Ulusal siyasetin Kürt insanı üzerinde yarattığı özgürlük anlayışla Serêkaniyê başkaldırışı yeni sürece başlangıç oldu. Demokratik dönüşüm dalgası aynı zamanda kurucu irade olarak rejimin değiştiricisi ve temelde yerleşmesi olacaktır.
Kuşkusuz Kürdistan’da, Ortadoğu’da yaşanılanları anlamak ve ileride ne olacağını şimdiden kestirmek için kahin olmaya gerek yoktur. Tek bir taş bile yerinden oynatıldığında, yaşanacak gelişmeler Kürtlerin yapısıyla bağlantılıdır. Tarihin canlı sürecinde Batı Kürdistan’da ulusal ittifakın tarihi sorumluluğun farkında olunması zorunluluktur ve var olma mecburiyetidir.
İdeolojik düşünce ve örgütlenme tarzı ne olursa olsun, politik birlik, eylem birliği, güç birliği ve mücadele birliği merkezinde “siyasal birlik” hattı tamamlanılmalıdır. Alanlar, demokratik özgürlük alanına dönüştürülmeli. Hatalarımız ve eksiklerimiz kabul edilerek, önümüze konulan “ulusal birlik” eksenli özgürlük direnişi lider ve öncülüğe evrilmeli. Kürdistan coğrafyası, Kerkük’le ısınırken, Serêkaniyê direnişi Kürtlerin ne denli yenilmez karakter yaşadığı görüldü ve çok yakından ilgi odağı haline geldi. Kerkük-Serêkaniyê-Efrin hattı tümüyle özgürlük hattı oldu. Buradan Kürtlerin sökülüp atılması bir yana, düşmanların diz çökeceği hat olacaktır. 1920 yılından bugüne kadar Kürdistan tarihi incelendiğinde, yenilgilerin tamamının “ulusal birlik”in gerçekleşmemesi yüzünden olduğu görülecektir. İç toplumsal dinamik bütünlüklü pratiğe yansıdığında, özellikle Serêkaniyê’de odaklaşan dayanışma ruhu, Kürtleri heyecanlandırdı, bağlılık arttı. Kahramanca savaşlar, tüm Ortadoğu’ya da gereken uyarı mesajını verdi. Dikkat edilirse, tarih boyunca Kürtler hiç saldırgan olmamıştır. Saldırıya uğradılar, kendini savunmaktan başka çareleri kalmadı. Roller değişmedi. Ancak Kürtler bu kez yerinde oturarak değil, toplumsal karşı koyuşla yenilmeyeceğini, Ortadoğu’da yarattığı Kürdistani cephesiyle ispat etmiştir.
Açlık grevlerine dayanışma ruhunu yükselten ulusal simgeli eylemlilik bilinci, Batı Kürdistan’a aktarılarak PKK, KDP, YNK ve tüm diğer örgüt ve partiler, gerçek aydınlar ve tüm bireyler “ulusal demokrasi” paydasını oluşturdu. Eylemlilik pratik yaşamın can damarıdır. Derme çatma çapulcu güruhlar, paralı köleler zinciri, Ostrovosky’nin deyimiyle çeliğe su veren Kürt özgürlük savaşçılarının karşısında darmadağın oldular. Bilinç-inanç-özgürlük üçgeni yeniden ortaya çıkan yeni toplumsal yapılarla inşa ediliyor.
Kürtler tüm yakın ilişki içinde oldukları halklarla barış içinde bir arada yaşamak için elinden geldiğince siyasi-demokratik anlayışla adaletli ve özgür yaşamalıdır. Hiçbir halkı Kürtler zıt görmediler. Bu yaklaşım, halkların bir arada yaşayabilmesi için yegane anlayıştır. Önümüzde halen belirsizliklerle dolu bir süreç var. Kendi içimizde barışık, tüm kardeş partilerle tam dayanışma içinde birliğimizi güçlendirirsek, tüm dünyaya ne kadar güçlü olduğumuzu gösterebiliriz. Tartışma-eleştirme yapıcı olmalı, zedeleyici, ayrıştırıcı tavırlardan kaçınmalıyız. Geçmişte bu tür çekişmelerden çok çektik.
Bunlar artık geride kaldı. Kendi geleceğimizi hep birlikte ulusal siyaset, ulusal haklar ve ulusal birlik ile inşa etmeliyiz. Unutulmaması gereken Kürtlerin birliğidir. Böyle davranırsak, kendi devletimize ulaşabiliriz. Kürdistan tüm alanlarda dayanışma ve desteğini esirgememiştir. Arap baharı diye bir şey yoktur! Kürdistan tüm parçalarında barışın aktörü ve merkezidir. Oysa hangi sömürgeci devletin barış istediğini gördünüz ki? Bu yüzden, Türkiye devleti tüm dünyada en ağır suçlarla itham ediliyor.
Hür Suriye Ordusu denilen şeyin lideri belirsiz, ittifak halinde değiller. Gruplar birbirini tanımıyor. Türkiye’den ciddi destek almalarına rağmen, Serêkaniyê’de bozguna uğradılar ve bölgeden çekilmek zorunda kaldılar. İşte bu yüzden, Serêkaniyê’de yaşayan Süryani, Arap, Ermeni, Aleviler ve tüm diğer devrimci güçler, örgütlü haldeki Kürtlerin safındadır. Birilerini başka ülkelerden getirip, riyal ve dolarlarla besliyorlar ama karşılarında çelik iradeli, o toprağın yerlisi özgürlük hattı var. Olup biteni zaten tüm dünya kamuoyu kendi gözleriyle gördü ve izledi.
Kürdistan’da Serêkaniyê’nin başkaldırışı