PKK Yürütme Komitesi, DAİŞ ve AKP faşizmine karşı mücadele etme ve zafer kazanmanın zorunluluğuna dikkat çekerek, Kürdistan halkının yanı sıra tüm halkları ve demokratik güçleri tarihi direniş görevine sahip çıkmaya davet etti.

PKK, 38. kuruluş yıldönümünü yaşıyor ve 39. mücadele yılına giriyor. Yıldönümü vesilesiyle yazılı bir açıklama yapan PKK Yürütme Komitesi, “Parti kurucuları Haki Karer, Mazlum Doğan, Kemal Pir, Hayri Durmuş ve Sakine Cansız şahsında tüm kahraman şehitleri saygı ve minnetle andı amaç ve özlemlerini başarma sözünü” yineledi. Yürütme Komitesi’nin açıklaması şöyle devam etti:

38 yılın özeti

PKK’nin her mücadele yılı büyük zorluklar içerisinde geçmiş ve mucizevi gelişmelerin yaratılmasına sahne olmuştur. 38 yıllık destansı mücadele içerisinde PKK, tüm ezilenlere özgürlük ve kurtuluş yolunu gösteren bir çizgi; hiçbir koşulda yenilmez bir parti ruhu ve iradesi; fedai çizgisinde bir gerilla gücü; tüm insanlığa coşku ve heyecan veren özgür bir halk yaratmayı başardı. Soykırım altındaki Kürt toplumunu kadın özgürlüğüne ve gençlik dinamizmine dayalı yeni bir halk, bir demokratik ulus haline getirdi. Özellikle kadın özgürlük çizgisinde yarattığı tarihi ideolojik ve örgütsel gelişmeler, bugün dünya kadınlarına ve tüm ezilenlere öncülük edecek düzeye ulaştı. 

Büyük askeri ve siyasi gelişme

DAİŞ ve AKP faşizmine karşı dört parça Kürdistan’da ve yurtdışında verilen 38. yıl mücadelesi de büyük siyasi ve askeri gelişmeleri ortaya çıkardı. Batı ve Güney Kürdistan’da halkımız DAİŞ faşizmine ve AKP tehditlerine karşı kahramanca bir duruş ve mücadele içerisinde olurken, Kuzey Kürdistan’da AKP diktatörlüğünün faşist-soykırımcı saldırılarına karşı başta Cizre, Sur, Nusaybin, Şırnak ve Yüksekova olmak üzere tüm kent ve kasabalarda öz yönetim direnişini kahramanlık çizgisinde geliştirdi. Tüm bu direniş savaşları sonunda DAİŞ faşizminin Musul ve Reqa’da kuşatılması sağlanırken, faşist-soykırımcı AKP diktatörlüğü de “Ölüm-kalım noktasına” getirildi.

Topyekûn direnişle giriliyor

39. mücadele yılına da dört parça Kürdistan’da ve yurtdışında AKP ve DAİŞ faşizmine karşı yoğun ve çok yönlü bir direniş içerisinde giriyoruz. Hareket ve halk olarak bizi yok etmek isteyen ve topyekûn faşist-soykırımcı savaşla saldıran Tayyip Erdoğan ve AKP diktatörlüğüne karşı biz de topyekûn bir devrimci-demokratik direniş içerisinde bulunuyoruz. Ortadoğu’da çeyrek asırdır yaşanan Üçüncü Dünya Savaşı bugün Türkiye, Suriye ve Irak üçgeninde odaklanmış bulunuyor. Dolayısıyla söz konusu Dünya Savaşı ile Kürdistan Özgürlük Savaşı birçok bakımdan iç içe geçiyor. Bu noktada Kürt sorunu ve çözüm ihtiyacı daha çok öne çıkıyor ve kendisini tüm siyasi ortamlara dayatıyor. 

İmkanlar ile tehlikeler iç içe

İşte bu durumun Hareketimiz ve halkımız açısından Kürdistan Özgürlük Devrimini geliştirme ve Demokratik Ortadoğu Devrimi ile birleştirerek zafere taşıma noktasında ortaya çıkardığı çok önemli imkân ve fırsatlar ile içerdiği ciddi tehlikeler var. Bizim söz konusu imkân ve fırsatları iyi görüp zamanında yeterince değerlendirmemiz ve tehlikelere karşı da tedbirler geliştirmemiz gerekiyor. Özellikle küresel sermaye güçleri ile Ortadoğu’nun ulus-devlet statükoculuğu arasındaki çelişki ve çatışmalar, Özgürlük Devrimini geliştirip zafere taşımamız açısından büyük imkân ve fırsat sunuyor. Bu noktada özellikle Kürt karşıtı ve düşmanı olan faşist Türk ulus-devlet yapısı parçalanıyor ve aşılıyor. Bunu önlemek için AKP-MHP ortaklığının mezhepçi-milliyetçi çizgide Türk ulus-devlet faşizmini yeniden restore etme çabaları da zorlanıyor ve ciddi sonuçlar vermiyor. 

AKP-MHP’nin şansı yoktur

AKP-MHP ittifakının mezhepçi-milliyetçi çizgide Türk ulus-devlet faşizmini yeniden restore etme çabalarının sonuç alma ve başarılı olma şansı kesinlikle yoktur. Çünkü AKP-MHP ortaklığının Türk-İslam sentezci çizgisi ideolojik ve stratejik olarak artık aşılmıştır. Kürt ve halk düşmanı olan ırkçı-şoven Türk milliyetçiliğini Kürtler ve Araplar kabul etmemekte ve onlarca yıldır buna karşı direnmektedir. AKP-MHP mezhepçiliğini ise diğer din ve mezhepler ile tüm laik çevreler kabul etmemektedir. Söz konusu ortaklığın ayakta tutmaya çalıştığı faşist ulus-devlet statükoculuğunu ise, ne Kürtler ve Araplar, ne de küresel kapitalist modernite sistemi kabul etmektedir. Herkes bu statükoya karşıdır ve aşılması için mücadele etmektedir. 

