Roboskî Katliamı'nın birinci yıldönümünde, katliamda yaşamını yitirenleri anmak, ailelerinin acılarını paylaşmak ve katilleri lanetlemek için dün onbinlerce kişi Roboskî'ye akın etti. Kürt halkı ve temsilcileri ile Türkiye demokrasi güçleri katliamın faillerini işaret ederek, "katiller yargılansın" dedi.
Şırnak'ın Qileban (Uludere) İlçesi'ne bağlı Roboskî Köyü'nde 28 Aralık 2011 tarihinde çoğunluğu çocuk 34 Kürt, Türk savaş uçakları tarafından bombalanarak katledildi. Katliamın 1'inci yıldönümünde onbinlerce kişi Roboskî'ye akın etti. Başta Botan bölgesi olmak üzere Kuzey Kürdistan ve Türkiye'nin dört bir yanından Şırnak'a giden Kürtler ve dostları önceki akşamı Şırnak merkezde geçirdi. Sabahın ilk ışıkları ile BDP Şırnak İl binası önünde toplanan halk özel araçlar ve minibüslerle Roboskî'ye hareket etti. BDP ve DTK Eşbaşkanları, BDP'li vekiller, belediye başkanları, sanatçılar, çeşitli siyasi partiler, STÖ'ler, kadın ve gençlik örgütlerinin temsilcileri de konvoyda yerini aldı.

Heronlar uçtu

Sabah saatlerinden itibaren Heronların aralıksız uçuş yaptığı Roboskî'de bombardımanda evlatlarını kaybeden aileler ziyaretçilerini Halı Saha yanında karşıladı. Siyahlar içindeki anneler, ellerinde evlatlarının fotoğraflarıyla, gözyaşları içinde gelen ziyaretçilerle kucaklaştı. "Katil Erdoğan", "PKK intikam", "PKK halktır halk burada", "Şehîd namirin" sloganları atılırken, "Dünden bugüne değişen ne", "Roboskî'yi unutmadık unutmayacağız, katillerden hesap soracağız" pankartları taşındı. Ayrıca katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının yer aldığı "Erdoğan'ın gerçek yüzü burada", "Unutmadık unutturmayacağız" yazılı bir pankart da dikkat çekti. Roboskî semalarında uçan helikopterler de yuhalandı.

Ağıtlar dinmedi

Ağıtların dinmediği Roboskî'de, katledilen 34 kişi için yapılan saygı duruşu ardından ilk konuşmayı yapan BDP Şırnak İl Başkanı Baki Katar, anmaya katılan herkese teşekkür ederek, "Kürdistan'ın dört parçasında unutulmayan Roboskî'de bugün katillerden hesap soracağız" dedi. DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk ardından BDP Eşbaşkanı birer konuşma yaptı. Her iki konuşmada da sık sık "Katil Erdoğan" sloganıyla kesildi.

Türk: Katliam unutulmayacak

DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, Kürtçe başladığı konuşmasında, "Bu katliam hiçbir zaman Kürt halkı, demokrat halk tarafından unutulmayacak. Kürt halkı zulme karşı hiçbir zaman baş eğmemiştir. Talebimiz; eşitlik, özgürlük ve barıştır" dedi.
 
Demirtaş: Tek şey kaldı özür ve itiraf

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Roboskî Katliamı ile ilgili söylenmesi, yazılması gereken her şeyin yapıldığını belirterek, "Bir tek şey kaldı. Recep Tayyip Erdoğan'ın özrü ve bu katliamın sorumluluğunu kabul etmesi. Tayyip Erdoğan tam bir yıl önce bugün telefonda 'vurun emrini ben verdim, bundan dolayı özür diliyorum sorumluluğumu kabul ediyorum' şeklindeki itirafı kaldı" diye konuştu.

Bir yıldır neden suskunlar?

"Tayyip Erdoğan herkesten bu katliamı saklayabilir. Ama binlerce insan olup bitene tanık oldu" diyen Demirtaş, şöyle konuştu: "Uludere Kaymakamı olup bitenleri iyi biliyor. Bugün burada değil. Sanmayın ki, ödüllendirildi, sürgün edildi. Uludere Kaymakamı ile katliam günü konuştuğumuzda kendisi Muşlu bir Kürt'tür. 'Delilleri topladık, üstü örtülmeyecek müfettişlerin gelmesini bekliyoruz, savcıya da teslim ettik herşey apaçık ortada' demişti. O gün bugündür kaymakam konuşamıyor. Nerede o deliller. Şırnak Emniyeti yetkilileri, o gün bizlere şu bilgileri verdiler. 'Her türlü delili güvence altına aldık, her türlü yazışmayı konuşmalar telsiz konuşmaları emir komuta zinciri içindeki bütün irtibatlar elimizdedir, müfettişler gelir gelmez teslim edeceğiz, savcıya da teslim edeceğiz' dediler. Katliamın olduğu saatlerde. Şimdi bir yıldır o zaman hangi delilleri topluyorsunuz. Birkaç saat içinde 'delilleri toplayıp savcıya teslim' ettik diyen kaymakam ve emniyet yetkilileri bir yıldır neden suskun."

