
Hantallığı ve ağır işlemesiyle dillere destan yargı sistemi, söz konusu Kürt siyasetçiler olduğunda olağanüstü bir performans sergiliyor. Mazlum Akgün, Tatvan’a bağlı Hanelmalı Köyü muhtarı iken, 2004 yılında hakkında açılan bir davadan aldığı 10 aylık hapis cezası Yargıtayca onandığı için 2010 yılında tutuklanarak cezaevine konuldu ve muhtarlığı düşürüldü. 2011 yılında tahliye olan Akgün, 2011 Haziran ayında BDP Tatvan İlçe Eşbaşkanlığı‘na seçildi. 20 Ocak 2012’de tutuklanana dek eşbaşkanlık yaptığı 6 aylık sürede hakkında tam 59 dava açıldı. Akgün, cezaevinde 2 günde bir açılan davalar ile ilgili ifade vermeye gidiyor. Ancak Kürtçe ifade talebi reddedildiği için ifade veremeden ve savunma yapamadan tekrar cezaevine dönüyor.
‘Uslanmaz kişilik’
“Siyasi Partiler Kanunu”, “Gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet”, “Trafik kanununa muhalefet”, “örgüt propagandası yapmak”, “suç ve suçluyu övmek” gibi gerekçelerle açılan onlarca davadan birisi hakkında “propaganda yaptığı“ iddiasıyla 3 yıl hapis cezası verildi. Kimyasal silahların kullanıldığı Kazan Vadisi’ne ilişkin yapılan eylemde basın açıklaması okuyan Akgün’e verilen cezanın gerekçeli kararında mahkemenin “Sanığın geçmişi ve uslanmaz kişiliği dikkate alınarak suçu tekrar işleyebileceği öngörülmüştür” hükmüne vararak, üst sınırdan ceza vermesi dikkat çekiyor. Akgün’ün Kürtçe talebini de “örgütsel tavır” olarak değerlendirilen mahkeme, ceza indirimi talebini de reddetti.
Amaç yıldırmak
Hakkında açılan davaların siyasi soykırımın bir parçası olduğunu belirten Akgün, “Amaç tecrit, izole etmek ve yıldırmadır” diyerek, “Açılan davaların dayanağı Kürdistan’da yaşanan vahşet, inkar ve imha politikalarına karşı kendi ilçemizde yaptığımız açıklamalardır. İllegal bir faaliyet değildir” şeklinde konuştu.
Son bir buçuk yılda Bitlis’in Tatvan İlçesi’nde 7 operasyonla 300’ü aşkın kişinin gözaltına alındığın,ı bunların 60’tan fazlasının cezaevinde bulunduğunu söyleyen Akgün, “Bir buçuk yılda bunları yapmak, 6 ayda bir kişiye, sadece onuruna sahip çıktığı, sistemin yürüttüğü inkar ve imha konseptine dur dediği için açılan 59 dava siyasi soykırım değil de nedir?” diye sordu.
DİHA/MUŞ