Kürtlerin varlığı ölümleridir

İşte bu gerçeği kendileri de bildikleri için Tayyip Erdoğan ile Devlet Bahçeli ve AKP ile MHP birbirine sarılarak ayakta kalmaya ve ilan ettikleri OHAL darbesi temelinde faşist devlet terörünü ve katliamları sınırsız uygulayarak ömürlerini uzatmaya çalışmaktadırlar. Bunun için de Kürt varlığı ve özgürlüğüne ait tüm değerlere vahşice saldırmakta ve Türkiye’de demokrasi adına hiçbir şey bırakmamak istemektedirler. Halka ve mahallelere saldırıları ve katliamları, özgür basının ve demokratik kurumların kapatılmasını, HDP ve DBP üzerindeki baskıları, milletvekillerinin ve belediye eşbaşkanlarının tutuklanmasını bu temelde değerlendirmek gerekir. Çok açık ki, AKP ve MHP kendi varlığını Kürt halkının yokluğunda görmekte ve Kürt halk varlığına karşı tam bir soykırım saldırısı yürütmektedir. 

Korkunun ecele faydası yok

Ancak korkunun ecele faydası yok. Uyguladıkları vahşi terör ve katliamlar da AKP-MHP iktidarını ayakta tutmaya yetmeyecektir. Tüm Kürdistan özgürlük güçleri, Türkiye’nin tüm demokratik güçleriyle de birleşerek AKP-MHP faşizmine karşı devrimci-demokratik direnişi her alanda geliştirecek, her demokratik mevziyi faşizme karşı direniş kalesi yapacak ve bu temelde AKP-MHP faşizmini tarihe gömecektir. Partimiz de her alandaki bu kutsal mücadeleye her zamanki gibi öncülük etmeye devam edecektir. AKP-MHP faşizmine karşı dağda, ovada, şehirde ve zindanda, Kuzey Kürdistan’da, Kürdistan’ın diğer parçalarında ve yurtdışında geliştirilen devrimci-demokratik tüm direnişleri selamlıyoruz. Başta gençler ve kadınlar olmak üzere tüm halkımızı, Türkiye’nin tüm ezilenlerini ve demokratik güçlerini, Alevileri, işçi ve emekçi kesimleri AKP-MHP faşizmine karşı birleşmeye ve zafer çizgisinde aktif mücadele etmeye çağırıyoruz. 

Rojava başaracaktır

DAİŞ faşizmine karşı Uluslararası Koalisyon ile birlikte Reqa operasyonunu yürüten Rojava halkımızın, kendi demokratik komünal toplum örgütlülüğünü geliştirerek, öz savunma güçlerini büyüterek, Suriye halklarıyla birlikte Demokratik Suriye Federasyonunu adım adım örerek, Suriye’yi tüm faşist çetelerden kurtaracağına ve Kürt halkının başta Arap halkı olmak üzere diğer tüm halklarla dostluğunu ve kardeşliğini geliştireceğine inanıyoruz. 

Musul’da Kürt etkinliği

Yine Başur halkımızın, Musul savaşı etrafında dönen oyunlara dikkat edip Musul’da Kürt etkinliğinin sağlanması için gereken her şeyi yapacağına, bu noktada dar ve basit çıkarcı yaklaşımlara karşı mücadele edeceğine, demokratik sistemi geliştirerek genel gelişmelere katkı sunacağına inanıyoruz. 

Rojhilat’ın örgütlülüğü

Bu çerçevede Rojhilat halkımızın da bir yandan diğer parçalardaki mücadelelere büyük destek verirken, bir yandan da kendi yurtsever bilinçlenmesini ve örgütlülüğünü geliştirip mümkün oldukça Kürt sorununun siyasi çözümü için çaba harcayacağına inanıyoruz. 

Kürdistan Ulusal Kongresi 

Kürt siyasetçilerine, aydınlarına, sanatçılarına, parti ve örgütlerine tarihi görev düşüyor. Eğer demokratik temelde birlik olunur; imkânlar/fırsatlar yerinde ve zamanında doğru değerlendirilirse Kürt sorununu çözmek, Kürdistan’ı özgürleştirmek ve Ortadoğu halklarının demokratik birliğinin aktif üyesi olmak mümkündür. Bu temelde tüm Kürt parti ve örgütlerini, Kürdistan’ın aydın ve sanatçılarını, söz konusu gerçekleri görmeye, her türlü dar ve çıkarcı yaklaşımı aşarak, var olan imkân ve fırsatları değerlendirip Kürdistan’ın özgürlüğünü kazanmak için Kürt demokrasisinin temel kurumu olan Kürdistan Ulusal Kongresini oluşturmaya ve birlikte hareket etmeye çağırıyoruz!

AKP ve DAİŞ’le mücadele

Gün DAİŞ ve AKP faşizmine karşı mücadele etme ve zafer kazanma günüdür. Bulunulan her yerde faşist saldırganlığa karşı direnme günüdür. Halkımızın, tüm halkların ve demokratik güçlerin bu gerçeği göreceğine ve tarihi direniş görevine sahip çıkacağına inanıyoruz. Demokrasi isteyen herkesi AKP-MHP faşizmine karşı direnmeye ve kazanmaya çağırıyoruz. 


ANF / BEHDİNAN