'Katliamın sorumlusu Erdoğan'

Katliamın sorumlusunun Başbakan Erdoğan olduğu için yetkilerin "suskun" kaldıklarını kaydeden Demirtaş, şunları ifade etti: "Açık konuşalım bu katliamın emrini Tayyip Erdoğan verdiği için üstüne gitmiyorlar. Bu kadar nettir. Eğer sorumluluğu olmasaydı, birkaç kişiyi şimdiye kadar harcardı. 34 defa müebbet ağırlaştırılmış hapis cezalık bir suç işlemiştir. O gece buradaki askeri yetkililer, burada sınırdan geçişin siviller tarafından yapılmasını iletmesine rağmen Malatya ve Diyarbakır'daki hava taktik üssünden uçakların kalkması emrini Hava Kuvvetleri Komutanı bizzat Başbakan'ı arayıp onay alarak vermiştir. 'Burada geçenler sivillerdir' denilmesine rağmen. Bu da devletin kayıtlarında vardır. Ama Hava Kuvvetleri Komutanı, Genelkurmay Başkanı ve Başbakan bu sınır ötesi operasyon emrini bizzat kendileri vermiştir. Çünkü aralarında bir üst düzey PKK'li olduğunu düşünüyorlar. Yeter ki, bir tek PKK'liyi öldürsünler diye savaş uçaklarını kaldırmışlardır. Ama katliam gerçekleştikten sonra görülmüştür ki, tamamı sivildir. Aralarında silahlı silahsız bir PKK'li yoktur. Bu kadar nettir."

Elbirliğiyle üstünü örttüler
Hükümetin bir yıldır katliamın üstünü örtmeye çalıştığını kaydeden Demirtaş, "Gültan Kışanak bir PKK'liye canlı sarıldı, diye dokunulmazlığını kaldırıp, içeri hapse atacağını söyleyen Recep Tayyip Erdoğan, sen bu dağın ardında 34 Kürt gencini vurdun. 34 kişinin katliamının emrini verdin. Senin dokunulmazlığını bu halk kaldıracak. Gün gelecek bu halk seni yargılayacak, mahkum edecek. Bundan kaçamayacaksın. Sen de vicdan olmadığından emin olduğumuz için söylüyoruz. Bu halk unutmayacak. Türk savcısı, Türk hakimi, Türk polisinin Türk Başbakanı'ndan hesap sormayacağını biliyoruz. Bundan eminiz. Çünkü bu tepenin ardı Kürdistan bu tepenin önü Kürdistan, ölenler Kürt çocuğudur. Savaş uçakları Türk savaş uçaklarıdır. Hepsi birbirini koruyacak. Budur mesele. Bu kadar açıktır mesele. Bu topraklar Kürdistan toprakları olduğu için bu halk, biz Kürdüz. Bunu inkar etmeyeceğiz dediği için savcısı, hakimi, polisi, genelkurmay başkanı medyası Başbakanı el el ele verip bu katliamı örtebiliyorlar. Bodrumun, Marmaris'in Kaş'ın Fethiye'nin bir köyünde bunu yapamazsınız işte" diye konuştu.

'Kürt'ün Kürdistan’ı olmalı ki...'

Sözlerine, "O halde Kürt'e düşen bir şey var. Onu da açık konuşalım. Kürdistan yok diye mi bize bu zulmü yapıyorsunuz, eksiklik bu mu?" sorusu ile devam eden Demirtaş, şöyle konuştu: "Kürt halkı bunu tamamlamalıdır o halde. Kürt halkı bunu tamamlamalıdır. Ama özerk, ama federal ama bağımsız. Bu halkın devleti yok diye bu zulmü dayatacaksanız bu halk bunu tamamlamalıdır. Kürt'ün Kürdistan'ı olmalı ki Roboskî'nin hesabı sorulsun. Başka çaresi başka yolu yoktur. Aksi takdirde bunlar bize bunu yüzyıl yaptılar, yapmaya devam ediyorlar. El birliği ile üstünü örtüp, televizyonlara çıkıp bize hakaret etmeye devam edecekler."

