Kurban Bayramı günümüz dünyasında, yaklaşık iki milyar insan tarafından kutlanmaktadır. Geriye kalan insan nüfusunun büyük çoğunluğu da bu bayramdan haberdardır. Hz. İbrahim as’ın ise Kurban geleneğinin başlatıcısı olduğu söylenir. Kurban ise; ‘Bizlere karşılıksız nimet veren, Yaratıcının çalışarak emeğimizle elde ettiğimiz, artı değerlerden, karşılıksız olarak, ihtiyaç sahipleri ile paylaştığımız nimetlere verilen isimdir. Kurbandan anlamamız gereken ise sadece Allah için, paylaşmaktır.
İslam’daki kurban ibadeti ise Kuran ayetlerinden ziyade hadislere ve Resullulahın uygulamalarına dayanmaktadır. Kurban ibadetinin Vacip mi, Sünnet mi olduğu ise tartışmalıdır. Kurban kesmenin hükmü de Ulema tarafından tartışılan bir konu olmuştur. Bu müctehitlerden bir kesim, Kurban olarak kesilmeli ve et olarak dağıtılmalıdır. Bazıları ise Kurban bedeli olarak alınmalı ve et olarak değil, ihtiyaca göre tanzim edilmelidir. Bu farklı görüşler birer ihtilaf ve parçalanma olarak değilde, rahmet ve görüş zenginliği olarak ele alınmalıdır. Bunları dinin esas prensipleri olarak ele almak da yanıltıcı olacaktır. İslam’da düşünce farklılığı vardır ve bu devam ettirilmelidir. Fakat düşünceleri din olarak ele almak ve bunun taassubunu yapmak ise asla olmamamlıdır. Bu taassubu tarihimize yerleştirenler, İslamı iktidarlarının, hizmetine alarak, İslamı tanınmaz hale getirenlerdir. Bizim üzerinde önemle durmak istediğimiz ise kurban değil, Peygamberimiz Hz. Muhammed sav’in bu bayramdan önce, yani bayramın kutlanması için inşa ettiği toplumun yaşam perspektifidir. Neden bu perspektif, Müslüman toplumlarda hayat bulmadı? Bu perspektif nasıl ortadan kaldırıldı? Kimler ısrarla 1400 küsür yıl önce oluşturulan bu toplumsal perspektifi gözardı ederek, farklı bir algı oluşturdu?
Veda Hutbesi diye bilinen 14 asır önceki İnsan Hakları Beyannamesini dahi geride bırakacak bu belgeden bir kaç başlık:
Ey İnsanlar! Kanlarınız, canlarınız, yaşama hakkınız, mallarınız, namuslarınız, haysiyet ve şerefleriniz, vücut bütünlüğünüz Rabbinizle buluşacağınız güne kadar bu ayınızda, bu beldenizde, bu gününüzün saygıya, korunmaya layık olduğu gibi, saygıya ve korunmaya layıktır, dokunulmazdır
Sakın haksızlık yapmayın ve zulmetmeyin. Sakın baskı, zulüm ve işkenceye alet olmayın. Sakın zulme boyun eğmeyin. Haksızlığa rıza göstermeyin.
Ashabım! Siz Rabbinizin huzuruna varacaksınız, size işlediğiniz bilinçli amellerin hesabı sorulacak.
Ey İnsanlar! İnsanların mallarını eksik teslim etmeyin, değerlerini düşürmeyin, bedellerini eksik ödemeyin, mallarını kötülemeyin, haksız rekabet yapmayın, aldatarak, hile yaparak, fırsat kollayarak, gasp ederek insanların haklarını zayi etmeyin, zayine sebep olmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmakta ve küfürde ileri gitmeyin.
Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, bu emaneti sahibine versin. Size hediye verene hediye ile karşılık verin. Kefil borçlu gibidir. Borcun ödenmesi gerekir.
Soyunuzdan sopunuzdan medet umarak benim yanıma yaklaşmayın. İşlediğiniz bilinçli amelleri vesile ederek yanıma gelin. Ben bütün insanlara da, size de aynı şeyleri söylüyorum.
Cahiliye döneminin faizli alışverişleri kaldırılmıştır. Yüce Allah, kaldırılan ilk faizin, Abbas b. Abdilmuttalib’inki olmasını emretmiştir. Ancak ana paralarınız sizindir. Ne siz haksızlık edebilirsiniz, ne de haksızlığa uğratılacaksınız. Allah, faizli alışverişin yapılmayacağını icrası kesin hüküm haline getirdi. Kaldıracağım ilk faiz amcam Abbas b. Abdilmuttalib’in faizli alış verişlerindeki faizdir.
Ashabım! Şunu belirteyim ki, Cahiliye dönemindeki bütün kan, su ve mal davaları, kıyamet gününe kadar şu ayaklarımın altındadır.
Ey İnsanlar! Sizi uyarıyorum, herkes yalnızca kendi işlediği suçtan sorumludur. Suçlu evlattan dolayı baba sorumlu tutulamaz, suçlu babadan dolayı evlat da sorumlu tutulamaz.
Ey İnsanlar, yalan yere Allah’ın adını anarak yemin etmeyin.
Ey İnsanlar! Kadınlarınızın sizler üzerinde hakları, sizin kadınlarınız üzerinde haklarınız vardır.
Ey İnsanlar! Sözlerimi iyi dinleyin, iyi muhakeme edin. Bütün ırklara mensup Müslümanların, Müslümanların kardeşi olduğunu bilin. Bütün müminler kardeştir. Kimseye, gönül rızası olmadıkça, kardeşinin malı helal değildir. Sakın haksızlık etmesin, hile yapmasın, haince davranmasın.
Müslümanın kim olduğunu size anlatayım mı? Müslümanların, dilinden ve elinden zarar görmediği kişidir.
Müminin kim olduğunu size anlatayım mı? İnsanların mallarına ve canlarına zararı dokunmayacağından emin olduğu kişidir.
Muhacirin kim olduğunu size anlatayım mı? Kötülükleri ve günah işlemeyi terk eden kişidir.
Mücahidin kim olduğunu size söyleyeyim mi? Allah’a itaat yolunda nefsiyle mücadele eden kişidir.
Ey insanlar! Rabbiniz birdir, babanız birdir. İslam’da insanlar eşittir. Hepiniz Adem’in çocuklarısınız, Adem de topraktan yaratıldı. Allah katında en değerliniz, en çok Allah’a sığınanız, emirlerine yapışanınız, günahlardan arınanınız, azabından korunanızdır. Bir Arab’ın, Arap olmayana, bir başkasının Arab’a, bir Siyahın bir Kızılderiliye, bir Kızılderilinin bir Siyaha, takvanın dışında bir üstünlük sebebi yoktur.
Ey İnsanlar! Dinde aşırılıktan sakının. Sizden öncekileri kesinlikle dinde aşırılıkları helak etmiştir.
Kurban bayramını kutlamanın ancak bu ilkeleri topluma yerleştirmekle gerçek bir bayram olabileceği, bilinci ile hepinizin bayramını kutluyorum.