte müslümanlara, sahte solculara karşı birleşin. Birleşmediğiniz takdirde gelecek yıl Kurban bayramında yine sömürgecilere, sahte müslümanlara, kemalist maskeli solculara, Baasçılara, Şia milliyetçilerine kurban edileceksiniz.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 14 Ekim 1989 tarihinde Pariste Kürt Enstitüsü öncülüğünde Kürt konferansı yapıldı. Konferansa katılan SHP’li 7 Kürt milletvekili ihraç talebi ile SHP disiplin kuruluna verildi.
* 14 Ekim 1992 tarihinde gerillaya katılmak üzere Malatya’nın Doğanşehir İlçesinde yola çıkan silahsız 23 Kürt genci Türk ordusu tarafından katledildi.
* 16 Ekim 1983 tarihinde Türk ordusu tarafından ilk defa Kürdistan’ın Güneyine sınır ötesi hareket yapıldı.
* 18 Ekim 1985 tarihinde yürürlükten kaldırılan “İzaleyi Şekavet”(Eşkiyalığın çözülmesi) Yasası Köy Kanununun 74. maddesine ilave yapılarak “Köy koruculuğu” yeniden oluşturuldu.
* 19 Ekim 1960 tarihinde 105 sayılı “İskan Yasası” çıkartılarak Sivas Kabakyazın’da bulunan 55 Kürt kökenli kişinin batı’ya sürgün edilmesi kararlaştırıldı.
* 19 Ekim 1992 tarihinde ÖZDEP kuruldu. M. Alınak G.Başkanlığına getirildi.