Yasak olan sınırdır

"Hiçbir savcıdan mahkemeden adalet dilemiyoruz. Siz de adalet olmadığını biliyoruz. AKP/Cemaat yargı sisteminden de adalet dilenecek kadar da güçsüz zavallı değiliz" diyen Demirtaş, "Hesabını biz, bu halk soracak. Direne direne bu hesabı soracağız" mesajını verdi. Demirtaş şöyle konuştu: "Olay çok açıktır. Birkaç saatte netleşebilecek bir olaydır. Utanmadan sıkılmadan bir yıl geçmiş çıkıp, diyor ki 'bunlar sivil mi değil mi ortaya çıkacak' diyor. Savcıya talimat verecek bunları terörist kaçakçı göster ki; biz de kurtulalım diyor. Bunu başaramayacak savcılarınız. Burada kaçak olan sınırın kendisidir. Yasadışı olan bu yapay sınırın kendisidir. Yasadışı olan Türkiye Cumhuriyetinin bu zihniyetidir. Tahran'ın, Bağdat'ın, Şam'ın, Ankara'nın zulüm politikasıdır. Hukuk dışı olan budur. Kürdün kendi köyleri arasındaki alışverişi kaçakçılık değil. Bu insanlar sizin köleniz değil. Binlerce yıldır onuruyla yaşayan Kürdistanlılardır. Bunlar açığa çıkmadan kimse Roboskî'nin hesabını soramaz. Bu bir Kürdistan meselesidir. Bu katliamının nedeni Kürdistan'ın önünü kesmektir. Kürt halkı özgürleşiyor. Kendi vatanında kendi yönetimlerini kuruyor. Kardeşçe yaşamanın temellerini atıyor. Bunlar da parçalayarak bombalayarak, durdurmaya çalışıyorlar. Roboskî Katliamı kaçakçıların yanlışlıkla katledildiği olay değil. Kürt halkının özgürleşmesine, Kürdistan'ın kendi statüsüne doğru giden yolun bombalanmasıdır. Kürtlerin de bunu iyi düşünmesi idrak etmesi lazım. El birliğiyle ulusal ittifakla cevap vermelidir. Yıldönümünde işte halkımız bu mesajı vermek için buradadır. Roboskî şehitleri, Roboskîli analar, Roboskî mezarlığının bize talimatı budur. 'Birarada olun, birlik olun, direnin, özgürleşin kazanın.' Bize verdikleri talimat, emir budur. Biz de baş göz üstüne diyoruz. Direneceğiz, özgürleşeceğiz, kazanacağız elbette.

Kürkçü: Asla yalnız değilsiniz

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) adına konuşan Ertuğrul Kürkçü de, katiller ortaya çıkarılana kadar Roboskî'de olmaya devam edeceklerini söyledi. Kürkçü, "Kürt kardeşlerimize elimizi uzatıyoruz ve diyoruz ki, asla yalnız yürümeyeceksiniz. Yalnız kalmayacaksınız. Herşeyi Kürtlerin sırtlarına yükledik, demokrasi mücadelesini de onların sırtına yüklemeyeceğiz. Biz uğraşacağız. Kürtler ellerinden geleni yapıyor. Türkiye'nin batısı da zalimlere katillere karşı ayağa kalkacak" dedi.

Gözyaşları birbirine karıştı

Ardından Dersimliler adına konuşan sanatçı Ferhat Tunç, "Roboskî'de olmak yeni Dersimlere karşı çıkmaktır" dedi. Tunç, daha sonra Dersim katliamı üzerine ağıt yakan bir ninenin ağıdını yakmaya başladı. Bu sıra ellerinde çocuklularının fotoğrafları bulunan Roboskîli annelerin feryatları yükseldi. Roboskîli anneler ağlarken, binlerce kişi de gözyaşlarına hakim olamadı. Yükselen figanlar nedeniyle Ferhat Tunç, ağıdını bitirmeden sonlandırdı.

Faili belli Roboskî Katliamı

Konuşmalar ardından Halı Saha'da Van Fotoğrafçılar Kulübü, Galata Fotoğrafhanesi, Fotoğraf Akademisi, Nartphotos ve Fotoğraf Vakfı'nın organizasyonu ile "Faili Belli Roboskî Katliamı" fotoğraf sergisi gezildi.

Mezarlığa yürüyüş

Sergi gezildikten sonra Sivil Cuma namazı kılındı. Namazın ardından binlerce kişi, köyden yaklaşık yarım saat uzaklıkta olan mezarlığa doğru yürüyüşe geçti. Katledilen 34 kişinin fotoğraflarının bulunduğu pankart arkasında yürüyen halk "Katil Erdoğan", "Katil devlet hesap verecek", "Ey şehid xwîna te arde namine", "Şehîd namirin" sloganlarını attı, Çerxa Şoreşa marşını söyledi. Anma, duaların okunması ile başladı. Ardından saygı duruşu yapıldı.

Encü: Roboskî hesabını soracak

BDP Parti Meclisi Üyesi Ferhat Encü, Roboskîli aileler adına konuşma yaptı. Anmaya katılan herkese acılarını paylaştıkları için teşekkür eden Encü, "Devletle barıştık diyenler bu tabloya iyi baksın. Bu halk, bu aileler Roboskî'nin hesabını mutlaka soracak" dedi. Roboskîli aileler olarak, adalet arayışlarını sonuna kadar sürdüreceklerini vurgulayan Ferhat Encü, sorumlulardan mutlaka hesap soracaklarını kaydetti.
Encü'nün ardından DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ve KESK Genel Başkanı Lami Özgen, birer kısa konuşma yaptılar.

 DİHA/ANF/HABER EKİBİ



Her yer Roboskî

Roboskî Katliamı'nın birinci yıldönümünde her yer Roboskî oldu. Kuzey Kürdistan ve Türkiye'nin dört bir yanında da katliamcılar lanetlendi.
Hakkari, Dersim, Viranşehir, Ceylanpınar, Suruç, Bismil, Hazro, Ergani, Nusaybin, Lice, Batman, Van, Muş, Ağrı, Kars, Erzurum, Iğdır, Adıyaman, Siirt, Antep, Dörtyol, İstanbul, Ankara ve Mersin'de Roboskî Katliamı'nda yaşamını yitirenler anıldı. AKP Hükümeti ve Türk Başbakan Recep T. Erdoğan'ın protesto edildiği eylemlerde, "Roboskî'de her şey ortada, olmayan tek şey adalet" denildi.
Amed önceki gün olduğu gibi dün yine eylemdeydi. Bismil, Lice ve Hazro'da katliamı protesto yürüyüşleri yapıldı. Bismil'de aralarında Belediye Başkanı Cemile Eminoğlu'nun da bulunduğu binlerce kişi "Roboskî katliamını lanetliyoruz" pankartıyla belediye önünden H. İbrahim Oruç Parkı'na yürüdü. Hazro'da ise BDP önünde toplanan halk AKP ilçe binası'na yürüdü. Kitle "Roboskî Katliamı'nı nefretle kınıyoruz" pankartı ve "Ben Uğurum, Ben Ceylanım, Ben Roboskîyim, Ben Kürdüm" yazılı dövizler taşıdı. Ergani'de yapılan açıklamaya da yüzlerce kişi katıldı.
Urfa'nın Viranşehir, Ceylanpınar ve Suruç ilçelerinde polis ablukalarına rağmen BDP binaları önünde basın açıklamaları yapıldı.
Batman Demokrasi Platformu, Atatürk Parkı önünde basın açıklaması yatı. "Roboskî yas tutmuyoruz. Hesap soruyoruz" pankartının açıldığı eylemde "Katil devlet hesap verecek" ve "Kürdistan faşizme mezar olacak" sloganı atıldı.  
Van'da yapılan eylemde ise temsili tabutlar taşındı.
Hakkari'de katliamı protesto eylemi yapan gençlere polis saldırdı. Polis ve gençler arasında çatışma yaşandı. 
İstanbul'da ÇHD ve ÖHD üyesi avukatlar İstanbul Adalet Sarayı önünde biraraya geldi.
Adana Adliyesi önünde de ÇHD üyesi avukatlar basın açıklaması yaptı.
Üniversite öğrencileri de Roboskî Katliamı'nı protesto etti. İstanbul, Marmara, Mimar Sinan ve Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencisi yüzlerce genç Beyazıt Meydanı'na yürüdü. "Roboski'yi unutmadık unutturmayacağız" yazılı siyah tişörtler giyen öğrenciler "Unutursak kalbimiz kurusun" ve "Roboski'nin hesabını soracağız" pankartları açtı.
 Hakkari, Muş, Dersim, Antep, Adıyaman ve Siirt Üniversitesi öğrencileri de okullarda katliamı protesto eylemleri yaptı. İstanbul, Şemdinli ve Erciş'te ise lise öğrencileri eylemdeydi.
Tutuklu aileleri de Bakırköy Kadın Cezaevi önünde yaptıkları açıklamayla katliamcıları lanetledi.
Amed, Muş, Hakkari, Batman, Van ve Mardin'de devletsiz Cuma namazlarında biraraya gelen binlerce kişi de dualarını katliamda yaşamını yitirenler için okudu.


 HABER MERKEZİ